Son günlerde ülke gündemini meşgul eden domuz gribi tartışmalarına bir yenisi eklendi. Herkes bu soruyu soruyor.’¶ Evet, domuz gribinin özellikle okullarda öğrenciler arasında yayılmasını önlemek amacıyla gündeme gelen ve Sağlık Bakanlığı yetkilerinin üzerinde ciddiyet ile durduğu bu uygulama aileleri tedirgin etmiş durumda. Öncelikle yaklaşık 16 milyon öğrenciyi kapsayan bu aşı ile ilgili olarak ortada ciddi iddialar dolaşıyor.
Muhalefet cephesi söz konusu grip aşısını üreten üç firmanın lisans almadan bu aşıyı satmalarının mümkün olamayacağını, birçok Avrupa ülkesinin de bu ilacın hala test aşamasında olduğunu ve kendi vatandaşlarını ’‘kobay’’ olarak kullanılma riskine karşılık bu aşının ülkelerinde uygulanmasına karşı olduklarını ifade ediyor ve dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
İddialar ve endişeler bununla da sona bulmuyor. Bu gibi vakalarda fısıltı gazetesi vasıtasıyla ortalarda dolaşan başka iddialar ise daha ürkütücü düzeyde. Özellikle bilgisayar ortamında bilişim teknolojisinde kaydedilen aşama sonrasında ’“Önce virüs üret, daha sonra da anti virüs sat’” mantığı ile hareket edildiği gerçeğine dikkat çekilirken, domuz gribi aşısında ise dev firmaların aynı mantık çerçevesinde bir yol izlediği ve ciddi kazançlar üzerinde hesaplar yapıldığı söylentileri ise adeta insanın kanını donduruyor.
Domuz gribi belirtileri sonrasında sorulan bazı sorulara Sağlık Bakanlığı yetkililerinin verdiği yetersiz cevaplarda kafalarda soru işaretlerine neden oluyor. Özellikle hastalık belirtileri sonrası nasıl korunulmalı?şeklindeki soruya verilen cevap da bir o kadar düşündürücü, İşte o cevap; ’“Belirtiler başladıktan sonraki 7 gün içerisinde ve belirtiler bittikten sonraki 1 gün sonrasına kadar evinizde istirahat ediniz!’”’…deniliyor.
ABD’’li ve İngiliz yetkililer domuz gribi belirtileri taşıyan hastaların öncelikli olarak aşı olmasını tavsiye ediyor. Bizde de Sağlık Bakanlığı yetkilileri, önümüzdeki günlerde okullarda uygulanacak aşı kampanyasında aynı önceliğin ön planda tutulacağına dikkat çekiyor. Hamile kadınlar daha çok risk altında olduğu için öncelikli grupta onlar yer alıyor, bu grubu küçük bebekler ve onlara bakan sağlık personeli izliyor, daha sonra ise domuz gribi vakalarının tedavilerinin yapılacağı hastaneler ve buralarda çalışan personel öncelikli risk grupları arasında yer alıyor.
Dünya devletlerinin yanı sıra ülkemizde de gelişmeler ve iddialar ışığında domuz gribinin etkilerinin aza indirgemeyi hedefleyen bu çalışmalar tüm hızıyla devam ederken, daha ağır bedellerin ödenmemesi amacıyla ortaya atılan bu tür iddiaların göz önünde bulundurulması ve üzerinde hassasiyetle durulması gerektiği kanaatindeyim.