EGEDESONSÖZ – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İzmir’in Karşıyaka ilçesinde satışa çıkarılan ve imar planlarında “belediye hizmet alanı” olarak görülen parsel, kentte tartışmalara yol açtı.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen ihalede, parselde hissesi bulunan ve üzerinde satış ofisi yer alan İZKA İnşaat’ın sahibi Azat Yeşil, taşınmazı muhammen bedel olan 84 milyon 776 bin 750 TL’ye satın aldı.
Toplam 5 bin 894 metrekare büyüklüğündeki parselin 4 bin 106 metrekarelik bölümü satışa çıkarılırken, taşınmazda Karşıyaka Belediyesi’nin de hissesi bulunduğu belirtildi.
SATIŞA TUGAY'DAN TEPKİ
Satışa tepki gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise son meclis toplantısında TOKİ’nin ön alım şartıyla ihaleye çıktığını ve bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ihaleye giremediğini kaydetti.
Tugay ayrıca şirketin hissedar olma sürecine de eleştirerek “Yapı kayıt belgesi almış ama geçerli değil. Yapılan şeytanlığa yemin ederim nutkum tutuldu. Bu kadarı kim düşündü dedim. meğer 1,5 ay önce 94 metrekarelik hisseyi hazinenin hisseni birisine satmışlar, hissedar yapıp satışı sadece onun alacağı şekilde ayarlamışılar. Metrekaresini 98 bin liradan satmış, aynı yeri 1,5 ay sonra metrekaresi 45 bin liradan sattılar ve biliyorlardı ki başkası alamaz orayı” dedi.
YEŞİL'DEN İDDİALARA YANIT
Başkan Tugay’ın iddialarına İZKA İnşaat’ın sahibi Yüksek Mimar Azat Yeşil’den yanıt geldi. Yeşil, yaptığı yazılı açıklamada, ortaya atılan iddiaların somut bir dayanağı bulunmadığını savunarak, sürecin tamamen yasal ve şeffaf şekilde yürütüldüğünü belirtti.
Açıklamada, belediye başkanının ifadelerinin “nezaket sınırlarını aştığı” öne sürüldü. Şirketin söz konusu ihaleye girme gerekçesi de açıklamada yer aldı. Buna göre İZKA’nın hedefinin, İzmirli iş insanlarıyla birlikte parsel üzerinde yaşlı bakım evi projesi hayata geçirmek olduğu belirtildi. Bu yönde resmi başvuru yapmaya hazır olunduğu ifade edildi.
YAPI KAYIT BELGESİ VURGUSU
Açıklamada, söz konusu taşınmazla ilgili yapı kayıt belgesinin geçerli olduğu savunularak, belgenin e-Devlet üzerinden doğrulanabileceği kaydedildi. Belediyenin de bu belgeye dayanarak emlak vergisi tahakkuk ettirdiği belirtilerek, “Geçersiz olduğu iddia ediliyorsa bu tahsilatlar hangi hukuki zemine dayanıyor?” sorusu yöneltildi.
İZKA, ihale öncesinde Hazine hissesinin alımı için belediyeden yazılı muvafakat alındığını, işlemlerin Milli Emlak mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirildiğini bildirdi.
İhalenin ülke genelinde herkese açık olduğu vurgulanan açıklamada, isteyen herkesin teminat yatırarak ihaleye katılabileceği, belediye çalışanlarının katılamadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
TOKİ şartnamesinde yer alan önalım hakkı maddesinin yeni olmadığı belirtilerek, bunun ihaleye katılımı engelleyen bir unsur olmadığı savunuldu. Açıklamada, Karşıyaka Belediyesi’nin de hissedar olarak önalım hakkını kullanabileceği ve bu durumda herhangi bir itirazda bulunulmayacağı kaydedildi.
Şirket, küçük metrekareli doğrudan satışta belirlenen fiyatın yüksek olduğunu ve buna itiraz ettiklerini belirtirken, ihale bedelinin ise bölgedeki emsal satışların altında olmadığını öne sürdü.
Son olarak, asılsız iddialar karşısında hukuki yollara başvurulacağı ifade edilerek, “Haklılığımız yargı önünde ortaya konulacaktır” denildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Somut Kanıtlar ve İddiaların Dayanaksızlığı
Ortaya atılan iddiaların somut hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Ne bir belgeye ne de doğru bilgiye dayanan bu açıklamalar, kulaktan dolma söylentilerden ibarettir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından nezaket kurallarına uygun olmayan ifadelerle dile getirilen bu iddialar, hukuki temeli olmayan kurgusal senaryolardan öteye geçmemektedir.
