Özgür Özel 'grup toplantısı' kararını verdi!
Özgür Özel 'grup toplantısı' kararını verdi!
İçeriği Görüntüle

EGEDESONSÖZ- CHP İzmir İl Başkanlığı'nda yaşanan görev değişikliği ve il binasındaki gerginliğin ardından görevden alınan İl Başkanı Çağatay Güç'ten dikkat çeken açıklamalar geldi. Küfür ettiği yönündeki iddialara yanıt veren Güç, olay sırasında yalnızca "Çık git" dediğini belirterek, yaşanan sürecin parti örgütüne zarar verdiğini savundu. Güç ayrıca çalışmalarını kısa süre içinde yeni bir ofisten sürdüreceklerini duyurdu.

'5 BİN KİŞİYLE GELİRİZ'
Yaşanan sürece değinen Güç, “Dün akşam işte saat 10:30 gibi geldiler. 10:45 gibi geldiler. Dün saat 11'e çeyrek kala falan buradaydık. Orada kadınlar ve işte gençler vardı 15-20 kişi. Sonra çağrı yapınca biraz örgüt canlandı, toplandı. Toplanmaya başladık. Bir 150-200 kişi olunca aslında hani orada bir, yeni bir kavga gürültüsü olmaması açısından biz ne yapalım diye düşündük. "Binanın önünde durun, binanın içerisinde, duvarın içerisinde sıkışsınlar mı?" dedik. "Arkadaşlarımızla beraber, kadınlarımızla beraber, gençlerimizle beraber konvoy şeklinde içeriye yürüyelim" dedik. İçeriye, yani içeride aslında tabii ki durulamazdı ama "Yarın çağrı yapsak, yani desek ki arkadaşlar gelin, biz en azından burada kendimizi..." desek, 5 bin kişi geliriz. Ancak biz her gün o binayı savunmak ya da "Bugün gelecekler, yarın gelecekler" diyerek o butlancılarla, böyle sokak ağzıyla sürtüşme şeklinde bir durumun içerisine girilmesini, örgüt olarak bize süreç içerisinde zarar verdiğini düşünüyoruz. Çünkü süreç sadece butancılarla Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek temsilcileri arasında ufak tefek sürtüşmeler başladı. Sorular hep buna dönmeye başladı. Şimdi biz bu şekilde ilerlemesini istemiyoruz. Biz sokakta siyaset yapmak istiyoruz. Biz ilçelerde siyaset yapmak istiyoruz, köyde siyaset yapmak istiyoruz, çarşıda siyaset yapmak istiyoruz. Biz çiftçiyle görüşmek istiyoruz. Biz bir aydır bir binaya tıkılmış durumdayız. Biz binada "Aha bugün gelecekler, aha yarın gelecekler, bunlar ne yapacaklar, butlancılar Genel Merkez'de ne yapıyorlar?" Ya biz bunlarla uğraşmaktan ne yapacağımızla alakalı sürekli şey, illüzyona girdik. O yüzden biz artık o binayı... Hatta dün, bugün, yarın toplanalım, 5 bin kişiyle girelim alanı, sonra bir daha onlar işte gece yarısı ne idüğü, nereden geldiği belli olmayan insanlarla bir daha girsinler, arkadaşlar zarar görsünler istemiyoruz. Çünkü dün belli kritik durumlar oluştu, arkadaşlarımızın çekindiği durumlar oluştu. Gece yarısı polisin de korumadığı bir alan orası. Biz polisi çağırmamıza rağmen, polisler arkadaşların arkasından gelerek arkadaşları koruyarak götürdü. Biz o yüzden kendi il binamızda, sürecimizi, iletişim sürecimizi yönetebileceğimiz büyük bir, büyük bir ofis tuttuk. O ofisin tadilatını yapıp en kısa sürede oraya geçeceğiz. Muhtemelen 3-4 gün içerisinde ofise geçmiş oluruz. Genel Başkanımız Özgür Özel de İzmir'de bir program hazırladı. Bu programla beraber, bu programın içerisinde İzmir İl Örgütü'nü ziyaret edecektir. Seçilmiş il başkanı neredeyse, il binası orasıdır. Bizim bulunduğumuz il binasına kendisi gelip bizleri ziyaret edecektir. O gün de programımızı yapıyoruz, sizlere de tekrardan duyurusunu yapacağız” ifadelerini kullandı.

