EGEDESONSÖZ – Anayasa Mahkemesi (AYM), Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan motorlu bisikletlere ilişkin hukuki sorumluluk düzenlemesinin iptali istemini reddetti. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yaptığı başvuruyu değerlendiren yüksek mahkeme, söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti.
BAŞVURU, TRAFİK KAZASI SONRASI YAPILAN DAVA KAPSAMINDA GELDİ
Başvuru, motorlu bisikletin karıştığı bir trafik kazası sonrası açılan tazminat davası kapsamında yapıldı. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, Karayolları Trafik Kanunu’nun 103. maddesinde yer alan “motorlu bisiklet” ibaresinin, motorlu araçlara ilişkin bazı özel sorumluluk hükümlerinin dışında bırakılması nedeniyle Anayasa’ya aykırı olabileceği kanaatine vardı.
Mahkeme, özellikle motorlu bisikletlerin karıştığı kazalarda işletenin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalabildiğini, bu nedenle zarar gören kişilerin diğer motorlu araç kazalarına kıyasla daha sınırlı hukuki korumaya sahip olabileceğini belirtti. Başvuruda, bu durumun mülkiyet hakkı, yaşam hakkı ve sosyal hukuk devleti ilkesiyle çelişebileceği ileri sürüldü.
AYM: SORUMLULUK TAMAMEN ORTADAN KALKMIYOR
Anayasa Mahkemesi ise kararında motorlu bisikletlerin neden olduğu kazalarda sorumluluğun tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekti. Yüksek Mahkeme, bu araçların sebep olduğu zararların Türk Borçlar Kanunu başta olmak üzere genel hukuk hükümleri kapsamında tazmin edilebileceğini vurguladı.
Kararda, bir motorlu bisikletin bir kişi veya işletme tarafından kullanılması halinde, işletenin veya sürücünün kusuruna bağlı olarak hukuki sorumluluğunun doğabileceği belirtildi. Bu nedenle zarar görenlerin hak arama yollarının kapalı olmadığı ve mevcut hukuk sistemi içinde zararların giderilmesine yönelik yeterli güvencelerin bulunduğu ifade edildi.
SİGORTA ZORUNLULUĞU KAPSAMI TARTIŞILDI
AYM’nin değerlendirmesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortasının daha çok motorlu araçların işletilmesinden doğan yüksek risklere karşı öngörüldüğü, motorlu bisikletlerin ise kanun koyucu tarafından farklı bir kategoride düzenlendiği belirtildi. Bu kapsamda, motorlu bisikletlerin karıştığı kazalarda sorumluluğun tamamen ortadan kalkmadığı, genel hükümler çerçevesinde tazmin sorumluluğunun uygulanabileceği kaydedildi.
Mahkeme ayrıca, işletenin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin motorlu bisikletler için tamamen geçersiz olmadığına, belirli durumlarda işletenin sorumluluğunun yine gündeme gelebileceğine işaret etti.
ANAYASA’YA AYKIRILIK BULUNMADI, İTİRAZ REDDEDİLDİ
Yüksek Mahkeme, yaptığı değerlendirme sonucunda söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın devletin temel görevlerine ilişkin 5. maddesi ile yaşam hakkını düzenleyen 17. maddesine ve mülkiyet hakkını güvence altına alan 35. maddesine aykırı olmadığına hükmetti.
Bu kapsamda İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yaptığı itiraz oybirliğiyle reddedildi. Kararla birlikte motorlu bisikletlere ilişkin mevcut hukuki sorumluluk düzenlemesi yürürlükte kalmaya devam edecek.
YENİ NESİL ARAÇLAR AÇISINDAN EMSAL NİTELİĞİNDE
Karar, son yıllarda kullanım oranı hızla artan elektrikli scooter, düşük güçlü elektrikli bisiklet ve benzeri bireysel ulaşım araçları açısından da önem taşıyor. Bu araçların karıştığı kazalarda sorumluluğun hangi hukuki çerçevede değerlendirileceği konusu uygulamada sık sık tartışma konusu olurken, AYM’nin kararı mevcut sistemin Anayasa’ya uygun olduğunu ortaya koymuş oldu.





