Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Bahar aylarının gelmesiyle beraber bahar ritüelleri gerçekleştiriliyor. Çiçeklerin açtığı bu dönemde Bulgaristan geleneği olan marteniçka ipleri bileklere takıldı. 1 Mart itibariyle başlayan geleneğe göre; bileklik takılırken bir dilek tutulur ve kırlangıç veya leylek görene kadar bileklerde taşınır.
‘KIRLANGIÇLAR ŞEHİR İÇİNDE GÖRÜLEBİLİR’
Akıllarda ise İzmir’de kırlangıç ve leyleklerin nerede görülebileceği oldu. Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, akıllardaki bu soruya yanıt verdi. Arslan, kırlangıçların kent içinde de görülebileceğini belirterek, “Leylek ve kırlangıçların her ikisi de göçmen tür. Bu canlıların göç dönemleri başladı. Türkiye üzerinden de yoğun bir şekilde geçiş yapıyorlar. Bazı bireyler Türkiye’de kalacak bazı bireyler ise Avrupa’ya doğru devam edecek. Bu sırada İzmir’de kırlangıçlar şehrin hemen hemen her yerinden görülebilir. Kırlangıçlar daha çok şehirlerde, kırsal alanlarda, insanlarla etkileşim halinde yaşayan canlılar. Devamlı gökyüzüne baktıklarında görebilirler. İçinde bulunduğumuz dönemde de kırlangıçları görmek mümkün” dedi.

LEYLEKLER İÇİN ROTA: GEDİZ DELTASI
Marteniçkanın bileklerden çıkarılması için görülmesi için diğer kuş türü olan leyleklerin ise Gediz Deltası’nda görülebileceğini belirten Arslan, “Leylekler yine benzer şekilde geçiş yapan türlerden ama leylekler İzmir’de Gediz Deltası ve çevresindeki bazı yuvalama noktalarına ulaştı. Buralarda leylekleri beslenirken, yuva ve beslenme arasında hareket ederken görebilirler. Gediz Deltası ve çevresindeki köylerde, tarım alanlarında leylekler görülebilir” diye konuştu.
‘KUŞLARIN YAŞAM ALANLARINDA SESSİZ OLUNMASI GEREKİR’
Göçmen kuşlar gözlemlenirken en önemli konulardan biri de kuşları ürkütmemek ve bu kuşları yaşam alanları içinde rahatsız etmemek gerekiyor. Gözlem alanları içerisinde kuşları ürkütmemek adına dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Arslan, “Bu oldukça önemli bir konu. Özellikle kuşların ve canlıların yaşam alanlarına girdiğinizde orada oldukça sessiz olmak gerekiyor. Deltalarda ve kuş gözlem alanlarında insanlar için ayrılan yürüyüş rotaları mevcut. Bu alanlarda hareket etmek, bu alanların dışında erişim imkanı dahi olsa geçmemek gerekiyor. Bu alanlarda göç sırasında mola verenler ya da belli alanlarda durup göçüne devam edecekler, üreyenler olabilir. Belli çizilen sınırların dışındaki alanlara girilmemesi gerekiyor. Bu alanlarda olabildiğince dikkatlice gezilmesi, olabildiğince sessiz olunması, araçla geçişlerin oldukça azaltılması gerekiyor. Şehir içindeki herhangi bir alanda kuş gözlemi yapmıyorsanız, sulak alanlarda ve orman alanlarında gözlem gerçekleştiriyorsunuz oradaki canlıların hareketliliğini sınırlandırmayacak şekilde hareket etmek gerekir” uyarılarında bulundu.
‘BU TARZ KONULARIN POPÜLERLEŞMESİ FARKINDALIĞI ARTTIRIYOR’
Marteniçka’nın ülkede popüler olmasıyla beraber göçmen kuşlara olan ilgiye değinen Arslan, son olarak şunları söyledi:
Marteniçka her geçen gün yaygınlaşıp popüler oluyor. Baharın gelişini simgeleyen ve kutlanan bir kültürel gelenek halinde yayılıyor. Göçmen kuşlar üzerinden bir kurgu yapılıyor ve özellikle kırlangıç ve leylekler gibi kuşların görüldüğü ilk ana dair bir durum. O yüzden insanların muhteşem doğa olayı olan göçe olan ilgisini arttırdı. Bu tarz sosyal ve kültürel konular canlıların yararına olan bir durum. Ne kadar ilgi artarsa bu türlerle ilgili bilgi sahibi insan daha fazla oluyor. Canlıların karşı karşıya kaldığı tehditler ve çözüm önerileri hakkında daha fazla bilgi sahibi ve duyarlılık oluşmuş oluyor. Bu tarz kültürel konular oldukça önemli ve kıymetli. Farkındalığı arttırdığını düşünüyoruz.




