EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV programında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları değerlendirdi.

Programda yerel seçime 3 yıl kalmasına karşın AK Parti ve CHP cenahında yaşanan aday hareketliliği ele alındı.

Araştırmacı Ümit Yaldız, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın son günlerde yerel yönetimi eleştiren açıklamalar yapmasının büyükşehir adaylığı olarak yorumlanabileceğini değerlendirirken, Gazeteci Fatih Yapar, Silivri’de tutuklu bulunan, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski genel sekreteri Buğra Gökce’nin düzenlenen kitap tanıtım etkinliğine gönderdiği mektubun adaylık meselesi yönünden yorumlamalara neden olduğunu aktardı.

Yaldız YaparCHP MİLLETVEKİLLERİ BİLE CHP’Lİ YEREL YÖNETİMİN SU MESELESİNİ ÇÖZEMEDİĞİNİ ANLATIYOR
Yaldız yaptığı değerlendirmede, “Tuncay Özkan geçtiğimiz günlerde İzmir’de su yönetiminin yönetilemediğinden ve Alsancak’ta su kaynaklarının olduğundan bahsetmiş. Özkan’ın yalancısıyım. CHP milletvekilleri bile CHP’li yerel yönetimin su meselesini çözemediğini anlatıyor ki ben bunun farkındayım, rezervler var ve ben burayı kullanmak istiyorum diyebiliyor. Tuncay Özkan, ‘su problemi çözülemiyor. İzmirli yılda 75 saatini trafikte geçiriyor’ diyor. İzmir, trafikte geçirilen süre bakımından dünyada ilk 20’ye girmiş durumda… Trafik yoğunluğu ve trafikte geçirilen süre bakımında İzmir sıçrama yapmış ve ilk 20’ye girmiş. 5-6 sene önce böyle bir şey deseler 'hadi oradan' derdim. Bu şehirde 7/24 trafik var her yerde. İki damla yağmur düşerse geçmiş olsun. Trafik problemi, milli ekonomi, kirlilik adına ne derseniz deyin, İzmirlinin yaşam memnuniyeti orantısız olarak düşüyor. İnsanlar bu şehirde yaşamaktan keyif alamamaya başladı. 10-15 yıl önce 'İstanbul’a gelmeyin' derlerdi, aynı şeyi İzmirliler olarak söylüyoruz. Alt yapı sorunları var, suyumuz kesiliyor Ocak ayında… Özkan’ın su ve trafik konusu üzerinden yaptığı açıklamalara baktığımızda kendisi potansiyel büyükşehir adaylarından biridir” dedi.

Chp Milletvekili Ozkan Hakkinda Cumhurbaskanina Hakaret Sorusturmasi

BELEDİYE SEÇİMİNE DAHA 3 YIL VARKEN BİRİLERİ ÇIKIP BAŞKAN ADAYLIĞI İÇİN KONUŞULUYOR
Gazeteci Yapar ise, “Alsancak’ta su kaynakları olabilir. Halkapınar’da su kaynağı var. Agora’ya gitsen Kadifekale’den gelen su akıyor orada. Şehrin birçok noktasındaki inşaat faaliyetlerinden su çıkıyor. Özkan’ın dediği doğru ama bu kaynak suyu mu, deniz suyu mu, bunu anlatması lazım. Büyükşehir Belediye başkan adaylığı ısınmış durumda, dikkat çekici bir durum. Belediye seçimine daha 3 yıl varken birileri çıkıp başkan adaylığı için konuşuluyor” şeklinde konuştu.

MHP'li Yıldız: SDG'ye mutabakata uyması için verilen süre doldu
MHP'li Yıldız: SDG'ye mutabakata uyması için verilen süre doldu
İçeriği Görüntüle

GÖKCE’NİN AÇIKLAMALARI UZUN VE GENİŞ ANLAMLARA ÇEKİLEBİLİR
Yapar şunları söyledi:

“Silivri’de tutuklu bulunan Buğra Gökce için geçtiğimiz cumartesi günü kitap imza etkinliği vardı. Ankara milletvekili Umut Akdoğan öncülüğünde etkinlik düzenlendi. Ali Mahir Başarır ve İzmir milletvekilleri kitapları imzaladı. Gökce etkinliğe mektup gönderdi. Mektupta İzmir’in sokaklarında hatıralarının olduğunu, İzmir’de izinin ve eserlerinin olduğunu anlatıyor. Bu hikaye bitmedi, elbet bir gün bu hikayeyi yazacağız diyor. Uzun ve geniş anlamlara çekilebilecek değerlendirmeler var mektubunda”

GÖKCE’NİN BU KENTTE KARŞILIĞI YOK DEMEMEK İÇİN BİRAZ FAZLA SAF OLMAK GEREKİR
Araştırmacı Ümit Yaldız ise, “Buğra Gökce için bir an önce adalet yerini bulmasını ve kendisinin serbest kalsın isterim. Gökce, büyükşehire aday adayı oldu, geniş katılımlı toplantılar yaptı. Gökce, İzmir’e bürokrat olarak geldi. Kocaoğlu döneminde Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı iken İzmir’e gelmiş ve çok hızlı biçimde terfi ettirilerek genel sekreterlik koltuğuna oturmuş bir isim. İzmir bürokrasisinin teamüllerinin aksine hızla bu göreve geldi. Kocaoğlu’nun aday değilim açıklaması sonrası Gökce’nin Kocaoğlu sonrası için adaylık için çabaladığını biliyoruz. Soyer’in belediye başkanı seçildiği dönemde bu oldu. Kendisi 1-2 yıllık memurdu ve ithal adaylık konusu tartışılırdı. Soyer’le 2 yıl çalışıp İstanbul’da genel sekreter yardımcılığı yaptığı sırada, İmamoğlu’nun belediye başkanları tercihinde etkili olduğu bir dönemde Gökce, İmamoğlu’nun adayı olarak İzmir’e resmi başvuru yaptı, öyle lanse edildi. Yarım kalmış hikayesi var. O günkü koşullarda İzmir’in kaderinin İmamoğlu’ndan ziyade Özel’e bırakıldığı bir süreç oldu. Tugay’ın adaylığını da hep Özel’e yazıyoruz ama İmamoğlu’nun da Tugay’ın adaylığının mutfağında olduğunu biliyoruz. İmamoğlu’nun iki adayı vardı, Gökce ve Tugay. Özel, ağırlığını Tugay’dan yana koyunca İmamoğlu, Özel’e onay verdi. Gökce, başka bir noktada devam etti. 19 Mart’tan bu yana kendisi Silivri Cezaevi’nde, oradan sesleniyor, kendince politik konumlanmasını da arttırdı. İmza etkinliğine dışarıdan çok sayıda ünlü, gazeteci geldi. Bu kararlılığı İzmirlilerle beraber atlatacağız, bu hikaye yarım kalmadı mesajlarının altında elbette büyükşehir adaylığı okunuyor. Kıbrıs Şehitleri’ndeki imza gününün katılım bakımından zengin olması için çok zengin PR çalışmalarının yapıldığını görüyoruz. Bir Silivri mağduriyeti şemsiyesi var. Gökce’nin bu kentte karşılığı yok dememek için biraz fazla saf olmak gerekir. Nasıl Özkan’ın su ve trafik konusu üzerinden yaptığı açıklamaları potansiyel büyükşehir adaylığı olarak görüyorsak buradan benzeri bir değerlendirme yapabiliriz Buğra için. 3 yıl önceden erken değil mi?” şeklinde konuştu.