'ÇIK GİT' DEDİM
Küfür iddialarına yanıt veren Güç, “Orada çok küfür edilecek şey vardı. Ama biz nezaketli, üslubunu bilen, kadınlara şiddet uygulamayan, ahlaklı, vatansever insanlarız. Çünkü o insanların gözlerindeki o şiddet yanlısı halini biz gördük. O yüzden gençlerimiz ve kadınlarımız ricasıyla dedik ki; kadınlarımızı geri çekmeye çalışalım ama kadınlarımız, biliyorsunuz kadınlar daha, bizlerden çok daha cesaretlidir, yukarıya çok daha tepki göstermiştir. Tabii engelleyemediğimiz, zarar gören, birazcık, yaralanan arkadaşlarımız oldu darp raporu aldılar. Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ancak süreç içerisinde, o butlan temsilcisi kişi, gözü dönmüş bir şekilde üzerimize geliyordu. Oradaki videoları siz görmüşsünüzdür. Ya ben de "Çık git şuradan" dedim yani. "Çık git" dedim yani buradan. "Burası baba ocağı, git buradan" dedik. Arkadaş nasıl anladıysa da çok önemli değil, yani ben umursadığımdan değil, ama orada "Çık git" dedim baba ocağından. Belki aksiyonla farklı tepkiler de verilebilirdi ama biz gerekli tepkiyi zaten halkla beraber mücadele ederek vermeye devam edeceğiz” dedi.

‘GENEL MERKEZDE RUH YOK’
İl Başkanlığı görevine atanan Utku Gümrükçü’nün İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer’i ziyaret etmesinin sorulması üzerine Güç, "Hangi dışlanmışlar? Tunç Soyer'in avukatı bizim başkan vekilimiz. Kim dışlanmış yani? Yani dışlanmışsa beyefendiyle daha önceden yapmış olduğu böyle bir diyalog, onu sormak lazım. Yani il başkanı olunca gidince... şey oldu demiyorum. Biz, ben kaç defa gittim Tunç Soyer'in ziyaretlerine, hem eşini hem kızıyla beraber kaç defa diyalog kurdum. Bizim başkan vekilimiz onun kendisinin avukatı arkadaşlar, sözü takip eden kişi, başkan vekilimiz. Bizim partimizde dışlayıcı hiçbir şey yoktur ama butkancı tarzıyla AKP'ye aparatlık yapan insanlar toplumdan nasıl dışlandıklarını kendileri sahaya çıktığı zaman, sokağa çıktığı zaman göreceklerdir. Halk onları dışlamış durumdadır. Onların o binadan çıkma şansı yoktur. Genel merkezde şu anda ruh yok şu anda. Geçenlerde gittiğimiz zaman il başkanımız açıklama yaptığı zaman karşılayacak insan yoktu. Şimdi genç arkadaşlar onun önünden geçmişler, "insan yok" diyor. Ya orada bir ruh vardı ruh, o ruhu öldürdü yani. O ruhu biz geri kazanacağız o ruhu. Örgütümüzle beraber, halkımızla beraber o ruhu geri kazanacağız. Orada tepkisini sağlayarak, işte o sağa sola böyle sinirli sinirli bakarak, gözlerini pırtlatarak bakarak Cumhuriyet Halk Partisi'ni temsil etme şansları yok. Dün gençlik kollarından ve kadınlarımızdan böyle bir şey geldi. Dediler ki, "Arkadaşlarda kesici aletler var, ateşli silahlar var." diye uyarılar geldi. Ya biz de onlara, yani gözlerinde bir nefret de görüyor arkadaşlar bu insanlar ve iri yarı, yani nasıl insanlar olduklarını bilemediğimiz insanlar, bizim örgütte görmediğimiz insanlar. Hani görüp tanıdığımız insanlar olsa, "Ya abiciğim yapma." deriz, "Etme." deriz, konuşuruz. Orada Adnan Ağabey geldi bizim yönetimden, onunla konuştuk ama diğer arkadaşları tanımıyoruz arkadaşları. Dışarıdan belli gruplarla, nereden geldiği belli olmayan farklı farklı gruplar gelmiş. Burada kadınlarımız var, gençlerimiz var. Bu gençler bir küfür etse, bir şey olsa ne kullandıklarını bilmiyoruz ki insanların, tanımıyoruz çünkü. O yüzden biz orada daha sakin davranmaya, el kaldırmamaya, onlarla onlarla birebir diyaloğa girmemeye çalışarak süreci yürütmeye çalıştık" açıklamasını yaptı.

