Ozan EKİZ-Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Tapunun, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmesinin ardından polis eşliğinde tahliye işlemleri yapılan Meslek Fabrikası önünde Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın başlatmış olduğu nöbet üçüncü günde de sürüyor.
Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası binasına, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el koyma işlemleri üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı direnişte üçüncü güne girildi. Gece boyunca Meslek Fabrikası önünde nöbet tutan Başkan Tugay’a, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra binlerce İzmirli destek verdi.

Alanda ayrıca Ayrıca TİP, TKP, EMEP, SEP, Zafer Partisi, İzmir Tabip Odası, ADD, Belediye-İş İzmir Şubeleri, TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların yöneticileri, TMMOB İzmir İKK, KESK İzmir Şubeler Platformu, emekli sendikaları, Halkevleri, TİP, HKP, TKP, EMEP, SEP, Zafer Partisi, İzmir Tabip Odası, ADD ve çeşitli STK'lar yer aldı.

MİTİNGDEN NOTLAR
İZELMAN otoparklar, genel müdürlük ve çocuk etkinlik merkezi çalışanları 'İZELMAN Meslek Fabrikasına Sahip Çıkıyor' pankartı ile alana giriş yaptı.

Meslek Fabrikası önündeki eylemde yurttaşlar, “Asla yalnız değilsiniz, Kadifekale ve Beştepeler sizinle” pankartıyla dayanışma mesajı verdi.

DİSK Genel İş üyesi işçilerin ise kitlesel katılımı dikkat çekti. Halkapınar Metro'da toplanan işçiler 'Meslek Fabrikası Halkındır! Gasp Edilemez' pankartı ile yürüdü

Vatan Partililer 'Atatürk'ün mirasına el konulamaz' pankartı ile alana girdi.

Alanda ayrıca Belediye-İş İzmir Şubeleri, TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların yöneticileri, TMMOB İzmir İKK, KESK İzmir Şubeler Platformu, emekli sendikaları, Halkevleri, TİP, HKP ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da bayrakları ile alanda yer aldı.
Koah hastası İzmirli yurttaş Meslek Fabrikası direnişine destek vermek için miting alanına geldi.

İZMİR EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ: ZORBALIĞA BOYUN EĞMİYORUZ
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri alanda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, KESK Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, İzmir Tabip Odası Başkanı Yüce Ayhan, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Türk İş Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, TMMOB İKK Sözcüsü Aykut Akdemir sahneye çıktı. Bildiriyi, Deniz Şahin Gümüştekin okudu.

Deniz Şahin Gümüştekin’in okuduğu bildiri şu şekilde;
“Bugün burada yalnızca bir binayı değil, bu kentin emeğini, toplumsal hafızasını ve geleceğini savunmak için bir aradayız. Meslek Fabrikası İzmir’de yıllardır başta kadınlar ve gençler olmak üzere yüz binden fazla yurttaşa eğitim vermiş, 2 binden fazla insanın meslek sahibi olmasını sağlayarak istihdama doğrudan katkı sunmuş, kamusal yarar üreten önemli bir sosyal hizmet merkezidir. Bu merkez yalnızca bir eğitim alanı değil, insanların kendi hayatlarını kurduğu, ekonomik bağımsızlık kazandığı ve toplumsal hayata eşit biçimde katıldığı bir dayanışma alanıdır. Aynı zamanda örnek bir sosyal belediyecilik modelidir.
Bugün böyle bir tabloda Meslek Fabrikası’na el konuldu. Bu el koyma, kamu yararı için faaliyet yürüten bir kamu kurumuna yine bir kamu kurumu eliyle yapıldı. Halkın vergileriyle kurulan, halkın ihtiyaçları için kullanılan bir yapının kamu gücüyle halktan koparılması kabul edilemez. Bu tesadüf değildir. Bu kamusal olanı ortadan kaldırma politikasının bir sonucudur. Bu emeği görünmez kılma anlayışının bir parçasıdır. Halkın orta değerlerine doğrudan müdahaledir. Bu merkez hiçbir meşruiyeti olmayan bir kararla Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş, polis barikatları ve TOMA’larla abluka altına alınmıştır. Tıpkı halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarına yönelik şafak operasyonlarında olduğu gibi Meslek Fabrikası’na da bir şafak baskınıyla el konulmuştur. Bu yöntem hukukun değil bir siyasi baskının yöntemidir. Bu açık bir hukuksuzluktur. Yargı süreçleri hiçe sayılarak yapılan bu müdahale siyasi iktidarın kamu gücünü kendi çıkarları doğrultusunda kullanmasının en çıplak örneklerinden biridir. Hukuk askıya alınmış, iktidarın talimatları hukukun yerine geçirilmiştir. Bu doğrudan halkın iradesine bir saldırıdır.
Biz bu hukuksuzluğu tanımıyoruz. Bu zorbalığa boyun eğmiyoruz. Ülkenin dört bir yanında halkın iradesi baskı altına alınırken, belediye başkanları, gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar ve sendikacılar hedef haline getirilirken Meslek Fabrikası’na el konuşması da bu politikanın bir parçasıdır. Bizler kamusal alanların tasfiye edilmesine, emeğin değersizleştirilmesine, halkın ortak birikimlerine el konulmasına karşı olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.
Bizler biliyoruz ki, ateşin en çok yakıp kavurduğu an yeniden doğuşun başladığı andır. O ateş bugün İzmir’de yanıyor Bizler bu kentin vicdanıyız, bu ülkenin umuduyuz. Barınmayan öğrenciler, tarikat yurtlarında istismara uğrayan çocuklar, öldürülen kadınlar, tutuklanan belediye başkanları bizim, susturulmak istenen basın emekçileri, hukukçular, sanatçılar bizimdir. İzmir’in Meslek Fabrikası da bizimdir. Bu fabrika bizim kalacak.”

