Kılıçdaroğlu’’nun adaylığının çok kolay olduğunu, bu nedenle şüphelerim bulunduğunu, yazmıştım.
Adaylığın, Baykal’’ın bilgisi dahilinde olup olmadığına emin olamamıştım.
Gelişen olaylar adaylığın Baykal’’a rağmen konulduğunu göstermektedir.
Dolayısı ile icazet yoktur, izin yoktur, kıvırma, çevirme evirme devirme yoktur. Artık bir liderden söz edebiliriz. Kılıçtaroğlu o sakin kişiliğinin altında bir liderlik sakladığını böylece öğrenmiş olduk.
Başarılı olur olmaz bu başka bir şey. Zaman onu da gösterecek bize. Ama bu kadar kurt politikacının arasından sıyrılıp çıkması, cesareti umut verici.
Görünür kadarıyla militan yapısı da yok. Yani toplumun bir tarafınca aşırı sevilip diğer tarafınca aşırı nefret edilen kişilik göstermemektedir.
Mesela Başbakan da bu yapı vardır.
Doğrusu Baykal’’ın durumuna üzüldüm. Kaset olayı kişisel bir sorumluluk. Bahsettiğim bu değil. Çok çabuk terk edilmesi nedeniyle, aslında partisinde bile sağlam bağ kuramadığı anlaşılmaktadır. İl Başkanları ki neredeyse tamamı, milletvekillerinin ezici çoğunluğu derhal saf değiştirdi. Açıkçası bu kişilere çokta kızamıyor insan. Bir umut bir rüzgar bir anda yön değiştirdi yolculara.
Kaderci değilim, fakat bazen insan olumsuzluklardan çıkan umuda adda bulamıyor. Bu da öyle bir şey galiba.
Umarım bu rüzgar halkın menfaatine olur.
Olmaması için bir neden de yok aslında. Buna karar verecek olan da halktır. Bir kesim tarafından şüpheyle karşılanabilirse de Alevi olması Kürt olması daha geniş bir kesimi kucaklamasına, yada daha geniş bir kesimin aynı amaçta toplanmasına sebep olabilir.
Bu amaç elbette ki halkın huzur ve refahıdır.