İZMİR - zmir ve Türkiye'yi yakında ilgilendiren EXPO 2020'nin son dönemecini Dubai tarafında gözlemleme fırsatı bulduklarını belirten Alişer şunları söyledi: 'Dubai çölde yepyeni bir şehir. 02 Aralık'ta kurtuluş gününü kutlayacak olan, sadece 42 yıllık zaman diliminde oluşan bu şehirden etkilenmemek mümkün değil. Mimarisi, yeni inşaat teknikleriyle, buradaki tüm yapılar büyük bir uyum içinde planlanmış. Benim izlenimim şu ki; Dubai EXPO gerçeğine çok önceden inanmış ve altyapısını buna göre hazırlamış. Gündüz gezerken ayrı, gece gezerken ayrı güzelliklere tanık oluyorsunuz. İzmir, EXPO'yu, gerçekten iyi, hazırlıklı, inanmış bir rakibe kaybetti. Dubai'yi kutluyorum. Türk olmamı bir tarafa bırakırsam, kriter; altyapı, teknik yapı, inşaat, yenilik mantığında düşünülürse oyumu Dubai'ye verirdim. Fakat kriter, tarih, kültür, insan ilişkileri olsaydı, oyum İzmir'in olurdu. EXPO'nun açıklandığı gece büyük bir heyecan olacağını zannederken, belli bir alanda sevinç gösterisi izledik. Trafikte dahi gösteri azdı. Bu beni çok şaşırttı. Aslında Dubai 4-5 ay önceden bunu kazanacağını biliyordu. O kadar ki, taksici bile 110 oy civarında alacaklarını bizimle paylaştı. Sevincin biraz az olma sebebi de 2 Aralık'ta 42'inci Bağımsızlık Yıldönümleri ile birlikte iki sevinci bir arada kutlayacak olmalarıymış. İzmir kazanmış olsaydı 'yer yerinden oynardı' diye düşündüm. İzmirli bir işadamı olarak; sivil toplum kuruluşları, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Odamızın tek ses olduğunu göremedim. Bu tarz ülkesel konuları tek ses olunmadığı sürece kazanmak zor. EXPO alanımızın yer tespiti konusunda bile kararsız kalındığı düşünülürse, özeleştiri yapıp güzel İzmirimizin geleceğine silbaştan yön vermek gerekir. Dubai çok güzel ama, İzmir'in sıcaklığı, tabiatı, kültürel varlıkları orada yok. Zenginliklerimizin farkına varıp, bu konuda çalışmalarımızı geleceğe taşımalıyız. Sözün sonu şu ki; 'İzmir hak eden rakibe kaybetmiştir. Daha doğrusu Dubai kazanmıştır'