Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Mart ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi.

KESİN HESAP CETVELİ AÇIKLANDI
Mecliste 2025 yılı kesin hesap cetveli görüşüldü. 2025 yılında gelir toplamı 200 milyon 500 bin TL olarak beklenirken, gerçekleşen rakamın 207 milyon 637 bin TL olduğu açıklandı. Giderlerin ise 200 milyon 500 bin TL olması beklenirken, gerçekleşen rakam 139 milyon 860 bin TL olarak açıklandı. Hesap cetveli meclis üyelerince oybirliğiyle geçti.

Hesap cetvelinin ardından geçtiğimiz ay yapılan faaliyetlere dair sinevizyon gösterisi meclis üyelerine sunuldu.

Sinevizyon gösteriminin ardından DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, meclis konuşmasını gerçekleştirdi.

‘ALSANCAK LİMANI’NDA FİRMA ÜZERİNDEN SORULAR SORMANIN ANLAMI YOK’
Öztürk, ilk olarak İzmir Alsancak Limanı ile gelişmelere değinerek, “Şubat ayının en ses getiren gelişmesi İzmir Alsancak Limanı’ndaki bayrak değişimi oldu. İzmir Alsancak Limanı özelleştirilmedi, sahibi olan Türkiye Varlık Fonu. İşletmesi için ayrı bir kuruluş kurulacak. İpler yine Varlık Fonu’nun elinde olacak. Limanda artık yatırım ve organizasyon odaklı yeni bir sayfa açılıyor. Burada işletme devrinden ziyade yük ve turizmin ayrıştığı hibrit model oluşturuluyor. Atıl alanlar Galata Port benzeri cazibe merkezine dönüştürülüyor. Neden farklı bir firma değil gibi sorular çıkıyor. Bu soruları sormanın bir anlamı yok, sadece biz değiliz. İşletici kuruluş limancılığa muktedir mi diye düşündüğümüzde bu firmanın Türkiye’de Trabzon, Azerbaycan’da Bakü, Somali’de, Kongo’da, Gine’de, Gambiya’da, Ekvador Ginesi’nde limanlar işlettiğini unutmamak gerekir. Yorumlarımızı bunun üzerinden yapmakta fayda var” dedi.

İŞKUR verileri yayımlandı: En kolay iş bulunan meslekler belli oldu
İŞKUR verileri yayımlandı: En kolay iş bulunan meslekler belli oldu
İçeriği Görüntüle

‘YATIRIMLARI VARLIK FONU YAPMAYA DEVAM EDECEK’
Bir meclis üyesinin yatırımlar konusundaki sorusuna cevap veren Öztürk, “Bu duruma dair açıklama yapacaklar. Kritik noktaları açıklamış olsalardı bu sorular çıkmazdı. Albayrak Grubu herhangi bir yatırım yapmayacak. Tüm yatırım Türkiye Varlık Fonu tarafından yapılacak. Çok büyük vinç siparişleri verildi. Bu vinçlerin gelmesi bir süre alabilir. Malın sahibi malın değerini arttıracak. Körfezdeki çalışmalar dahil. Bütün çalışma Türkiye Varlık Fonu’na ait olacak. Albayrak Grubu işletmeci olacak” diye konuştu.

‘LİMANDA MEMUR KALMAYACAK’
Alsancak Limanı’nda ayrılacak olan kruvaziyer bölümüne değinen Öztürk, ayrıca liman çalışanlarına dair bilgileri de aktararak, “Limanın kruvaziyer kısmı için ihale yapılacağı belirtiliyor. Görüşülen firmalar konusunda tecrübeli ve kruvaziyer limanlar işletiyor. 17 operasyon elemanı var derdik, arka tarafta çalışan memur statüsünde 370 kişi var. Onların da başka kuruluşlara nakledilmesine dair hazırlık yapılıyor. EYT’den emekli olmuş limancıların limana dönüş görüşmeleri devam ediyor. Hiçbir kamu personeli limanda kalmayacak. Varlık Fonu yönetiminde bu liman devam edecek. Sonrasında nasıl bir çalışma modeli olur bilmiyoruz. Bazı makine parkında makine parkı arzı gerçekleştirmiş üyelerimiz var, nasıl devam edecekler bilmiyorum” diye konuştu.

