Dilek ÇELİKTEN/ EGEDESONSÖZ- İzmir Tabip Odası Başkanı Uzman Dr. Yüce Ayhan, kanser hastalarının tedavi süreçlerinde kullanmak zorunda oldukları ilaçların SGK tarafından karşılanması gerektiğine dikkat çekti.
Egedesonsöz’e değerlendirmede bulunan Dr. Ayhan, zorlu tedavi süreciyle uğraşan hastaların sağlıklarına kavuşabilmesi için bilimsel kanıt düzeyi yüksek olan ve etkinliği net biçimde ortaya konmuş tedavilerin uygulaması gerektiğini vurguladı.
Bilimsel kanıt düzeyi belirleyici oluyor
Dr. Ayhan, “Kanser hastalarında kullanılan ve “akıllı ilaç” olarak tabir edilen tedaviler, aslında immünoterapi olarak adlandırılan ve nispeten yeni sayılan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçların bir kısmı SGK tarafından geri ödeme listesine bulunmaktadır. SGK, geri ödeme kapsamını belirlerken bilimsel kanıt düzeyi yüksek olan ve etkinliği net biçimde ortaya konmuş tedavileri dikkate almaktadır. Bununla birlikte, bilim dünyasının ve kamuoyunun SGK üzerindeki baskısı da etkili olmaktadır. Bilimin ve tıbbın gerekleri doğrultusunda, güçlü kanıtlarla bir tedavinin hastada iyileşme sağlayacağı açık biçimde ortaya konulduğunda, SGK'nın buna direnmesi biraz güç olmaktadır” ifadelerini kullandı.

Ekonomik değil bilimsel yaklaşım olmalı
İlaçların SGK tarafından geri ödeme listesine alınırken ekonomik gerekçeler önemsendiğini dile getiren Dr. Yüce Ayhan, “Bunun ötesinde ise henüz deneme ve araştırma aşamasında olan, yani insan kullanımına izin verilmiş olmakla birlikte etkinliği konusunda çalışmaların sürdüğü ve kanıtların toplanmaya devam ettiği bazı immünoterapi ilaçları bulunmaktadır. Farklı kanser türleri için geliştirilen bu tedaviler, çoğu zaman ekonomik gerekçeler nedeniyle SGK tarafından geri ödeme kapsamına alınmamaktadır. Ancak burada temel yaklaşımın yalnızca ekonomik kaygılarla belirlenmemesi gerekir. Esas olan, bilimin ve tıbbın ortaya koyduğu gereklilikler olmalıdır. Eğer bir tedavi, belirli bir kanser türünde uygulanabilir olarak kabul ediliyorsa ve bilimsel ile tıbbi kamuoyunca bu tedavi için endikasyon belirlenmişse, o durumda söz konusu tedavinin SGK tarafından da karşılanması beklenir” dedi.
Uzun soluklu bir tıbbi süreç gerekiyor
Tedavi protokollerinin uzun sürdüğünü belirten Dr. Ayhan, “Her tedavi mutlaka kalıcı olarak protokollere girmeyebilir. Ancak bu tür bilimsel çalışmalar, araştırmalar ve deneyimler yapılmadan da yeni tedavi protokollerinin oluşturulması mümkün değildir. Elimizde güvenilir verilerin oluşabilmesi için ilaçların kullanılması, hastaların ve hastalık süreçlerinin uzun süre takip edilmesi gerekir. Bir ilacın kalıcı ve kesin biçimde tedavi protokollerine girebilmesi için uzun soluklu bir tıbbi sürecin tamamlanması gerekir. Bu süreçte elde edilen veriler, ilacın ne kadar etkili olduğu, hangi yan etkileri bulunduğu ve hangi durumlarda yetersiz kaldığını ortaya koyar. Bu nedenle söz konusu çalışmalar rastgele ya da bilimsel temelden uzak deneyimler değil, tıbbi araştırma ve deneyim süreçleridir. Belirli protokoller çerçevesinde yapılan deneyimler arttıkça ve elde edilen veriler bilimsel kanıta dönüştükçe, söz konusu tedaviler kalıcı tedavi protokollerine girebilmektedir. Ancak bugün için bir hastaya hekimleri tarafından immünoterapi kapsamında bir “akıllı ilaç” kullanmasının uygun olduğuna dair değerlendirme yapılmışsa, bunun zaten belirli bilimsel ve tıbbi gerekler doğrultusunda verildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle, kanser hastaları için uygun görülen bu tür tedavilerin yalnızca ekonomik kaygılarla değil, bilimsel ve tıbbi gereklilikler dikkate alınarak SGK tarafından karşılanması gerekir” açıklamasını yaptı.




