Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- Aliağa’da son günlerde yeniden gündeme gelen deniz kirliliği gözleri bölgede bulunan sanayi kuruluşlarına ve gemi söküm tesisine çevirdi.
Geçmişte Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şube Başkanlığı görevinde bulunan ve EGEÇEP’te gemi söküm süreciyle ilgili sözcülük yapan Ertuğrul Barka, Aliağa’da görülen deniz kirliliğinin yol açtığı sorunlarla ilgili Egedesonsöz’e konuştu.
Barka, Aliağa Gemi Söküm Tesisi’nde yapılan sökümler esnasında zehirli maddelerin denize karıştığını ve bu sebeple de deniz canlılarının evrim geçirdiğini öne sürdü.

“HİÇBİRİ ARITMA TESİSİNİ ÇALIŞTIRMAZ”
Sanayi bölgesindeki kuruluşların arıtmalarını çalıştırmadıklarını ileri süren Barka, “Aliağa’da, sanayi kuruluşları, rafineri, petrokimya tesisleri var. Oradaki tesislerde atık su artıma tesisleri var. Ama onların hiçbiri çalışmaz, mümkün değil çalıştırmazlar, Aliağa'da bulunan tüm sanayi tesisleri denizi kirletiyor” dedi.
GEMİ SÖKÜM TESİSİNDE PİSLİKLER DENİZE ATILIYOR
Gemi söküm tesisindeki sürece değinen Barka, “Burada gemi sökülürken en vahşi gemi söküm yöntemi yapılıyor. Gemi uzaktan hızla geliyor ve karaya oturtuluyor. Baştan kese kese gemiyi söküyorlar. Geminin ne kadar ağır yağı varsa onlar olduğu gibi denize bırakılıyor. Bunlarla ilgili en ufak bir önlemleri yok” dedi.
“DİŞİ YILAN BALIKLARI, ERKEKSİ ÖZELLİKLER GÖSTERİYOR”
Gemi söküm tesisinin deniz kirliliğine ve canlı yaşamına olan etkilerini anlatan Ertuğrul Barka şunları söyledi:
“Gemilerin suya batan kısımları, kırmızı boyalı olan karinası denilen kısım, deniz canlıları oraya yapışmasın diye tribütinlerle, organatinlerle, zehirli boyalarla boyanır. Bunu kestiğiniz zaman bütün bu organatinler, tribütinler denize giriyor, deniz suyuna karışıyor. Deniz suyuna karışmasının etkileri de çok büyük. Örneğin dişi yılan balıkları erkeksi özellikler gösteriyor, midye kabukları deforme oluyor, eğri büğrü oluyor. Besin zinciri yoluyla bu, insanlara geçiyor. Orada gemi sökümde denetim olmadığı için, öyle bir niyet de olmadığı için, ithal edilmiş olan o gemilerin içlerine tıkıştırılmış, bildiğimiz, bilmediğimiz bir sürü tehlikeli atık var. Avrupa'dan gelen o gemiler burada sökülürken, tıkıştırılmış olan o tehlikeli atıklar denize saçılıyor. Denizde kurşun bileşikleri, cıva bileşiklerine rastlanıyor”
“ALİAĞA, İNANILMAZ KİRLİLİK YÜKÜ ALTINDA”
Aliağa’nın büyük bir kirlilik yükü altında olduğunu ifade eden Barka, sözlerini şöyle tamamladı:
“Aliağa, inanılmaz kirlilik yükü altında, sadece denizde değil. Havada, toprakta, suda da bu kirlilik gözle görünüyor“




