Futbol Federasyonu'nun amatör futbolda yaş sınırındaki futbolculara kontenjan uygulaması zaten sorunlardan bunalan amatör camiayı isyan ettirdi.
Amatör futbolcular, aralarından seçtikleri bir avuç temsilciyle amatör liglere uygulanan 27+4 kararını protesto etmek için geçtiğimiz günlerde İstanbul'da Futbol Federasyonu önünde toplanıp protesto yürüyüşü yaptı
Perili Köşk'ün bahçesine 'Ruhumuza fatiha' yazılı siyah çelenk ve kramponlarını bırakan futbolcular ayrıca '27 yaş kontenjanına hayır' ve 'futbol oynama hakkımız engellenemez' yazılı pankartlar açtılar.
Tüm Türkiye'deki amatör futbolculardan destek gören ve önümüzdeki günlerde daha da büyümesi beklenen eylem İzmir ve Egeli futbolcular tarafından da gerçekleştirildi.
Ne var ki bu konuda güçlü birliktelik sergilenemeyince eylemler de ses getirmedi. Eğer bu etki sağlanamazsa Federasyon Amatör İşler Kurulu da, hala çözülemeyen geçen yıl ki 'küme düşürme' işinin üzerine tüy dikecek. Yine bildiğini okumaya devam edecek.
Daha önce yürürlükteki uygulama ile bir takım, 30 yaşından büyük yalnızca iki futbolcu oynatabiliyordu. 'Gençlerin önünü açmak' gerekçesiyle alındığı vurgulanan, bu kararın düzeltilmesi bekleniyordu.
Ne var ki Futbol Federasyonu son aldığı kararla yeni sezonda Bölgesel Amatör Lig , Süper Amatör Lig ve 1. Amatör Lig'deki tüm takımların maç kadrolarında 1983 ve öncesi doğumlu en fazla dört futbolcu bulundurabileceğini açıkladı.
Böylece amatör camiada 'kontenjan' olarak geçen 'yaşlı' oyuncu sınırı 28'e düşmüş oldu. 30+2 kuralı sadece 2. Amatör Lig'de devam edecek.
TFF belki de 'şike soruşturmasının' yoğunluğundan ısrarla bu önemli sorunu görmezden geliyor. Buna karşın Bölgesel Amatör Lig ve Süper Amatör Lig'de hayatını futboldan kazanan, evine, çoluğuna çocuğuna buradan kazandıkları parayla ekmek götüren birçok futbolcu gerçekten çok zor durumda.
Bu adamları bu saatten sonra sanata verip, çıraklık yaptıramazsın, devlet dairesine sokup memur yapamazsın, çalışmak ayıp değil ama yılların birikiminin ve meşin yuvarlağa verdikleri bunca emeğinin ardından onlara amelelik yaptıramazsın. Bu kadar insanı aileleriyle birlikte sokağa atamazsın.
Yeni kural sadece bu futbolcuları ve onlardan ekmek bekleyen ailelerini değil kulüpleri ve teknik adamları da zor durumda bırakıyor.
Federasyon değişti ama Amatör İşler Kurulu değişmedi. Koca yaz beklendi Takımların transfere başlamasından sonra karar açıklandı. Şimdi kadrosunu kurmuş, hesabına ona göre yapmış, transferini bitirmiş, birçok ekipte 5'ten fazla 27 yaş üstü futbolcu bulunuyor. Ayıkla bakalım pirincin taşını!
Kural kulüplere büyük kıyak (!) yapıp, istediği kadar 'kontenjan'la sözleşme imzalamasına izin vermiş. Ancak zaten zar zor bütçeyi denkleyen kulüplerin böyle oyuncuları parasını verip tribünde oturtma gibi bir lüksü bulunmuyor.
Federasyon 'futbolcu yetiştireyim' derken bu kararla en verimli çağlarında, futbola hizmet veren, gençlere örnek olan, yetişmeleri yıllar almış, altın değerinde deneyimleri sokağa atıyor.
Bu işlerin Amerikan modelinden kaynaklandığı ve özellikle Ersun Hoca'nın (Yanal) ekibinin yeni dünyadan ithal ettikleri sistemleri Türk Futbolu'na yavaş yavaş uygulamaya çalıştığı savlar arasında.
Ancak bizim gerçeklerimizle dış dünyanın şartları çok farklı. Amatör Futbol da deneme tahtası değil!
Sorun futbolcu yetiştirmek ise; zaten Akademi Ligleri'nden tutun da U14'ten U18'e varıncaya kadar futbolcu yetişecek bir çok kategori mevcut. Zaten bu işi ekol edinen kulüpler ve teknik adamlar hangi ortamda olursa olsun genç futbolculara şans veriyorlar.
Yasaklarla bir yere varılmayacağı ortadayken, gençlerin yetiştirilmesine kolaylık sağlayacak yeni tesisler yapmak kanımca daha da geçerli bir çaba olacaktır.
Futbolcu yetiştirme yeri belediyelerin, profesyonellik ile amatörlük arasına sıkışmış camia kulüplerinin, yıllara dayanan kıyasıya yerel rekabetlerin yaşandığı Bölgesel Lig ya da Süper Amatör Lig değil.
Ey yetkili ağabeyler!
Yüreğiniz yetiyorsa aynı kontenjanı Süper Lig'e ya da 1. Lig'e uygulayın ya da Türk futbolcusu kulübede 'pantolon eskitirken' yabancı sayısını 6+2+2 gibi şu garip kuraldan aşağı çekin de görelim.
Yapmayın, etmeyin. Gelin şu yanlıştan geri dönelim.
Bu sese kulak verin.
Bu insanlar haykırıyorlar:
Futbolumu ve yaşama hakkımı bana geri verin!