Belediye Hizmet Alanını Neden Satın Aldığımıza İlişkin
Öncelikle Şirketimiz 35 yıllık faaliyet sürecinde İzmir’de Belediye hizmetleri konusunda sosyal alan ve projelerin hayata geçirilmesinde gerek emek ve mesai harcayarak gerekse de maddi anlamda her zaman destek olmuştur. Olmaya da devam edecektir. Günümüze kadar gelinen süreçte; Karşıyaka Muhtar evleri yapımı, Bülent Ecevit Kültür Merkezi kısmi yapımı, Kadın Sığınma evi, Yaşlı Bakım Evleri yapımı, Suat Taşer Kültür Merkezinin tadilatları güçlendirilmesi gibi bir çok vb. projeleri bila bedel üstlenmiş, Belediye’ye hibe etmiştir. Özel eğitim gerektiren çocukların robotik kodlama ve yapay zeka çalışmaları ile buluşması sağlanmış, Karşıyaka’da çöplerin toplanması yönünde yaşanılan krizin çözülmesi için tüm iş makineleri ile Belediye’mize destek olunmuştur. Bu sayılı ve burada sayılamayacak kadar sosyal hizmetler ve Kamu hizmeti sunulması yönünde Belediye’mize her türlü destek sağlanmıştır. Yine haberlere konu ihaleye girme amacımız da; İzmir’in ileri gelen İş İnsanları ile birlikte ortak bir proje gerçekleştirerek Yaşlı Bakımevi Binası yapılması amacımızı gerçekleştirmektir. Bu hususta ki taleplerimizi içeren yazılı başvurumuzu hemen yapmaya da hazır olduğumuzu belirtmek isteriz. İzka İnşaat Şirketi olarak bu tarihe dek yaptığımız projeler ve hizmetler gözönüne alındığında Sayın Başkan’ın tabiriyle şeytani düşüncelerle ve hilelerle hiçbir zaman işimiz olmadığını buna ihtiyacımızın da olmadığını ayrıca vurgulamak isteriz. Zira Belediye de kendisine ait sosyal donatı ve resmi tesis alanı imarlı taşınmazlarını aynı usul ve esaslarla ihaleye çıkarıp satışını gerçekleştirmektedir.
İhale Süreci ve Yapı Kayıt Belgesi
2018 yılında yürürlüğe giren İmar Barışı düzenlemesi kapsamında, imar barışından faydalanan 7 milyon kişiden biri olarak başvuru yapılmış ve Yapı Kayıt Belgesi alınmıştır. Bu belge aktif ve geçerlidir; e-devlet üzerinden barkod numarasıyla sorgulanabilir veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden teyit edilebilir. Belediye, bu belgeler doğrultusunda geriye dönük emlak vergisi tahakkuk ettirmiştir. Eğer belge geçerli değilse bu tahsilatlar hangi hukuki dayanağa göre yapılmıştır?
İhaleden önce Hazine hissesinin alımı öncesinde Belediye’den resmi yazıyla muvafakat alınmış, İl Müdürlüğü’nün “Yapı Kayıt Belgelerine konu yapıların 31.12.2017 tarihinden önce yapıldığının anlaşıldığı, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazineye ait taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesi sahiplerine Satışına İlişkin Usul ve Esasları belirleyen 396 sıra no.lu Milli Emlak Genel Tebliğinin 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, “Taşınmazın; 18/5/2018 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde olması halinde 600 m2’ye, … kadarlık kısmı satılır…” hükmü uyarınca bahse konu taşınmazdaki kullanımınız bulunan 93,32 m2’lik alanın şirketimizedoğrudan satışı İl Müdürlüğü Makamının yazılı olurları ile uygun görülmüş ve satış işlemi gerçekleştirilmiştir. Tüm süreç şeffaf ve mevzuata uygun ilerlemiştir. Yapılan tüm işlemlerde yasal prosedür izlenmiş olup Belediyenin kendisinden yazılı muvafakat alınmıştır. Bu açıklamadan anlaşılıyor ki Sayın Belediye Başkan’ının Belediye’nin verdiği yazılı muvafakatten dahi haberi yoktur. Esasen; Ortada gizli saklı bir satış işlemi olmuş da bu husus ortaya çıkarılmış gibi söylemlerde bulunulması neredeyse suç isnat edilmesi kurgunun tam kendisidir. Yapı Kayıt Belgelerimizin olduğu yapıların bulunduğu hazineye ait hisseyi yasaların tüm Vatandaş’laratanıdığı haklar çerçevesinde satın alınmasında hukuka aykırı bir durumun olmadığı gayet açıktır. Ülkemizin her tarafından herkese açık bir müzayede ihalesiyle ve isteyen herkesin ihale şartnamesinde belirlenen teminat miktarını yatırması kaydıyla gerek internet ortamında online olarak, gerekse de yüz yüze Ankara ve İstanbul illerinde kurulmuş olan müzayede salonlarında ihaleye özgürce katılıp diledikleri teklifi verebildiği ihaleye Belediye çalışanlarının giremediği iddiası gerçek dışı olup hayatın olağan akışına da aykırıdır.
