Haberi, Pazar sabah okudum kanım dondu…
İzmir'in Aliağa ilçesinde birahanelerde garson olarak çalışan kadın iki kızı tarafından önce elektro şok cihazıyla bayıltıldıktan sonra bıçaklanarak öldürüldü…
Haberin girişi bu…
Dışarıdan bakıldığında insanlara korkunç geldi bu cinayet… Cinayeti geçtim, zaten anne öldürmek çok kötüdür…
''Yok artık, nereye gidiyoruz, insan annesini öldürür mü, bunlar nasıl evlat'' deyip de kızlara lanet okumayın sakın, çünkü olayın ayrıntıları içler acısı…
Ayrıntılar ortaya çıktıkça isyan ettim…
Ayrıntılar ortaya çıktıkça gördüm ki, ortada;
İlk eşinden aldatma yüzünden boşanmış, fuhuş sabıkası olan ve sabahın ilk ışıklarına kadar birahanelerde garsonluk yapan bir anne…
Boşanılan 3 koca ve ''Sakın eve habersiz gelme'' denilen bir erkek arkadaş…
Bu yıl üniversiteyi kazandığı halde ekonomik nedenlerle kaydını donduran, 3 yıl önce de jandarma astsubaylık sınavını kazandığı halde annesinin ''fuhuş'' sabıkası yüzünden TSK'ya kabul edilmeyen bir abla…
Annenin erkek arkadaşları tarafından sürekli tacize uğrayan hayli başarılı lise öğrencisi bir kızkardeş…
var…
Kısacası ekonomik sıkıntılar, eve girip çıkan yabancı erkekler, psikopat bir anne ve evde annelerinin erkek arkadaşları tarafından tacize uğrayan 2 genç kız var...
Yani kaçınılmaz son adım adım yaklaşmış aslında…
Abla, cinayet öncesi facebook'ta şu satırları yazmış:
'Bir öleni geri getiremezsin, bir de kaybolan güveni. Doğrularımı götürecek kadar yanlış yapmadım bu hayatta.. Çok sıkıştığım yerlerde boş bıraktım soruları; Şimdi bıraktığım boşlukların birindeyim. Kimsenin doğrusunu götürmedim ve en önemlisi kimsenin yanlışı olmadım… Affettiğimden değil; Boş verdiğimden üzerinde durmuyorum çoğu şeyin..
Ve mutlu olduğum için değil; Güçlü olduğum için gülüyorum'
Her şeyin başı sevgidir…
Eğer bir insan sevgisiz kaldıysa çok ağır bir yük taşıyor demektir ve insan bu ağır yükten kurtulmak için kötü şeyler yapabilir…
Yüreğinde sevgi olmayan ve içinde nefreti barındıran insan, elinde olmadan en yakınlarına bile zarar verir…
Hangi nedenle olursa olsun bir cana kıyılmasını tabii ki onaylamıyorum… Her hangi bir insanın başka bir insanın hayatını alma hakkı kesinlikle yoktur.. Adaleti kendin öldürerek dağıtamazsın…
İsyanım bunca zorluk ve anormallik yaşanan bir hayatta, işlenen cinayete, cinayeti işleyen kızların anlaşılmamasına, o kızların hayatlarının kararmasına…
İtirazım 'siz ekonomik durumunuza bakmadan en az üç çocuk yapın, sonra onlara bakamayın, ilgilenmeyin, biz size kömür, ekmek ve makarna dağıtalım, sonra siz bize oy verin, dünya güzel olsun' anlayışına…
Oysa ustalık belgen yoksa berber dükkanı açamaz, eline ustura alıp traş yapamazsın…
Ya da kafana göre terzi dükkanı açamaz, eline iğne iplik alıp dikiş dikemezsin…
Ama iyi bir anne baba olmak için ne bir eğitim var, ne de bir yeterlilik belgesi… Hatta ne kadar az eğitimliysen bu işi o kadar çok yaparsın…
Onlara nasıl eğitim vereceğine, nasıl bir ortamda büyüteceğine hatta onları doyurup doyuramayacağına bakan yok, sadece istiyorlar…
Kader kurbanı bu iki genç kıza da cani evlat deyip geçmek, devekuşunun kafasını kuma gömmesi demektir.