Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Türkiye’de uzun bir dönemin ‘hobi’ ve ‘giyim’ malzemelerinin başında gelen örgü iplerine eskisi kadar rağbet yok. Annelerin çocuklarına ve hatta torunlarına nesiller boyunca aktardığı ev örgüsü giyimin yerini hazır tekstil ürünleri aldı. Eskiden birçok yaş kitlesine hitap eden örgü ‘hobisi’ şimdilerde sadece belli bir yaşın üzerine hitap eder durumda.
‘ESKİDEN EV HANIMLARI ÇOKTU, ŞİMDİ İŞ KADINLARI ARTTI’
İzmir Tuhafiye Manifatura ve Benzerleri Esnaf Odası Başkanı Kemal Ateş, örgü iplerine olan talebin azlığını, “Artık örgü ören kalmadı her şey hazıra geçtiği alan da yok. Eskiden ev hanımı çoktu, örgü örerlerdi. Şimdi iş kadını çoğaldı, kadınlar iş hayatına girdi. Yün satan sayısı bile çok azaldı. Hiç yok değil ama eskiye kıyasla çok az. Beş sene önce 100 tane satıcı varken şimdi 10 tane kaldı. Anneler belli bir yaştan sonra torunları olunca hatıra olarak örüyorlar. Onun haricinde pek evde yapan kalmadı, herkes hazır alıyor. Para yok diyorlar ama örme zahmetinde bulunmuyorlar. Neneler yaparsa hobi olarak yapıyorlar” sözleriyle anlattı.

‘SADECE YÜN SATARAK GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL’
Sadece yün satarak geçinmenin artık imkansız olduğundan bahseden Ateş, “Şimdi yüncüler sadece yün satmıyor. Yanına giyecek de ekliyorlar, bijuteri gibi kalemler de ekleyip çeşitler yaparak ayakta durmaya çalışıyorlar. Tek başına yün satarak ayakta kalmak mümkün değil. Senede 2 ay iş yapıyorlar, onları satıp ayakta kalmak mümkün değil” dedi.
SANAYİLEŞMENİN TERS ETKİSİ
Sanayileşmenin sektöre etkisine dair yorumlarını aktaran Ateş, “Her şey sanayileşti. Eskiden günde 200 parça kalıp birleştireceğim diye uğraşıyorlardı, şimdi sanayiyle 10 bin ton mal kesiyorlar. Eskiden 10 kişi çalışıyorlardı, şimdi 2 kişiyle aynı iş yapılıyorlar” diye konuştu.
‘HER YER ÇARŞI OLDU, KEMERALTI’NIN CAZİBESİ KALMADI’
Ateş, özellikle Kemeraltı’nda bulunan tuhafiye esnafının yaşadığı sorunları, “Otoparkı kapattılar, park edecek yer yok. İnsanları park yeri bulamıyor, çarşıya gelemiyorlar. Şimdi her yer çarşı oldu, Kemeraltı’nın eski cazibesi kalmadı. Kurumsal firmalar bir evin altında 150 metrekare yer görüyor, 120 bin TL’ye tutuyor. Benim üyem 37 bin TL kira verirken, dükkan sahipleri kurumsal firmaları görüp kira arttırıyor 80 bin TL’ye kadar çıkarıyorlar. Bu sefer süreç mahkemeye gidiyor. Esnaf tedirgin oluyor, iş yapmak istemiyor. Bir Elemanın masrafı 60 bin TL’ye kadar büyüyor. Bir mahallede küçük bir dükkanda yün satmayla bu iş olmaz artık” sözleriyle anlattı.
‘BELEDİYELER PARA BULAMAYINCA ESNAFA SALDIRDI, HER YERE ŞİKAYET ETTİK’
Ateş, belediyelerin yükselttiği ruhsat fiyatlarına dair eleştirilerini aktararak, “Şimdi en büyük sorun; kiralar, eleman masrafları ve diğer giderler. Ruhsat, işgaliye, tabela vergisi, beyanname, stopaj gibi çok fazla gider kalemi var. Ruhsat harçlarını belediye 20 kat yükseltti. Para bulamayınca esnafa saldırdılar, büyük şikayet var. Milletvekilleri ve bakanlığa da belirttik. Maliye’ye de söyledik. Sit alanı diye bazı bölgelere yıllık veriyorlar, diğer sene yine harç istiyorlar” dedi.
‘RUHSAT FİYATLARINI DUYAN ESNAFLAR KEPENK İNDİRDİ’
Ateş, son olarak artan gider kalemlerinden sonra dükkan kapatanların olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
İşveren olarak iş veremeyince eleman da yetişmiyor. Dükkan sahipleri tek başına çalışıyor, dükkandan çıkamıyor. Böyle devam ederken 6 ay – 1 sene sonra kapatıyorlar. Güzelyalı tarafında bir üyem 84 bin TL ruhsata para gidiyor diye ‘lanet olsun’ deyip kapatıp gitti. Bu kadar yüksek ruhsat ücreti olur mu? ‘Eskiden belediye üzerimize gelmiyordu, şimdi o da geliyor’ diyorlar. İşgaliye, tabela vergisi, ruhsat, ışıklandırma, emlak vergisi… Hangi birini ödeyecekler? Her gün bir ödeme çıkıyor. Herkes şikayetçi.