İMAMOĞLU’NUN CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI KONUSU SEKTEYE UĞRARSA GÖKCE İÇİN YENİ BİR İZMİR MACERASI YAŞANABİLİR
Yapar ise “Bulunduğu pozisyon kendisi için bir fırsat. Yarın cezaevinden çıksa veya ilk duruşmada tahliye olsa yeniden birçok şey ele alınır. Her dönem her an fırsattır. Gökce’yi yakından tanıyanlar her anı fırsata çevirebilecek bir yapısının olduğunu bilirler. Uzun bir mesajdı, adaylardan biridir diyelim” dedi.

Ümit Yaldız yaptığı değerlendirmede “Kendisini tanıdığım kadarıyla ilişki ve PR oluşturma konusunda İzmir’de eline kimse su dökemez. Buğra Gökce, İmamoğlu’nun başına hukuksal bir hal gelmezse bence daha büyük hedefleri var. İzmir Büyükşehir hedef olmaktan çıkabilir. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı konusu sekteye uğrarsa Gökce için yeni bir İzmir macerası yaşanabilir” ifadelerini kullandı.

Mahmut Atilla Kaya-3

MAHMUT ATİLLA KAYA GÖZÜNÜ BÜYÜKŞEHİR ADAYLIĞINA ŞİMDİDEN DİKMİŞ GÖRÜNÜYOR
Adaylık konusunda AK Parti cenahında da bir hareketlilik olduğunu kaydeden Yaldız, “AK Parti tarafı boş değil. Orada da hareketlilik var. Ben Atilla Kaya’yı son dönemdir izliyorum. Youtube hesabı açtı, yüksek çözünürlüklü videoları ile yüksek çözünürlüklü mesajlar veriyor. Gerek çekimler gerek mesajlar konusunda. Kaya gözünü büyükşehir adaylığına şimdiden dikmiş görünüyor. Büyükşehir adaylığı olmazsa Karabağlar, Buca ölçeğine gerileyebiliyor” dedi.

Gazeteci Yapar ise, "Genç profil çiziyor, karşılıklı diyalogları olan videolar yayınlıyor. Normal hayattaki Atilla Kaya takım elbise giyer. Kravatlıdır. Burada daha spor giyinmiş, gençlere, kadınlara mesaj var. Mesaj dışında bir imaj çalışması var. Geçmişte de büyükşehir ve metropol ilçelerde adaylık konuları konuşuldu. İsmi değerlendirildi. İlknur Denizli ile Ceyda Bölünmez Çankırı’nın Konak adaylığı da oldu” şeklinde konuştu.

66D84F114F047B606A6787D7

ÇANKIRI, TUGAY’A ETKİLİ MUHALEFET YAPIYOR… KAYA, İZMİR SATHINA AÇILDI!
Ümit Yaldız, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı için de bir parantez açarak “Ceyda Hanım da hareketli ve büyükşehir adaylığı için başvurursa şaşırmam. Üçüncü dönem kuralı gibi siyasette AK Parti’nin çoğu zaman uyguladığı bazen esnettiği bir uygulama var. Yeniden milletvekili adaylığı başvurusu yapamayacaklarını tahmin ediyor. Ya Ankara bürokrasisinde görev bekleyecekler ya da İzmir yerel yönetiminde görev bekleyecekler. İzmir’de de yerel yönetimlerde iyi bir performans göstermeleri halinde seçim kazanamasalar da Ankara bürokrasisi kendilerini bir yere taşıyabiliyor. Binali Yıldırım somut örnek, Hamza Dağ, 2024’te başarılı bir seçim süreci yönetti. AK Parti büyük oy kayıpları yaşarken İzmir’de oyunu korudu. 1 milyon oy aldı. Yerel seçimdeki çalışmaları akılda kalan bir kampanyaydı. Aldığı sonuç bakımından yerel seçim sürecinde AK Parti’nin o zamanki performansında Hamza Dağ başarılı idi. Kendisini henüz ödüllendirmedi sayın cumhurbaşkanı. Bundan sonra beklenti olabilir. İki ismi de –Kaya ve Çankırı- izliyorum. Ceyda Bölünmez Çankırı’nın Tugay’a sert bir muhalefeti var. Belediye yönetmeliğini kargo ile büyükşehire gönderdi. Bunlar önemli işler. Polemik yerine iş üretin mesajı verdi. Konak adaylığını deneyimledi, eğer bir kadın aday portresi ile yola çıkılmak istenirse değerlendirilir. Ama Atilla Kaya, bence sahada tutarlı bir dille, yüksek çözünürlüklü videolarla, giyim kuşağındaki farklılıkla sahaya indi. Önemli konularda detaylı analizler yapıyor. Onun açıklamaları üzerinden hem büyükşehir hem CHP cephesinden tatmin edici yanıtlar gelmiyor. Büyükşehir adaylığını nereden çıkardın dersen? Atilla Kaya 1. Bölge milletvekili. Bir kez Bornova Belediye Başkanı ile karşılık bir tartışması oldu. Çok sürmedi. Onun dışında Kaya hep kendi bölgesindeki sorunları gündemine almıştır. Kaya, İnciraltı mağdurları, Balçova Arsa Mağdurları, Buca Cezaevi gibi konularda hep vardı. Atilla Kaya artık Karşıyaka’daki opera binası ile ilgili konuşuyor, Harmandalı Çöplüğü ile ilgileniyorsa ölçeğini genişletmiş demektir” değerlendirmesini yaptı.