‘KONTEYNER TRAFİĞİNE YÜZDE 25 AZALMA VAR’
Limana gelen gemilerin verilerine değinen Öztürk, “Ocak ve Şubat verilerine bakınca böyle bir adım atılması iyi bir gösterge. 2025’ten daha kötü bir 2026 bekliyoruz. 2025 verilerine bakınca Türk bayraklı 330 gemi, 1135 adet yabancı bayraklı gemi vardı. 2026 hesaplarına bakınca 45 gemi Türk bayraklı, 150 yabancı bayraklı gemi geldi. Geçen yılın aynı ayın rakamların trafiğine bakınca yüzde 25 konteyner trafiğinde azalma var. Savaşa bakınca durum daha kötü olacak gibi görünüyor. Dökmede geçen yıla göre farklılık görünmüyor” dedi.

TUGAY’A ÜSTÜ KAPALI GÖNDERME: SÖYLEMLER GARİP GELİYOR
Geçtiğimiz günlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, limana dair ‘biz de alabiliriz’ görüşünde bulunmuştu. Konuyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Öztürk, Tugay’ın ismini vermeden, “Liman her geçen gün kan kaybediyor diyoruz, istatistik ve tablolar bunu gösteriyor. Limana müdahale etmek gerekiyordu. Onun için atılan adımı doğru bir karar olarak görüyorum. Bazı çevreler düşüncemi kabul etmek zorunda değiller. İzmir’in önemli bir gelir kaynağı olduğunu düşündüğüm ve limanımız olduğunu unutmamız gerektiğini söylüyorum. Bugün ‘kapatılsın’ denilen limanın ‘biz de alabiliriz’ deniliyor olması garip gelmiyor değil. Siyasi düşünmeyelim. İzmir ne kaybettiyse siyasi düşüncelerden kaybetti. Yıllarını limanlarda geçirmiş insanlar var, limanların önemini çok iyi biliyoruz. Denizcilik okullarının sebebi liman” dedi.

BALIKÇILARA CEZA YAĞDI… 16 GEMİYE EL KONULDU
Balıkçılık üzerinden değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Yakın zamanda balıkçılıkla ilgili tartışmalar oldu. ÖTV farkı git gide azaldı. Şu an yanlış bilgiler var. Bütün teknelerin kullandığı deniz yakıtlarının ÖTV’siz olduğu tartışması var. Böyle bir şey yok. Özel tekneler istasyondan çıkan rakamı ödüyorlar. Kamu hizmeti veren balıkçı tekneleri ÖTV’den arındırılmış yakıtı kullanıyor. Farkı da kalmadı. Balıkçılıkla ilgili inanılmaz bir denetim var. Sezon başından bu yana 16 balıkçı gemisine 385 av aracına el konulmuş. 144 ton kaçak su ürünü ele geçirilmiş durumda. Toplamda 26 bin 914 gemi kontrol edilmiş durumda. Toplam 47 milyon TL idari para cezası kesilmiş. Denizcilik konusunda iyi olsak da balıkçılıkta neslin sürdürülebilirliğini kaybetmiştik” diye konuştu.

İRAN – İSRAİL SAVAŞINI DEĞERLENDİRDİ
Öztürk, İran ile İsrail arasında yaşanan fiili savaşa dair uzun açıklamalarda bulundu. Savaşın denizcilik sektöründeki etkilerini değerlendiren Öztürk, “Bütün bölgeyi düşündüğümüzde bir kıvılcıma kalmış gibi görünse de, İran ülkesine atılan füzeleri bölgedeki Amerikan üslerinden atıldığını belirterek Körfez ülkelerini de savaşın içine çekti. ABD ile İsrail’in ne yapmaya çalıştığı sürekli değişti. Kendi aralarında mutabakatlar yapmaya başladıklarını söylediler. İran bu durumu refüze etti ve böyle bir konuşmamız yok dedi. Siyasi açıdan ne olacak diye merak ediyorum. Bölgedeki rahatsızlık bizleri de çok etkiliyor” diyerek konuya giriş yaptı.

