2012 yılı gitti...
Hastalık yok bu sene...
Doktora ihtiyaçta yok. Olsada, doktor yok...
Türkiye sapa sağlam, çakı gibi maşallah...
Ekim ayı, kasım ayı bitti gitti...
Aralık ayı da, şimdiden gitti bence...
Bu kış eczanemde oturmaktan yoruldum.
Hesap yapmaktan yoruldum.
İşsizlikten yoruldum.
Sorgu-sualden yoruldum.
Aile sağlığı merkezlerinin, hastanelerin, yılmaz bekçileriyiz.
Kim mi? Biz eczacılar...
'Bugün şu doktor var, şu doktor yok, ne zaman gelecek,
ne zaman izine ayrılacak soruları, yine mi izinde,
üff püf ' diye doktor olmamasından kaynaklanan,
hasta yakınmalarından yoruldum.
Öncelikle ' herkes kendince haklı galiba' demeyi,
haddime düşmese de, söylemeyi borç sayıyorum.
2012 yılı biz eczacıların, eczacılık tarihinde en zorlandığı
yıllarından biridir diyebiliyorum. Hem de gönül rahatlılığıyla...
' Hayır ' diyecek eczacı var ise, bu işi ya bilmiyordur yada
sürekli eczane dışından destek alıyordur.
Devam edeyim zorluklarımıza;
2012 yılı biz eczacılar açısından zaten var sayılmazdı da,
'şunu da yapalım, tam olsun ' dediler...
Bütün aile sağlığı merkezlerinde, hastanelerde çalışan
doktor, hemşire, yani sözleşmeli kim varsa,
hepsine birden neredeyse ' izinlisiniz '
genelgesini verivermiş gibi oldular...
Ne zaman?
Kış aylarında... Ekim, kasım, aralık...
Sonraki yıla (yani 2013) kullanılmayan izinler sarkmayacağı için,
kullanmayanın maaşına olumlu yansıması da olmayacağı için,
izin kullanan kullanana...
Sırasıyla yoklar doktor arkadaşlarımız...
Aile sağlığı merkezlerinde çalışan arkadaşlarımızla,
iki yıllık sözleşme yapılıyor.
İki yıl sonunda kullanılmayan izinlerinin yanması,
yani boşa gitmesi tabiiki de istenmeyen bir durum.
Yasal hakları ne de olsa...
Sağlık çalışanlarımız da, haliyle haklarını kullanıyorlar.
Tam kış gelmeye çalışmış, okullar açılmış, viral enfeksiyonlar,
soğuk algınlığı, tonsilit, vb. hastalıklar gün yüzüne çıkmış, ceee...
Doktorlarımızda tatile çıkmışşşş...
İnsanların en çok doktora ihtiyacı olduğu dönemde,
doktorlarımızın yarısı izinde...
Sürpriz...
Yaz aylarının kıtlığına kıran girdi de, herkes kışa sakladı izinlerini...
Demeyelim mi? Bilmiyorlarmıydı? Yoksa keyif benim mi?
Yada yazın başında,
bu izinlerin diğer yıla sarkmayacağı söylenseydi
doktor arkadaşlarımıza, yaz aylarını daha iyi değerlendirirlerdi.
Tabii izni olsa bile, kış ayları olduğu için, hastaları düşünen,
onları zor durumda bırakmayan doktorlarımız var.
Allah'tan diliyorum ki; izin kullanmayan,
'yanarsa yansın' diyen hekimlerimizi bakanlıktan gören olur da,
iyi niyetlerine istinaden ödüllendirilirler...
Kanımca fazlasıyla hak etmiş olurlar.
Hastalarımıza, izinli olmayan doktor arkadaşlarımız tabiiki de bakıyor.
Bakıyor da...
Hasta, hasta haliyle iki saat bekleyeceğine dört saat bekliyor.
Yada, o gün çok yoğun iseler, ' bugün git yarın gel ' ler...
Sözüm o ki;
2012 sağlık bütçesine,
son üç ayda eczane-ilaç ikilisinin pek zararı yok gibi.
Yada minimumda...
Yani bakanlık karlı, bütçe karlı, doktor karlı, SGK karlı...
Kim yandı?
Hastalar... Yani doktora ihtiyacı olan insanlar...
Doktorlar son üç aydır neredeyse ' tam kadro ' çalışamıyorlar...
Hep birkaçı yok...
Hastalar kendi kendine iyileşiyorlar, iyileşmiyorlar...
Diğer yandan izinde olmayan hekimlerimize, tek tek,
tam da kış aylarında zorunlu ' üreme eğitimi ' veriliyor.
Valla süper...
İşler gırla, neyi şikayet etsek ki...
Bu kışta gelmeden gitti...
Gitti de gitti...