Hissedar ve Önalım Hakkı
Önalım hakkına ilişkin madde; TOKİ’nin geçmiş tarihliyapılmış olan ihale şartnamelerinde de yer almaktadır. Aynı gün353 adet ihale yapılmıştır.Kişiye özgü sadece bu ihaleye konu eklenmiş bir madde değildir. Sayın BAŞKAN geçmiş tarihli şartnameleri incelemeden TOKİ tarihinde ilk defa yaşanan bir durummuş gibi konuyu izah etmektedir. Ön alım hakkının şartnamede yazması ihaleye katılımı engelleyen bir unsur değildir. Belediye de taşınmazda hissedardır ve önalım hakkından yararlanma imkânı bulunmaktadır. Buna rağmen süreç hakkında yeterli bilgi edinilmeden yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir. İhaleye şahıs olarak girilmiş ve şahıs adına teklif verilmiştir. İhale öncesi Hazine hissesini satın alan Şirketimiz olduğu halde ihaleye giren ve teklif sunan şahsımdır. Dolaysıyla ihaleyi alan şahıs olarak önalım hakkım dahi bulunmamaktadır. Ancak belediyenin önalım hakkı devam etmektedir. Belediye ihale bedelini ödeyerek önalım hakkını halihazırda kullanabilir.Önalım hakkının Belediye tarafından kullanılması durumunda tarafımızca herhangi biritiraz olmayacaktır. Taşınmazda Hissedar olan Belediye’nin yararına, şartnameye konulmuş olan bu maddeyi aleyhlerineymiş gibi lanse etmeleri de Sayın Başkan’ nın süreç hakkında doğru bilgi edinmeden açıklamalarda bulunduğunun diğer bir göstergesidir. Bu süreç her gazetecinin veya her vatandaşın basit bir araştırmayla çok kolayca edinebileceği bilgilerle şüpheye yer vermeyecek şekilde net görünen son derece şeffaf ilerlemiş bir süreçtir. Hal böyleyken şirketimin ve şahsımın bu kötüniyetli önyargılı somut verilere dayanmayan bilgilere dayanarak yargısız infaz edilmesihukuka aykırıdır.
Fiyatlandırma ve Rayiç Bedel
Doğrudan hisse satışı ile ihale yoluyla satış prosedürleri farklıdır. Hazine, küçük metrekareli doğrudan satışlarda rayiç bedelin üzerinde fiyat belirlemiştir. Tarafımızca belirlenen bu yüksek bedele yazılı itiraz edilmiş, gayrimenkul değerleme şirketinden fiyat belirlenmesi talep edilmiştir. İtirazlarımız kabul görmemiş olsa da, küçük metrekare nedeniyle alım gerçekleştirilmiştir. Bu durum, Hazine tarafından belirlenen fiyatın piyasa rayicinin üzerinde olduğunun somut göstergesidir.
Aynı bölgede son dönemlerde yapılan emsal satışlar incelendiğinde; Tarafımızca teklif edilen İhale bedelinin %25 altında bedellerle satıldığı görülecektir.
Yargı Süreci
Haklılığımız yargı yoluyla da kanıtlanacaktır. Asılsız iddialar karşısında yasal yollara başvurulacak, şirketimizin ve şahsımın mağduriyetine sebebiyet veren bu açıklamalar hukuk önünde netleşecektir. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalar karşısında güvenimiz yargıya ve devlet kurumlarına tamdır.Kamuoyuna saygılarımızla sunarız.





