EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Meslek Fabrikası’nın önünde başlatmış olduğu nöbet ikinci gününde sürüyor. Eylemler sürerken CHP İzmir Milletvekilleri Deniz Yücel ve Yüksel Taşkın, konuya dair değerlendirmelerde bulundu.
YÜCEL: BİZ MİLLETVEKİLLERİ OLARAK BİNAYA ZOR GİRDİK
Yücel, sürecin başından itibaren anlatarak, “Büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız. 80 küsur senedir tapusu İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin gençlere kurs imkanı sunduğu Tarihi Un Fabrikası ve şu anki adıyla Meslek Fabrikası olarak hizmet veren bina hukuki süreçler beklenmeden tamamlanmadan dün sabaha karşı yüzlerce polis marifetiyle zapt edildi. Dün burada İzmir'in seçilmiş Belediye Başkanı İzmir Büyükşehir Belediye başkanımız sayın Cemil Tugay bu binaya alınmadı. Bizler milletvekilleri olarak bu binaya dün zor girdik” dedi.
‘BURANIN ZAPT EDİLMESİ HUKUKA AYKIRI’
7565 numaralı Vakıflar Kanunu’nu hatırlatan Yücel, “Yakın zamanda yapılan bir yasa değişikliği oldu. Vakıflar kanundaki bir değişiklikle aslında vakıflarla hiçbir bağı, hiçbir irtibatı olmayan bu bina Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bir tasarrufuyla tapusu vakıfların üzerine kaydedildi. Buna karşın İzmir Büyükşehir Belediyemizin başlattığı bir yargı süreci var. Bu yargı sürecinde mahkemece ihtiyati tedbir kararları, yürütmeyi durdurma kararları verildi. Ancak bu kararlar da kısa sürede kaldırıldı. Ancak mahkemenin henüz vermiş olduğu nihai bir karar yok. Mahkemenin esastan vermiş olduğu bir ret kararı yok. Dolayısıyla derdest bir dava. Yani dava devam ederken polis zoruyla buraya buranın ele geçirilmesi, zapt edilmesi hem hukuka aykırı hem teamüllere aykırı” diye konuştu.
‘BURADA BİR KÖTÜ NİYET VAR’
Yücel, sürece dair, “Burada yapılmak istenen şey başka bir şey. Belediye muhalefet partisine ait bir belediye ise belediye Cumhuriyet Halk Partili bir belediyesi, belediye sembol bir belediye ise İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi sembol bir belediyeye o zaman yargı, hukuk ve tabii ki kolluk güçleri başka bir akla, başka bir mantığa hizmet ediyor. Burada tek kelimeyle bir kötü niyet var. Biz bu kötü niyete karşı dün Cemil Başkan kapsamlı bir açıklama yaptı, bir direniş çağrısında bulundu, bir nöbet başlattı, biz bu kötü niyete karşı bu direnişe, bu nöbete destek için buradayız. İzmirli hemşerilerimiz İzmir'in malına, mülküne, hakkına ve hukukuna sahip çıkmak isteyen duyarlı vatandaşlarımız da dünden beri bu alanı dolduruyorlar. Sabaha kadar da buradayız, yarın diğer arkadaşlarımız gelecek. Bu mücadele, bu direniş başarıyla sonuçlanana kadar bunu sürdüreceğiz” değerlendirmelerinde bulundu.

‘BURADA NİYET BAĞCIYI DÖVMEK’
Yücel son olarak hukuki sürece dair değerlendirmede bulunarak, şunları söyledi:
Burada tabii polis de kendilerine verilen talimatı yerine getiriyor. Biz zaman zaman bu talimatın, bu emrin hukuksuz olduğunu, kanunsuz olduğunu söylüyoruz. Kanunsuz emri yerine getirmek de suçtur. Bunu anlatıyoruz. Bunu vurguluyoruz ama dün daha istenmeyen olaylar yaşanabilirdi. Karşılıklı diyalogla, karşılıklı sağduyuyla biz daha kötü olaylar yaşanmasını önledik, engelledik diye düşünüyorum. Kilitlerin değiştirildiğini büyükşehir belediyesi çalışanlarımız, hukuk müşavirimiz bize aktardı, iletti. Kimsenin buradan bir şey kaçırdığı yok. Neticede içerideki demirbaşlar İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait. Demirbaşlar orada hem ekonomik değeri olan menkuller var hem de kaybolması halinde yerine konması telafisi imkansız zararlar doğurması ihtimali olan menkuller var. Dolayısıyla buradaki kilitlerin değiştirilmesi, buna gerek yok idi ama niyet farklı. Niyet burada üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Niyet burada bir güç gösterisinde bulunmak, niyet ben yaptım oldu diyebilmek. Dünden beri bunu yapıyorlar. Biz de buna karşı direniyoruz.