SAVAŞIN TURİZME ETKİSİ: İRANLILAR BU SENE GELMEDİ
Savaş sebebiyle turizmin etkilerine değinen Öztürk, “Türkiye açısından bakınca turizm etkilenmiş durumda. Dubai’de tatil yapan vatandaşlardan bahsetmiyorum. Kruvaziyere bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Günübirlik gelen İranlılara değinmemiz gerekiyor. 21 Mart’tan sonra geliyorlardı. Sezon öncesi can suyuydu, nefes veriyordu. Turizmde 2-3 ay çalışılır, para toparlanır. Mevzuat noktaları yerine getirilir. Kışın çekek yerine çekilir. Tamir yapılır, borçlanılır. Döngü bu şekilde devam eder. Mavi yolculuk ve günübirlik teknelerin kaybı var. Bu konuyla ilgili bir takım destekler yapılmalıdır. Kruvaziyer konusunda; biz Orta Doğu’da değiliz. Akdeniz’in en doğusundayız. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’yu birleştirirlerse turizm hareketliliği azalır. Kuşadası’na Seles’in gemileri Hürmüz’de kalmış vaziyette. Kuşadası için büyük bir kayıp haline dönüşmüş durumda. Sezon dışında o bölgede çalışıyorlardı. Fiyat politikaları nasıl olacak bilmiyoruz. Limanlarımızın da bir kaybı söz konusu olacak gibi görünüyor” dedi.

GEMİLERDE SHİFTİNG MASRAFI 48 BİN DOLARA KADAR ÇIKTI
Konteyner rakamlarına değinen Öztürk, “Konteyner olarak bakınca durum biraz kötü. Füzeler ilk atılmaya başlandığında 1-2 gün içinde risk primleri artmış vaziyette. Müşterilere bunu bildirmek zorunda kaldık. Hatların her biri fix bir rakam getirmedi. Bazıları rakamları düşürdü, ilk füze atıldığı günden itibaren başlatanlar oldu. Bazıları ise ekstra prim almadı. Bazıları malı göndermeyi iptal etmek istedi. Bazıları yoldayken malı fark yerde indirmek istedi. Büyük problem ise aktarma maliyetleri oldu. Maliyet çok büyük. Tek bir gemide 48 bin dolarlık shifting masrafı çıktı. Türk ihracatçısının Orta Doğu pazarında çok iyi bir yeri var. Denizciliğe ve ihracata büyük bir darbe olarak görüyorum. Akdeniz’de bazı gemiler yoğunluktan dolayı kabul edilmedi. Transit timeların uzamış olmasını ihracatçı ve ithalatçıya anlamıyoruz. Bu süreç uzadığı sürece birçok insan ticari açıdan çok zarar görecek. Finansman döngüsünü kaçırıyoruz. Malı geç geldiği için ödeme yapmayan ve ödemeyi yapmayanlar oldu” diye konuştu.

‘MOTORİN 650 DOLARDAN 1500 DOLARA ÇIKTI’
Benzin fiyatlarına değinen Öztürk, “Geçtiğimiz yıllarda deniz turizmcilerinin fiyatlarına pahalı demiştik ama şimdi nasıl olacak. Motorin uluslararası markette tonu 1500 dolar bazında geziyor. 650 dolardan çıktı. Üzerine bir de barç parası alınıyor. 450 dolardan 900 dolara çıktı heavy fuel oil” dedi.

ÇELİK: ZAMAN VE MİKTAR KONUSUNDA ZORLAMAYA BAŞLADILAR
DTO Yönetim Kurulu Üyesi Mihri Çelik, akaryakıt fiyatlarına dair bilgiler vererek, “Montanlı alışverişlerde yakıt almak için gün alıyorsunuz. Günü geçirdiyseniz sıranızın size gelmesine kadar yakıt bekliyorsunuz. 350-400 ton arası yakıt alacağım diyordun eskiden, şimdi 350 mi 351 mi diye soruyorlar. Zaman ve miktar konusunda zorlamalar başladı” diye konuştu.