EGEDESONSÖZ - EGEÇEP (Ege Çevre ve Kültür Platformu), Aliağa’da faaliyet gösteren İzdemir Enerji Santrali-II için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen Üretim Tesisi Uygunluk Belgesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulundu. Platform, söz konusu belgenin derhal yargıya taşınması gerektiğini belirtti.

EGEÇEP tarafından yapılan açıklamada, Aliağa’da uzun süredir işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet yürüttüğü belirtilen İzdemir Enerji Santrali-II için 22 Aralık 2025 tarihinde Bakanlık tarafından Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi düzenlendiği ifade edildi. Kurulu gücü 374,86 MWm / 370 MWe olan termik santral için daha önce verilen ÇED olumlu kararlarının yargı tarafından iptal edildiği ve Anayasa Mahkemesi’nin de hak ihlali kararı verdiği hatırlatıldı.

Açıklamada, yerel idare tarafından ruhsatsız faaliyet yürüttüğü tespit edilen tesisin tek bir bakanlık işlemiyle “uygun” ilan edilmesinin yargı kararlarının bağlayıcılığına ve yerel yönetimlerin denetim yetkisine aykırı olduğu savunuldu.

EGEÇEP, söz konusu belgenin dayanağını 7554 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen Geçici 34. maddenin oluşturduğunu belirtti. Düzenleme kapsamında yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi bulunmayan elektrik üretim tesisleri için Bakanlıkça verilen Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi’nin işyeri açma ve çalışma ruhsatı yerine geçtiği ifade edildi.

Bu durumun belediyelerin ruhsat verme ve denetim yetkilerini fiilen ortadan kaldırdığı belirtilen açıklamada, Anayasa’nın 127’nci maddesiyle güvence altına alınan yerinden yönetim ilkesinin zedelendiği ileri sürüldü.

Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, İzdemir Enerji Santrali-II’nin yıllarca ruhsatsız faaliyet yürüttüğünü tespit ederek 3 Mart 2025 tarihinde faaliyetten men kararı aldığı hatırlatıldı. EGEÇEP, Bakanlık tarafından verilen uygunluk belgesinin belediyenin bu kararını etkisiz hâle getirdiğini savundu.

Platformun açıklaması şu şekilde:

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne Çağrımızdır: İzdemir’e Verilen Elektrik Üretimine Uygunluk Belgesi Yargıya Taşınmalıdır

Aliağa’da yıllardır işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyet yürüten, bu hukuka aykırılığı yargı kararları ve belediye denetimleriyle defalarca ortaya konmuş olan İzdemir Enerji Santrali-II için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 22.12.2025 tarihli Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi düzenlenmiştir. 374,86 MWm / 370 MWe kurulu güce sahip termik santral, daha önce verilen ÇED olumlu kararları yargı tarafından iptal edilmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali tespiti yapılmış ve yerel idare tarafından ruhsatsız faaliyet yürüttüğü belirlenmiş olmasına rağmen, tek bir Bakanlık işlemiyle “uygun” ilan edilmiştir. Yargı kararlarının bağlayıcılığının ve seçilmiş yerel yönetimlerin denetim yetkisinin bu şekilde aşılması, yalnızca hukuka değil, demokratik yönetime de açık bir meydan okumadır.

Söz konusu belgenin dayanağını, 7554 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen Geçici 34. madde oluşturmaktadır. Anılan düzenleme ile yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi bulunmayan elektrik üretim tesisleri bakımından Bakanlıkça verilen Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi’nin işyeri açma ve çalışma ruhsatı yerine geçeceği hükme bağlanmıştır. Yerel yönetimler tarafından, yerel ihtiyaçlar ve yerel riskler gözetilerek verilmesi gereken ruhsatın, merkezi idare tarafından tek taraflı bir belgeyle ikame edilmesi; belediyelerin yalnızca idari değil, demokratik yetkilerinin de devre dışı bırakılması anlamına gelmektedir.

Anayasa’nın 127. maddesi, mahallî idareleri yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde güvence altına almakta; kentlerin nasıl yönetileceğine ilişkin kararların halka en yakın düzeyde, seçilmiş organlar eliyle alınmasını esas kabul etmektedir. Kent içinde hangi tesislerin hangi koşullarda faaliyet göstereceği; çevre sağlığı, imar düzeni, güvenlik ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır ve bu alan, yerel demokrasinin somutlaştığı temel zemindir. 7554 sayılı Kanun’la getirilen sistem, belediyelerin ruhsat verme, denetleme ve gerektiğinde faaliyeti durdurma yetkisini fiilen ortadan kaldırmakta; yerel demokrasinin en görünür araçlarından biri olan ruhsat rejimini merkezîleştirmektedir. Seçilmiş yerel organların yetkilerinin bu şekilde daraltılması, anayasal yerinden yönetim anlayışının içinin boşaltılması anlamına gelmektedir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzdemir Enerji Santrali-II’ninyıllarca ruhsatsız çalıştığını tespit etmiş ve 03.03.2025 tarihinde faaliyetten men kararı alarak halk sağlığını ve çevreyi koruma yönünde yalnızca idari değil, demokratik bir sorumluluk da üstlenmiştir. Bu karar, İzmir halkının seçtiği yerel yönetimin iradesini ve kente dair söz söyleme yetkisini yansıtmaktadır. Ardından verilen Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi, belediyenin bu kararını etkisizleştirmeyi hedeflemekte; yerel iradeyi merkezî idare karşısında işlevsiz hâle getirmektedir. Yerel yönetimin bu tablo karşısında sessiz kalması, yalnızca bir idari tutum değil; demokratik yetkilerden fiilen vazgeçilmesi anlamına gelecektir.

Kampüse komşu... Büyükşehir'den dev satış talebi!
Kampüse komşu... Büyükşehir'den dev satış talebi!
İçeriği Görüntüle

EGEÇEP olarak çağrımız açıktır ve gecikmeye tahammülü yoktur: 22.12.2025 tarihli Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi derhal yargıya taşınmalıdır. İzmir halkının seçtiği yerel yönetim, yalnızca çevreyi değil, yerel demokrasiyi ve kent üzerinde söz söyleme hakkını da savunmakla yükümlüdür. Aliağa’da verilen mücadele, bir santralden ibaret değildir; bu mücadele, yerel yönetimlerin yetkilerinin korunması, demokratik iradenin gasp edilmemesi ve hukukun üstünlüğünün savunulmasıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu tarihsel ve demokratik sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir.