'Zehir' tesisi için ikinci başvuru... Denize doğru büyüyecek!
'Zehir' tesisi için ikinci başvuru... Denize doğru büyüyecek!
İçeriği Görüntüle

Metehan UD / EGEDESONSÖZ - İZBAN bünyesinde taşeron firma aracılığıyla görev yapan yaklaşık 500 güvenlik personelinin, çalışma koşulları, ücret düzeyi ve statü belirsizliği gibi gerekçelerle DİSK Güvenlik-Sen çatısı altında örgütlenme girişimi başlattı.

Sendika Genel Başkanı Yusuf Küçük, yüzde 50 TCDD ve yüzde 50 İzmir Büyükşehir Belediyesi ortaklığındaki kurumda çalışan işçilerin Bakartaş isimli taşeron firma bünyesinde adeta "arafta" bırakıldığını vurguladı.

İşçilerin halihazırda Türk-İş’e bağlı Güvenlik-İş bünyesinde olduğunu ancak ciddi hak kayıpları yaşadığını belirten Sendikacı Küçük, İZBAN’daki en temel sorunun kadrosuz çalışma olduğunu dile getirdi. İhalelerin iki yılda bir yapıldığını, şirket ihalelerinin ise yıllık olarak bazen ek protokollerle uzatıldığını kaydeden Küçük, toplu iş sözleşmesi süreçlerine dair çarpıcı bir tablo çizdi. İşverenin her defasında masaya oturmaktan kaçındığını ve sürecin Yüksek Hakem Kurulu’na devredildiğini belirten Küçük, kurulun sözleşmeleri en alt limitten, yani "en dipten" değerlendirerek kötü koşullarda sonuçlandırdığını vurguladı.

Küçük "İşçilerde bir arafta kalma durumu var. Çünkü Bakartaş diye bir taşeron firmada çalışıyorlar. Aslında bu, protokollerle çözülebilecek bir problem; iki taraf anlaşıp bu meseleyi bitirebilir. Ancak burada çözüm odaklı yaklaşmakla ilgili bir sorun var. Toplu iş sözleşmeleri iki yılda bir yapılıyor ve işveren masaya gelmediği için süreç her defasında Yüksek Hakem'e giriyor. Yüksek Hakem de sözleşmeleri en dipten değerlendirerek çok kötü koşullarda sonuçlandırıyor " dedi.

570049696 859565406629214 357748676663355862 N

"12 SAATLİK MESAİYE RAĞMEN DÜŞÜK ÜCRET"
Maaş skalalarının belediyenin diğer birimlerine göre oldukça düşük kaldığını ifade eden Sendikacı Küçük, İZBAN güvenlikçilerinin bugün 40-45 bin TL bandında ücret aldığını söyledi

Küçük, ekonomik tabloyu şu sözlerle özetledi:

"Belediye bünyesinde çalışanlarla İZBAN işçileri arasında ciddi bir skala farkı var. Üstelik asgari ücretin bir tık üzerinde olan bu rakamı da ancak 12 saat çalışarak alabiliyorlar. Günde 8 saat değil, 12 saat çalışıyorlar; yani her gün yaptıkları 3 saatlik fazladan mesainin farkını alıyorlar. Bir kamu alanı olmasına rağmen piyasa koşullarının oldukça altındalar."

2018’de KİT ve BİT çalışanlarına verilen kadro sözlerinden İZBAN işçilerinin mahrum kaldığını, hatta belediye iştiraklerindeki işçilerden daha vahim bir durumda olduklarını hatırlatan Küçük, yeni örgütlenme stratejilerini şu sözlerle anlattı:

"Geçen dönem yetki alacak sayıya ulaşmıştık ancak Türk-İş’in 29 günlük askı sürecinde yaptığı 'askı kurnazlığı' nedeniyle işçiler yeniden Yüksek Hakem’e mahkum edildi. Bu sene aynı mağduriyeti yaşamamak adına sürece çok daha erken başladık. Henüz bir-iki yıllık bir süre olsa da irili ufaklı üyelikler gelmeye başladı. Önümüzdeki bir aylık süreçte bu dalganın daha da hızlanacağını öngörüyoruz."

"ANAYASAL HAKKINIZI KULLANIN, BİZ ARKASINDAYIZ"
Tüm İZBAN güvenlik emekçilerine seslenen Sendikacı Küçük, sendikalı olmanın anayasal bir hak olduğunu ve işçilerin hiçbir baskıdan çekinmemesi gerektiğini vurguladı.

"Kendilerine yönelecek en ufak bir olumsuz imada dahi karşılarında dimdik dururuz" diyen Küçük, İZBAN yönetimindeki hem belediye hem de TCDD tarafının bir araya gelerek bu sorunu protokollerle çözebileceğini, çözüm odaklı bir yaklaşımla işçilerin hak ettiği kadroya kavuşması için kararlılıkla mücadele edeceklerini ifade etti.