TAŞKIN: GALATA KULESİ'NDE DE BENZER DURUMLAR OLDU
Süreçle ilgili olarak değerlendirmelerini aktaran Taşkın, “Aslında bu İzmir'e özgü bir şey değil. Türkiye genelinde yaşanan bir süreç, bir iki örnek vermek istiyorum. Hatırlayanlar olacaktır. Galata Kulesi'ne çöküldü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi AK Partideyken Galata Kulesi duruyordu ve biz oraya çok ciddi masraf yaptık, sonra elimizden alındı ve yakın zamanda Galata Kulesi ile ilgili devam eden yargı süreçlerinden dolayı meclisten bir yasa geçirdiler ve biz bunların olacağını zaten söyledik. Halkımıza dikkatini çekmeye çalıştık. Şimdi bakın Yerebatan Sarnıcı'yla ilgili de benzer bir süreç var. Tescil edildiği söylenen tapuda orayı da mezbelelikten çıkarıp çok ciddi bir şekilde yatırım yapan biziz. Bu zaten görevimiz. Dolayısıyla sadece buraya özgü bir şey değil” dedi.
‘ATANMIŞLARIN SEÇİLMİŞLERE SALDIRISI’
Taşkın, sürecin sadece hukuki olmadığının altını çizerek, “Şimdi bu Meslek Fabrikası ile ilgili süreç hukuken baktığınızda yüzde 100 haklı olduğumuz bir olay. Cemil Başkan'ın isyanı, duygularını dışa vuruşundaki o haklı öfkeyi İzmirliler bence kayıtsız kalmıyor. Burada bakın, hukuka güvenmeyeceksek neye güveneceğiz? Yani hakkımızı bu şekilde savunamayacaksak neye güveneceğiz? Dolayısıyla bu aslında İzmir'de yoğun bir şekilde yaşanıyor. İzmir'e özgü bir rövanş çizimiyle yaşanıyor ama Türkiye genelinde yaşanan bir saldırı. Buna dikkat çekmek istiyorum. Atanmışların seçilmişlere saldırısı” diye konuştu.
‘YAPILAN SALDIRILAR İZMİR HALKINA YAPILIYOR’
Taşkın son olarak şunları söyledi:
Bakın Ortadoğu'ya gittiğimizde ben şunu hissediyorum: Türkiye'yi özgün kılan nedir diye sorduğumuzda, bizi farklı kılan nedir diye sorduğumuzda ben yerel demokrasi ve yerel yönetimler diyorum. O kadar değerli ki yerel yönetimler. Dolayısıyla yerel yönetimlere yapılan her saldırı sanmayın ki bizim partimize veya bizim belediyemize yapılıyor. Doğrudan halkımıza, milletimize yapılıyor. Bu örnekte de İzmir halkına yapılan bir saldırı söz konusu.
‘İZMİR HALKI ADINA BURADAYIZ’
Biz burada partimiz için değil, İzmir ve Türkiye için aslında kendi milletimiz için mücadele ediyoruz. Son derece haklıyız. Nasıl bugün genel başkanımız salı günü konuşmasını yaparken duygusal olarak, ahlaki üstünlükle konuşuyorsa, Cemil Bey'in dünkü konuşmaları, kendisini ifade edişi ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor zaten. Dolayısıyla İzmir halkı adına biz bu mücadeleyi yürüteceğiz. İzmir halkı adına buradayız. Biz yarın öbür gün yokuz belki ama İzmir halkının kültürü, ismi, halkının değerleri, İzmir halkının demokrasiye ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkışı... Bütün bunlardan dolayı cezalandırılması söz konusu ve sonuna kadar karşı çıkacağız. Zaten bu olay hiçbir şekilde kabul görmüyor.
‘AK PARTİLİ VEKİLLERİN BİR KISMI SESSİZ KALDI’
AK Partili milletvekillerinin sürece dahil olmadığını belirten Taşkın, “Enteresan bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu ilin AK Partili milletvekillerinin de sadece bir kısmı bu konuda paylaşım yapıyor. Bundan sonra yaparlarsa bilin ki çok otantik değil. Demek ki birileri çok sessiz kaldın demiştir. Bunu da dikkatinize sunuyorum” şunları söyledi.
TAŞKIN’DAN YARINKİ EYLEME ÇAĞRI
Yarın yapılacak kapsamlı eyleme dair değerlendirmelerde bulunan Taşkın, son olarak şunları söyledi:
Biz burada zaten eylem halindeyiz. Çok sayıda insan gün içinde geliyor. Çalışan insanlar var. Örgütlerimiz buraya geliyor. Yarın da bir toplum olarak miting şeklinde bir buluşma olacak. Biz İzmir halkının değil, sadece bütün Türkiye'nin bu haksızlığa dikkatini çekmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Yarın da bu anlamda sizin vesilenizle duyurmuş olalım. Saat 18'de İzmir halkını buraya bekliyoruz. Bundan sonra da maç izlemek istiyorlarsa giderler, o da onların bileceği iş. Ona da saygı duyuyoruz ama önce burası, buradaki sorumluluğumuza sahip çıkalım diyorum.