MESLEK FABRİKASI MEZUNLARI KONUŞTU
Meslek Fabrikası’nda kurs alan Çiçekçi Rafet Keski, “Meslek Fabrikası’nda kursumuzu aldık. Buradan çocuğumuza ekmek götürüyoruz. Bu fabrikanın kapanmamasını istiyoruz. Burası kapanırsa çoluğumuz, çocuğumuz aç kalır. Başkanımıza bizi buraya çıkardığı için çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Barista Kursu alan Ece İdiman ise, “Meslek Fabrikası benim için özel bir yere sahip. Bir süre kontenjan bulamadım ve giremedim. Sonrasında fabrikaya bir dilekçe yazdım. Kısa zamanda bana geri dönüş sağladılar, işlemleri başlattılar. Profesyonel bir eğitim anlayışı var. Tepeden tırnağa sizi mesleğe hazırlıyorlar. Böyle kıymetli, halka verilen bir yerin alınmasını asla istemiyoruz” dedi.

Tekstil kursiyeri Milena Yurash ise, “Biz uzaktan geldik, bize sahip çıktılar. Meslek Fabrikası’ndan mezun olan sayısız öğrencilerden biriyim. Meslek Fabrikası sayesinde hayalimdeki mesleğime sahip oldum. Meslek Fabrikası imkanı olmayan bir anne için önemli bir gelişim merkezidir. Burada verilen eğitimler sadece bir mesleği öğretmekle kalmıyor, özgüven kazandırıyor. Kadınların potansiyeli ortaya çıkıyor. Arkamda olan binayı İzmir halkına geri verilmesine ve kadıların geleceğine ışık tutmasına yardımcı olmanızı rica ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Kuaförlük kursu alan Sevinç Demir Tokcan ise, “Meslek Fabrikası’ndan birçok kurs aldım. Kalfalığımızı ve ustalığımı tamamladım. Kuaför salonlarında çalışarak evime ekonomik katkıda bulunma imkanı buldum. Şimdi de kendi dükkanımı açtım, 2 sene oldu. Meslek Fabrikası çocuklarımızın, gençlerimize miras. Yüzlerce kadına istihdam oluyor. Oradan kurs almak insana özgüven getiriyor. Meslek Fabrikası kapanmasın” dedi.
Ön Muhasebe kursu alan Esra Yeke, “42 yaşında eşinden boşanmış bir kadınım. Benimle beraber birçok arkadaşım bu kurstan yararlanıp iş bulup hayatına devam ediyorlar. Kendi ayakları üzerinde duruyorlar. Meslek Fabrikası kapanmasın bize geri verilsin” dedi.
El Sanatları Kursiyeri Hüsniye Tamercan ise, “Bizler el sanatları olarak Atatürk portreleri yaparak evimi geçindiriyorum. İkinci el pazarlarda yaptığımız ürünleri satıyoruz. Meslek Fabrikamız sayesinde ayakta durmaya devam ediyoruz. Meslek Fabrikası kadınların, gençlerin emeklerini nasıl ellerinden alıyorlar? Buna direnmek zorundayız” dedi.
“İZMİR HALKININ SESİNİ ÜLKEYE DUYURACAĞIZ”
Alanda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Tugay, “TOMA’ların arasında, Meslek Fabrikası’nın barikatlarla kapatılan kapısının önündeyiz. İçeride çok sayıda polis bulunuyor. İzmir halkının bu konudaki itirazını tüm ülkeye duyurmayı amaçlıyoruz. Gün boyunca on binlerce insan buraya geldi, yüz bin insanı bulmuştur. Her kesimden tepki ve destek alıyorum. Türkiye’nin dört bir yanından telefonlar ve mesajlar geliyor. Mücadelemizin sonuç vereceğine inanıyorum. Bugün 18.00’de düzenlenecek büyük mitinge tüm İzmirlileri davet ediyoruz. Büyük bir katılım olacağına inanıyoruz” dedi.