Gazeteci Yapar’ın “Kaya, artık hattı müdafaadan sathı müdafaaya geçti” demesi üzerine Yaldız, “O satıhta bütün İzmir gibi görünüyor. Yolu açık olsun. Torbalı’da başlayarak ilmek ilmek basamak basamak yükselen bir profil. AK Parti, Denizli’den aday bulup getirdi, adam yok diyorlardı. Adayların her zaman bu kentin kendi vitrininden bir ismin belirlenmesini önermişimdir, doğru bulmuşumdur. Son videosu Alsancak’taki sarı kazık konusu idi. Biz de gündeme getirmiştik. Kamu alanlarının birilerine özel mülk haline getirip kiraya verilmesi, otopark sorununu çözemeyen bir zihni sinir projeydi. Bilahare onu da gündeme getirdiği için teşekkür ediyorum” dedi.

İZMİR’DE SİYASİ BİR BOŞLUK VAR, ANKARA’DAN SİNYAL DE ALINMIŞ OLABİLİR
Gazeteci Yapar, seçime uzun bir süre olmasına rağmen adaylık çalışmalarının başlanmasına ilişkin olarak “Kaya ve Çankırı çalışıyor. Tuncay Özkan kendi partisini eleştiriyor. Gökce potansiyel aday dedik. Daha 3 yıl var, bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü? Haydi muhalefet muhalefetliğini yapıyor. Büyükşehir adaylarının ön plana çıkması neden erken oldu?” sorusuna Yaldız: Siyaset boşluk kaldırmaz. Onlar İzmir siyasetinde bir boşluk görüyorlar demek ki. Bu boşluk siyasi bir boşluk. Elbette bu kenti yönetenler var, siyasetçiler var. İl başkanı var. Koltuklar dolu. Demek ki Ankara’dan erken bir sinyal aldılar ki sahaya indiler. Erken giden yol alır misali. Özkan, siyaseten pasif durumdaydı. Ancak Özkan gibi profiller boş durmaz. Özkan’ın birkaç dönem önce adaylığı konuşulsaydı Gökce için de denildiği gibi “Özkan ithal aday” diye bağırırdım. Ama Tuncay Özkan kaç dönemdir İzmir’de siyaset yapıyor, İzmir’den evli ve artık bu kentle güçlü bağlar var. İthal konumdan yerli konuma geçti. Kim ne derse desin Özkan ile İzmir seçmeni arasında ulusalcılık köprüsünden güçlü bir bağ vardır. Cumhuriyet mitingleri ile başlayan, biz kaç kişiyiz ekibi üzerinden gelen bir etki alanı var. Yeniden kendini güncelleyip sorunlara odaklanırsa karşılığını alabilir. İzmir seçmeninde bir karşılığı var. Ergenekon mağduru kendisi. Belli bir seçmen kitlesi kendini tanıyor, kentle bağı güçlü. İzmir’de belli damarlar var. Balkan-Rumeli damarı çalışır. Eşi Boşnak. Merhum Murat Taşer, İzmir siyasetinin erken kaybıdır, kendisi MHP’nin 2014 büyükşehir adayıdır. MHP’lidir. Özfatura döneminde İZELMAN genel müdürü idi. Taşer, Kılıçdaroğlu’na bir heyetle gitmişti. Tuncay Özkan aday olursa onu destekleyeceklerine dair beyanda bulundu. O da Boşnak çünkü. Başka bağlar var. Biri milliyetçi, biri ulusalcı. Boş bir aday değil” şeklinde konuştu.