ORASI BİR SAVAŞ ALANI DEĞİL
Güç açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

Orası bir savaş alanı değil arkadaşlar. O alanıyla hiçbir önemi yok binanın, gerçekten hiçbir önemi yok. Gidip ben şu anda çağrı yapsam 5 bin kişiyi oraya giderim. Hiçbir şey değil, ne olacak, alsan ne olacak orayı ya? Ne fark edecek? Ben sokağa çıkamadıktan sonra, benim ben siyaset yapamadıktan sonra, ben gençlerin, kadınların haklarını savunamadıktan sonra butlancılarla mı şey yapacağız sürekli münakaşa içinde olacağız o zaman? Böyle bir şey yapmayacağız tabii ki. Ben kendim görmedim, arkadaşlarımız uyarı yaptığı ve o insanları tanımadığım için böyle bir endişe yarattılar. Zaten videolarda da görmüşsünüzdür yani burada hani sosyal medyada arkadaşlarımız paylaşmışlar yani vandalizm diye, vandallığı tanımı bellidir yani. Orada kırıp döken insanlara, zorla giren insanlara vandal derler. E şimdi vandalizm yapan insanları biz nasıl orada hani ne olacağını bilmediğimiz, gecenin yarısı gelen insanları tekin insanlar mı değiller mi bilemeden... O yüzden biz orada bu kelimenin kullanılmasının bir sebebi vardı ve nedeni vardı. O gözlerdeki o şeyi gördük yani, o vahşeti gördük. O yüzden biz dikkatli davrandık.

Gece vakti gelmelerinin sebebi ne? Gece vakti karanlıklarda farklı insanlar geziyor. Evet, evet. Şimdi biz orada bir gecenin 11'inde, gecenin 11'inde bir insan, insan topluluğu geliyorsa insanlar çekinir arkadaşlar bundan yani. Orada vandalizm yapan biz değildik ki yani. Orada biz ya gençlerle kadınlar vardı ya. Kadın, 10 tane kadın vardı orada, eze eze geçtiler ya. Ya il başkanı olarak atanan butlancı... Bizim konaktaki arkadaşımızın kolu kıpkırmızı oldu. Onu ittirerek giriyor içeriye. Gözleri dönmüş, gözünü görmüyor. Ya insan ben, yani kadını öyle gördüğümde ellerim birbirine bağlanır ya. Çekerek gidiyor, vurarak gidiyor. Böyle bir şey olabilir mi? Hırs arkadaşlar, çok tehlikelidir. Hırsın geleceği yoktur. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak, şu anda Türkiye'nin birinci partisi olarak tek hedefimiz iktidar olmak. Biz amacımız orada butlancılarla uğraşacak değiliz, hiçbir şeyi temsil etmiyorlar ki. Bir kere inançları yok, örgütsel bir aidiyetleri yok. Ya 3-5 tane koltuk sevdalısı kişi, hani 5 kişi olsun, 10 kişi olsun, geri kalanı da bilmediğimiz insanlar, ne olduğunu ne olduğunu bilmediğimiz insanlar. E ben şimdi orada tehlikeye atacak, arkadaşlarımı tehlikeye atacak hiçbir hareket yapmam zaten. Biz arkadaşlarımızı binaların, binanın içerisinde bırakıyoruz, orada yalnız yalnız şekilde bırakıyoruz. Kendileri orada oturabilirler, biz sokakta halkımızla beraber siyaset yapmaya devam edeceğiz.