EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları yorumladı.

Programda İzmir Büyükşehir Belediyesi iştirakleri İZDOĞA ve İZBETON'a yönelik operasyon ve tutuklamalar konusu ele alındı.

Araştırmacı Yaldız, Tunç Soyer döneminde İZBETON Genel Müdürü olan Heval Savaş Kaya ile İZDOĞA’nın eski yönetim kurulu başkanı Güven Eken’in tutuklandığını hatırlattı.

CHP’DE ORTAK DAVA BİLİNCİ YOK
Şikayetçinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay olduğunu hatırlatan Yaldız, “CHP’de ortak dava bilinci yok. Korkunç bir devri sabık kültürü var. Mevcut belediye başkanı önceki başkanı zor durumda bırakmak için elinden geleni yapıyor. İzmir’de bu yaşanıyor. Tutuklama olayı sonrası Soyer, uzun bir açıklama yaptı ve ‘cezaevinde olmamın nedeni Tugay’dır’ dedi. Siyasi bir çıkış artık bu” dedi.

ISMARLAMA BİLİRKİŞİ RAPORU

Gazeteci Fatih Yapar, Eken ve Kaya’nın tutuklanmasına yol açan dosyalara ilişkin detayları anlattı. Yapar şunları söyledi:

“Güven Eken’in ve Heval savaş Kaya’nın tutuklanmasına neden olan iki konu var, Menderes-Şaşal’daki su fabrikasındaki olay ve İZBETON’daki anket konusu… İZDOĞA’nın yaptığı Kocaçay deresi de soruşturma konusu oldu.

Gözaltı gerekçesinin Sayıştay’ın bulguları olduğu düşünüldü. Hiçbir Sayıştay raporu o ilin başsavcılığına suç duyurusu için gerekçe olmaz. Sayıştay teftiş kurulu kurum denetimlerini yaparlar. Sayıştay başkanlığına sunarlar ve Sayıştay ilan eder. Önce kamu zararına bakılır, yaşanan zarar tebliğ edilir. Suç unsuru varsa doğrudan Sayıştay Cumhuriyet Savcılığı makamı var. Oraya yollar. Asla il savcılıklarına evrak yönlendirmez. Sayıştay bulgusu, ancak büyükşehir başkanının doğrudan suç duyurusu yapması ile başsavcılığın soruşturma konusu olabilir. Hem İZBETON’daki hem de İZDOĞA’daki tutuklamaların sebebi Tugay’ın şahsi olarak işi takip etmesi, bilirkişi raporunda olumsuzluk olmamasına rağmen ek bilirkişi raporları hazırlatıp göndertmesidir. Ayrıca dışarıdan özel müfettişlerden raporlar düzenleyerek savcılığa sunmasıyla ilgili işlemleri olmuştur. Bazı yerlerde büyükşehir başkanı kendisi bir dosya ile ilgili ya da taktığı bir konu ile ilgili bir rapor hazırlatıyor. Bu insanlar özel rapor hazırlayan isimlerdir. Emekli sayıştay müfettişi bir rapor hazırlıyor ve kamu zararı tespiti yapıyor. Doğrudan bunu savcılığa gönderiyor. O rapor Tugay’ın ayarladığı bir rapor. Suç bulabilmek için Ali, olmadı Veli yazsın diye hazırlattığı bir rapor. O rapor savcılıkların bilirkişi raporu olamaz. Adliyedeki olumlu rapora rağmen başkan olumsuz rapor gitmesi için bir daha ek işlem yapıyor. Şubat ayında dosyaya gelen bir rapor var. Bilirkişi raporu. Şubat sonunda gelen rapor Mayıs-Haziran’a kadar neden bekletildi? Burada bir problem var. Tutuklamaların tamamı ne Sayıştay dolayımında bir işlem ne de savcılığın yürüttüğü işlem. Doğrudan Tugay’ın ısrarlı takibi ve şikayeti üzerine yapılan operasyondur”

TUGAY BİNDİĞİ DALI KESİYOR
Ümit Yaldız ise “Cemil Tugay ısrarla kooperatif soruşturmasında şikayetçi olmadım dese de bunda kısmen haklı… İZBETON’daki araç kiralama ve harcamalar işinde şikayetçi olduğunu söylüyor. Eski Adalet Bakanı yada AK Parti’nin genel sekreterinin açıklamaları var ve aksi yönde. CHP’liler bindikleri dalı kesiyor. Bir önceki başkandan hırsımı alacağım, bana kötü davrandı, herkes başkanlığımı kabul edecek psikolojisi ile yürürken İzmir gibi CHP’nin kalesi olan bir yerde bindiğiniz dalı kesiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Yaldız şunları söyledi:

CHP'li Güç'ten iddialı erken seçim mesajı: Büyük bir farkla kazanacağız
CHP'li Güç'ten iddialı erken seçim mesajı: Büyük bir farkla kazanacağız
İçeriği Görüntüle

“Son olarak Sıtkı Şükürer, ortağı ile gözaltına alındı. Şükürer, kendi mesleğinde ülke çapında bir markadır. Denetimci ve mali müşavir kendisi. ESİAD’da başkanlık yaptı ve bir çok STK’da kendisinin ismi vardır. Liderleri ağırlayan, İzmir’in sorunları ve beklentileri üzerine çözümler üreten bir isimdir. Şükürer de Soyer döneminde kooperatif ve belediye denetimleri ile ilgili gözaltına alındı. İzmirlilerin yaptığını İzmir’e bir başkası yapmıyor. Onun bunun canı yakacağız, Soyer’in adamlarını tutuklatacağız derken bir bakıyorsun bir süre sonra atı alan Üsküdür’ı geçmiş”