"Hangisine dedik ki, sen ne kadar viski, şarap içiyorsun, ne kadar bira tüketiyorsun?Böyle bir derdimiz oldu mu?Aksırıncaya tıksırıncaya kadar içiyorlar" Başbakan iyi bir şeyler söylüyor, kulak vermeli’…
’“Zehir zıkkım olsun’” der gibi mi geldi?Yok daha neler’…
Ne yani bir de ’‘afiyet olsun’’ demesini mi bekliyorsunuz?Yuh artık’…
Bir de aşağılama mı sezdiniz?Koskoca ülkenin koskoca Başbakanı içki içiyor diye kendi halkını aşağılar mı hiç?Siz nerenizden dinliyorsunuz kuzum?
Söylenen ’“İçki içenler özgür olarak içebilirler. Herhangi bir kısıtlama yoktur. Mahalle, belediye, devlet baskısı söz konusu değildir’” gibi şeyler işte’… Neresinde var kötü bir şey, neresinde var olumsuzluk?Aksırıncaya tıksırıncaya kadar için diyor işte...
İçenlere karşı cephe oluşturulduğunu da nereden çıkartıyorsunuz?Eskiden içki içenler içmeyenlere saldırırdı, Cihangir örneğinde olduğu gibi şimdi içki içmeyenler içenlere saldırıyor. Dünya tersine mi döndü?
’“Meseleyi çarpıtmayın, mahalle baskısını da doğru tanımlayın’… Mahalle baskısı, mahalle baskısı deniyor ya, asıl mahalle baskısı bu ülkede 'ben içmiyorum kardeşim, sen buyur iç' diyenlere. Bunlara yapılıyor mahalle baskısı.’”
Neymiş, kim kime yapıyormuş mahalle baskısını, öğrendiniz mi?Öğrenmenin yaşı yok rahat olun, utanmayın’…
Siz şimdi kalkar; Başbakan Erdoğan, 1994 yılında Refah Partisi'nden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu zaman, İstanbul’’da belediyeye ait işletmelerde itirazlara rağmen içki yasağını uygulamaya sokmuştu. Büyük çamlıca, Küçük çamlıca, Hıdiv Kasrı, Dilruba, Malta Köşkü, Sarı Köşk, Pembe Köşk gibi tümü turistik olan mekanlarda, içki yasağı halen devam ediyor da dersiniz’…
Belediye başkanlığından bu yana 17 yıl geçti. Siz hala orada mısınız?’“Biz değiştik’” demediler mi?Değişmek ne demek?
’“Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’’nun (TAPDK) aracılığıyla alkollü içkilere dair yönetmeliği değiştirme isteği, öteden beri AKP’’nin gündemindeydi. AKP iktidarı, Temmuz 2005'te yürürlüğe giren kanunla, belediyelere eğlence yerlerini kentin belirli alanlarına toplama yetkisi tanıdı. Sonrasında AKP'li belediye başkanlarının büyük bölümü iktidardan aldıkları güçle içkiye savaş açtı. Birçok belediye, içki servisi yapılacak "kırmızı sokakları" belirledi. Kamuya ait, kentin ortak malı olan seçkin turistik ortamlarda içki yasağı uygulanıyor. Kentlerimizde ’“tecrit bölgeleri’” yaratılmak isteniyor’”
Bak hala devam ediyor’…
Size de iyilik yaramıyor. Ortada dayatmacı, baskıcı ve anti-demokratik anlayış yok’… Bütün amaç gençlerin korunması’… Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, alkollü içkilerde Özel Tüketim Vergisi’’nin (ÖTV) yüzde 30 artırılması için ’“Derdimiz gelir değil. Zammı halkın sağlığı için yaptık’” demedi mi?İyi dinle ve ders al, gerçekler konuşuyor!
İçkinin zararlı olmadığını kim söyleyebilir?Bu yüzden ’“alkol meyveden elde ediliyor, içki yerine üzüm yiyin’”
İçki içmek keyif ve kültür mü?
Bak bir de kendine Ömer Hayyam’’ı yandaş edinmiş, içki içmeyenlere onun dilinden konuşuyor;
Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari
Bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri
Şarap içmem diye övünüyorsun ama
Yediğin haltlar yanında, şarap nedir ki?
Siz içki içenleri, önce yıkmalı sonra yasaklamalı sonrasında da ’‘kırmızı hatlar’’ gibi şehir dışına sürmeye çalışmalı!
İktidar üstelik bu konuda yalnız da değil. CHP Genel Başkanı ’“battı CHP sağ gider’” deyip, her fırsatta iktidara bu konuda destek veriyor.