ADAYLIK BOŞLUKTAN MI ÇIKIYOR YOKSA 2 YILLIK VERİLEN YEREL YÖNETİM SINAVINDAN MI?

Gazeteci Yapar ise şunları söyledi:

“Sadece adaylık boşluktan mı çıkıyor yoksa 2 yıllık verilen yerel yönetim sınavından mı? Özel’in o günkü atadığı, tercih ettiği büyükşehir başkanı ile ilgili bugünkü kanaatini sürdürmemesi gibi mevzuları bence insanlar parti durumunu da değerlendiriyor. Sadece alt yapı, trafik, körfez problemi var demek başka bir şey… Yerel yöneticiler bizim SGK, vergi borçlarımız var, kesintiler var yönünde açıklamaları var. Büyükşehir belediye başkanı 'ben enkaz aldım, işçilerin maaşları nedeniyle sorunlar yaşıyoruz' diyor. Kendini savunuyor. Özkan, kendi genel başkanının, kendi parti yönetiminin büyükşehir iradesi ile arasındaki diyalogların bozulmasını anlatamaz. Ama aday olanlar buraları da takip ediyorlar bence”

TUNCAY ÖZKAN’IN 1 DÖNEM ÖNCE GÖREVE GETİRDİĞİ BAŞKANLARIN HEPSİ BAŞARISIZDI
Ümit Yaldız yaptığı değerlendirmede “17-18 yıldır araştırma sektöründeyim. Bu veriler herkeste var artık. Büyükşehir’in performansı, gidişatı nedir, ilçelerdeki durumlar nedir üç aşağı beş yukarı izliyordur. Ankara’dan sinyal gelmezse bu kadar hızlı sahaya inemezler. Bir belediye başkanı güçlü ise ya bir ya iki stratejik aday çıkar, o da son düzlükte çıkar… Kocaoğlu 2014’e, 2019’a giderken karşısında kimler vardı? Hakan Tartan vardı. Onlar da son 3-5 ayda çıkabildiler. Aday gösterilmeyince de DSP’ye geçtiler. Aday değilim dediğinde, parti içinde yanlış kulvarda kaldığında, İnce ile imza kampanyasına başlayıp CHP’deki parti içi kazan kaldırma operasyonunda başarısız olunca en az 20 aday çıktı. Resmi, gayri resmi. Bu böyledir. 3 yıl önceden büyükşehir koltuğuna göz koymuşsa ya Ankara birilerine fısıldıyordur ya da boşluk görüyordur. CHP milletvekili olarak CHP’li yerel yönetimleri topa tutan Özkan’ın ne demek istediğini algılayamayacak mıyız? Ben daha iyi yönetirim diyor. Onun da referansı kötü. 1 dönem önce göreve getirdiği başkanların hepsi başarısızdı. Tugay’ın bütün bu gerçeklerle yüzleşmesi gerekiyor. İçeriden dışarıdan niyetini saklayan ama bu sefer olur diyen oda başkanları pek çok yerden büyükşehir ile ilgili bereketli bir adaylık dönemi geçireceğiz gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.