“SORUN UZLAŞI İLE ÇÖZÜLMELİ”
“Bugün üçüncü gün. Sonuç alına kadar vazgeçmeyeceğiz” diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Tugay, “Vakıflar tarafından yapılmamış, 1926’dan bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkü olan bu binalar, önemli bir kamusal hizmet sunarken, oldubittiye getirilen bir el koyma işlemiyle alınamaz. Mesajımız budur. Beklentimiz, bu sorunun mutlaka uzlaşmayla çözülmesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin burayı yeniden kullanabilir hale gelmesidir. Toplumdan gelen tepkilerden, yurttaşlarımızın bu yanlışa karşı güçlü bir kanaat oluşturduğunu görüyoruz. Mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

“YANLIŞ UYGULAMALAR TEKRAR EDİLMESİN”
Haksız karar ve yapılan yanlış uygulamanın ne kadar rahatsız edici olduğunu ifade edebilmek için iki gündür bina önünde sabahladıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Aslında istediğimiz şey, yanlış ve hukuksuz şekilde gerçekleşen tahliye işleminin durması, yapılmaması. Polis barikatlarıyla çevresi tamamen kapatılmış, içeride de İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait yüz milyonlarca liralık mal mülkün olduğu bir yapının şu anda kullanıma tamamen kapatılmış haliyle biz de burada beklemedeyiz. Bir taraftan hukuk yoluyla, mahkeme yoluyla tekrar bu sürecin durması, olması gereken hale dönmesi için mücadele ediyoruz ama diğer taraftan da hem İzmir için de hem de Türkiye'de başka yerlerde de benzer yanlış uygulamaların tekrar edilmemesi için de bir farkındalık sağlamaya çalışıyoruz" diye belirtti.
NELER YAŞANDI?
İzmir’in kent gündeminde önemli bir yer tutan, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan 4 binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devriyle başlayan kriz yeniden tırmandı.
Devredilen yapılar arasında bulunan ve Bakırçay Üniversitesi’ne tahsis edilmesi planlanan Meslek Fabrikası için verilen tahliye süresine karşı başlatılan nöbetin ardından süreç 2 hafta ertelenmişti.
Tahliye süresinin dolmasıyla birlikte önceki sabah saatlerinde Meslek Fabrikası’na polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Emniyet güçleri bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri alırken, fabrika önüne barikat kuruldu.
Mülkiyetin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiği Meslek Fabrikası’nda gerçekleştirilen polis müdahalesinin ardından tespit çalışmalarına başlandı. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise yürütülen işlemin hukuka aykırı olduğunu savunarak tespit çalışmalarının durdurulmasını talep etti.
ATATÜRK İMZALI PANKART İNDİRİLDİ
Tahliye işlemlerinin başlamasıyla birlikte sendika, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile CHP üyeleri bina önünde toplanmaya başladı. Gün içinde vatandaşlar ile polis arasında gerginlikler yaşandı. Barikatı yıkmaya çalışanlara polis biber gazı ile müdahale etti. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından binaya asılan ve binanın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararnameyle İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine geçtiğini gösteren pankartların indirilmesi de gerilimi tırmandırdı.
TUGAY, NÖBETE BAŞLADI
Öte yandan, Dünya Sağlık Örgütü’nün “Tek Sağlık Zirvesi”ne konuşmacı olarak davet edildiği için yurt dışında bulunan Başkan Tugay, programını yarıda keserek İzmir’e döndü. İncelemelerde bulunmak üzere binaya girmek isteyen Tugay’a polis izin vermedi. Tugay, bina yeniden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçene kadar binanın önünde nöbete başlayacağını açıkladı.
Dün gün içinde siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının destek eyleme gerçekleşti.




