Foça'ya bağlı kırsal Kocamemetler Mahallesi'nde 'Çatlak Sanat Tarlası' adıyla anılan zeytinlikler arasındaki doğal ortamda imece usulüyle zeytin şenliği düzenlendi. Şenliğe Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, İzmir İl Tarım Müdürlüğü ve Foça İlçe Tarım Müdürlüğü'nden temsilciler, çeşitli dernek ve sivil toplum kuruluşlarını temsilcileri, muhtarlar, zeytin üreticileri, bazı üniversitelerin ziraat fakültelerinden öğretim üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Foça zeytini ve zeytinyağının marka değerini arttırmak, üreticileri desteklemek ve organik tarım hakkında farkındalık oluşturmak amaçlı şenliğin açış konuşmasını şenlik organizasyon komitesi başkanı Yıldıray Onukar yaptı. Program; yerel tarih araştırmacısı Cevat Yıldırım, 'Zeytinciliğin Yöredeki Tarihsel Serüveni', Prof.Dr. Mustafa Tözün 'Doğal Zeytin Yetiştirilmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar', Buğday Derneği'nden Esin Pamuk dernek faaliyetleri hakkında bilgi, Ticaret Borsası'ndan Bilge Keykubat 'Zeytinyağı Tadımının Özellikleri', ziraat yüksek mühendisleri Hatip Altekin ve Eren Vural da 'Zeytin Bakım ve Budama' konularında sunul yaptı. Sunumların ardından Çatlak Tiyatro Foça Ekibi 'Zeytin Dede' oyununu sahneledi. Zeytinyağı tadım yarışması sonuçlarının açıklanması ve ödüllerin verilmesi sonrası konuklara yöresel zeytinyağı ve pişi ikramı yapıldı. Zeytin ağacından yapılan el sanatı ürünler, zeytinyağından yapılmış sabunlar ve kadın el emeği ürünlerin sergilendiği stantlar da konuklardan büyük ilgi gördü.
'ÜRETİCİ BU İŞİN İÇİNE GİRDİĞİ ZAMAN, SAHİPLENMEYE BAŞLIYOR'
Şenlik Organizasyon Komitesi Başkanı Yıldıray Onukar üreticiler ve üretici destekçisi kurumlarla ortaklaşa bir şenlik yapmanın ve bu şenliğin amacına ulaşmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Yıldıray Onukar, “10 yıl önce İstanbul'dan beyaz yakalı bir çalışan olarak çıkıp Foça'ya geldik. Zeytin tarımına başladık. Doğal tarımı öğrendik. Oradan organik tarıma geçtik. Burada diğer insanlarla üreticilerle tanıştık. Çevremiz genişledi, tarımı öğrendik. Ondan sonrada organik tarımı büyütelim, bu havzayı koruyalım, insanların doğal beslenmesini nasıl yaygınlaştırabiliriz diye düşündüğümüz zaman, öncelikle üreticinin bu bilince ulaşması gerektiği sonucuna vardık. Üreticileri bir araya getirmek için bu şenliği kendi aramızda düzenlemeye karar verdik. Şenliği aramızda imece usulü yaptık, çünkü biz burada bir kuruma yaslanmadık. İnsanlar genellikle bir kurumun buna öncülük etmesini, kendilerinin de bunun etrafında faydalanmasını istiyorlar. Oysa üretici bu işin içine girdiği zaman, kendisi bir emek verdiği zaman, sahiplenmeye başlıyor. Sahiplendiği zaman diğer insanlara da örnek oluyor, onlarda sahipleniyorlar" dedi.
"Zaten bir olayı sahiplenme, bir kavrama, onun etrafında buluşup ortak bir değer yarattığınız zaman imece oluyor" diyen Onukar, şöyle devam etti: "80 kişi ve kurum kendiliğinden ve aynı yürekle bir araya geldi. Doğal tarım için bir araya geldi. Sonuçta bu şenlik ortaya çıktı. Üretici doğal üretim yaparsa, iyi ve tanınmış üretim yaparsa, bundan iyi para kazanırsa elindeki toprağı imara, ranta satmayacaktır. Üretici, toprağını sahip çıkmayı öğreniyor. Yaptığı ürün lezzetine odaklanmaya başlıyor. İnşallah bu gruplar çoğaldıkça bunların çok daha fazlasını anlatma şansımız olacak."(DHA)




