Türkiye’’de demokrasi yoktur.
Bu ifadeyi mecazi anlamda kullanmıyorum.’¶ Türkiye’’de, demokrasinin olmazsa olmazı, SEÇİLME EŞİTLİĞİ ve ÖZGÜRLÜĞÜ yoktur. Bu sadece siyasi partiler için değil, dernekler, odalar ve sendikalar içinde geçerli olan bir gerçektir. Bugün bir siyasi partiye veya bir derneğe- odaya üye olmak istediğinizde o yerin yetkilisi sizi kabul etmeyebilir. Sebebini de açıklamaz, sizin de herhangi bir yere itiraz hakkınız yoktur. Bunun sonucu olarak da partiler, sendikalar, sivil toplum örgütü olabilecek dernekler, bazı kişilerin tekelinde bulunmaktadır. Bu nedenle de ülkemizde KATILIMCI DEMOKRASİ yoktur.
Eğer gerçek bir demokrasi istiyorsak siyasi partiler, dernekler ve sendikalar yasalarında radikal değişiklikler yapmak zorundayız. Siyasi partiler yasasında yapılacak değişikliklerle, herkes seçilme hakkına kavuşacak ve böylece parti içi demokrasi sağlanacaktır. Parti içi demokrasilerin sağlanması ile lider hegemonyası yıkılacak, bütün başarısızlıklarına ve kamuoyunun güvenini yitirmelerine rağmen parti başkanlığından ayrılmayarak, başında bulundukları en köklü partileri bile yok eden liderler devri kapanmış olacaktır. Ayrıca parti içinde rekabeti yok eden mevcut sistemin değişmesi ile her siyasi parti kendi diyalektiği içinde sürekli gelişme ve yenileşme imkanı bulacaktır.
Siyasi Partiler yasasında düzenlenecek en önemli kurum, ’“ SİYASİ PARTİLER İLÇE SİCİL BÜROLARI’” kurmak olacaktır. Hakim denetiminde ve bilgisayar ortamında çalışacak olan bu bürolar, siyasi partilerin geçerli üye kayıtlarını tutacaklardır. Bu siciller herkese açık olacaktır ve siyasi partilerin yapacakları ilçe kongrelerinde ve önseçimlerinde oy kullanacak üyeler, siyasi partiler ilçe sicil büroları tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı’’na bildirilmiş onaylı listelerde yer alan üyeler olacaktır.
Bir siyasi partiye üye olan kişi bu bilgileri içeren belgeleri, ilçe örgütüne onaylatarak, siyasi partiler ilçe sicil bürosuna verecektir. Böylece bu bürolar, kendi çevrelerindeki parti üyelerini, düzenli bir şekilde ve bilgisayar ortamında tutacaklardır.
Siyasi partiler ilçe sicil büroları, ilçe seçim kurulu Başkanı Hakiminin denetiminde olacak, üye kayıtları en az 6 ayda bir incelenecektir.
Bu sistemle, bir ilçede bir kişinin birden fazla partiye üye olması veya ölü bir şahsın üye görünmesi gibi sürekli yaşadığımız olumsuzluklara son verilmiş olunacaktır. Üyelerle ilgili ikinci önemli düzenlemede, bir siyasi partiye yapılan üyelik başvurusunun reddi halinde, YARGI YOLUNUN açık olması olacaktır. Bu da parti yöneticilerinin kendi yandaşları olmayanları üyeliğe kabul etmeyerek, parti içinde kurdukları anti- demokratik egemenliğe son verecektir.
Siyasi Partilerin ilçe kongreleri, sicil bürolarına kayıtlı ’“TÜM ÜYELERİN’” katılımıyla yapılacaktır. Büyük Kongre delegeleri, il kongresi delegeleri, ilçe başkanı ile ilçe yönetim kurulları, ilçe kongresinde seçilecektir.
Partinin; Merkez Karar, Merkez Yürütme(G.İ. K), Merkez Disiplin kurulu üyelerini gizli oyla seçmek, partinin tüzük ve programında değişiklik yapmak, partinin gelir- gider kesin hesabını kabul ve hesapları ibra etmek veya reddetmek, kanunlar ve parti programı çerçevesinde toplumu ve devleti ilgilendiren konularla kamu faaliyetleri ve parti politikası hakkında genel nitelikte olmak şartıyla temenni veya bağlayıcı kararlar almak; kanunun veya parti tüzüğünün gösterdiği sair hususları karara bağlamak; partinin kapanmasına veya başka bir partiyle birleşmesine ve böylece hukuki varlığı sona erecek partinin mallarının tasfiye veya intikal şeklinde dair kararlar vermek, büyük kongrenin yetkilerinden olacaktır.
Siyasi Partinin Genel Başkanı ise; İl kongresi delegelerince (her il’’de en az 600 delege var) gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile seçilecektir. İlk oylamada sonuç alınmazsa ikinci oylamada en çok oy alan seçilmiş olacaktır. Her İl, için Genel Başkanlık seçimini ayrı olarak yapacak ve illerin toplam sonucu ile Genel Başkan seçilmiş olacaktır. Genel Başkanlık seçim takvimi için her turun 10 gün içinde tamamlanması ve iki tur arasında 15 günden fazla süre olmaması esasına göre düzenlenecektir. Böylece, siyasi parti genel başkanlarının kontrolü çok kolay 1000- 1200 delege tarafından seçilmesine son verilerek, 50- 60 bin civarındaki il delegeleri tarafından seçilmeleri sağlanacaktır. Bu hüküm ile parti liderliğine bir defa seçilen kişinin, defalarca seçim yenilgisine uğrasa, defalarca başarısız olsa da o görevde kalmasına izin veren sistem değişecektir. Ülkemizdeki mevcut siyasi partiler yasasındaki delege sistemi yüzünden siyasi parti liderlerinin, 1000- 1200 büyük kongre delegesine hakim oldukları sürece devam eden liderlikleri sona erecektir. Sözde karizmatik liderleri bu sistem yaratmaktadır. Genel Başkan seçimi 50- 60 bin il delegesi tarafından seçildiğinde ise, parti tabanının esas iradesi gerçekleşmiş olacaktır.
Siyasi Partilerin milletvekili adaylarının tespitinde de, merkez yoklaması ile belirlenen aday oranı % 2’’yi geçemeyecektir.
Milletvekili adaylarını da, ilçelerde kayıtlı tüm üyeler seçecektir.
Bu değişiklikler ile siyasi partilerde; PADİŞAH LİDER, LİDER HEGEMONYASI gibi kavramlar tarihe karışacaktır. Aynı zamanda demokratikleşme konusunda da en ciddi adım atılmış olacaktır. Parti içinde demokrasinin egemen olması, katlanarak ülkedeki demokrasinin de, gelişmesini sağlayacaktır.
’“ Deve Kabe’’ye gitmekle, HACI olamaz.’”
’“ Ben demokratım demekle, demokrat olunmaz’”.
Demokrat olmak için öncelikle kendi partinde demokrasiyi uygulayacaksın. Parti içinde en ufak bir eleştiriye tahammül edemeyen, kendini kral, çevresindekileri köle gibi gören zihniyetler asla demokrat olamazlar.
(Eleştiri insana verilebilecek en büyük armağandır) K.Şeker.