Dilek ÇELİKTEN / EGEDESONSÖZ – Türkiye’de son yıllarda cep telefonu fiyatlarının hızla yükselmesi, tüketiciyi yasal yolların dışına iten yeni bir tabloyu da beraberinde getirdi. Yurt dışından getirilen cep telefonlarının yüksek vergi ve kayıt bedelleri nedeniyle resmi olarak kullanılamaz hale gelmesi, IMEI kopyalama ve çip takma gibi yöntemlerle oluşturulan kaçak bir pazarın büyümesine zemin hazırladı. Bu pazar artık bireysel girişimlerin ötesine geçerek, tamir atölyeleri, paravan işletmeler ve yazılımcıların dahil olduğu organize bir rant alanına dönüştü.
Sosyal medya platformları ve ikinci el satış siteleri üzerinden verdikleri ilanlarla alıcıya ulaşan kişiler, kayıt dışı ve denetimsiz satışlarla piyasada ciddi bir hareketlilik oluşturuyor. Kaçak yollarla Türkiye’ye sokulan telefonların, başka cihazlara ait IMEI bilgileriyle sisteme kaydedilerek piyasaya sürülmesi hem tüketiciyi mağdur ediyor hem de kamuya ciddi vergi kaybı yaşatıyor.
Tüketiciyi Koruma Derneği (TükoDer) İzmir Şube Başkanı Av. Fatih Kurdoğlu, EGEDESONSÖZ’e yaptığı değerlendirmede, kaçak telefon kullanımının temel nedeninin fahiş fiyatlar ve ağır vergilendirme politikaları olduğuna dikkat çekti.
Başkan Kurdoğlu, yasadışı yollardan Türkiye’ye getirilen ve çip takılarak ya da IMEI kopyalanarak piyasaya sürülen kaçak telefonlar hakkında açıklamalarda bulundu. Cep telefonu fiyatlarının pahalılığı nedeniyle vatandaşların illegal yollara yöneldiğini dile getiren TükoDer İzmir Şube Başkanı Fatih Kurdoğlu, vergilendirme sisteminin değişmesiyle vergi kaybının önüne geçilebileceğini vurguladı.

'ASTARI YÜZÜNDEN PAHALI'
Dünyada en pahalı telefonu kullanın üç ülkeden biri olduğumuzu belirten Fatih Kurdoğlu, "Yurt dışından getirilen bazı telefonlar IMEI kopyalanarak veya çip takılarak kullanılıyor. Şimdi bunda iki tane husus var. Bir Türkiye'deki cep telefonu fiyatlarının çok yüksek olması, dünyada en pahalı cep telefonunu kullanan ilk üç ülkeden biriyiz. Bizdeki telefon fiyatları çok yüksek. Bu yüzden yurt dışından kaçak yollarla gümrüksüz getirilen telefonların da yurt içinde kullanımı yasak. BTK tarafından yasaklanmış bir durumda. Yurt dışından getirilen telefonların ancak pasaporta işlenmesi suretiyle kaydı yapılmasının yolu açık. Yani yurt dışından bir telefonu getirdiyseniz pasaportunuzla IMEI'i BTK'ya kaydettirilerek telefonu kullanıma açık hale getirebiliyorsunuz. Ancak pasaporta kayıt ücretleri de çok yüksek. 2026 yılında bu ücret yüzde 20 zamla 54 bin 258 TL'ye yükseldi. Ciddi rakamlar böyle olunca da yurt dışından telefon almanın bu haliyle bir esprisi kalmadı. Astarı yüzünden pahalıya gelmeye başladı. Bu yüzden de insanlarımız diğer illegal yola yöneliyorlar. Tamamen gümrüksüz, üçüncü kişiler ve kaçakçılar tarafından getirilmiş telefonlara daha önceden kullanılan eski telefonun IMEI'ini kopyalıyorsunuz.Veya bozulmuş ya da çalınmış telefonların e-mailleri kopyalanıyor. Yani aslında kaçak yolla telefon dolaşıma sokuluyor. Özellikle Güneydoğu'da ve Doğu Anadolu'da bu tarz kullanım çok yüksek" açıklamasını yaptı.
'RANT HALİNE GELDİ'
Kaçak telefon sektörünün oluştuğunu belirten Kurdoğlu, şöyle devam etti:
“Telefonlara çip takılıyor. Bu da ciddi bir sektör ve rant haline geldi. Bunu yapan telefon işletmeleri çok ciddi paralar kazanıyor. Aslında kullanıcıdan ziyade bunların üzerine gidilmesi gerekir. Bu kopyalamayı yapanlar genellikle telefon tamir atölyeleri. O ürünü kullanan kişiyle uğraşmak yerine, bu işi yapan firmalara, kişilere ve yazılımcılara müdahale edilmeli. Ayrıca bu kaçak telefonlar Trendyol veya diğer alışveriş sitelerinde de satılıyor. Bunların tespiti de oldukça zor.”
'VERGİLER DÜŞÜRÜLSÜN'
Hazine ve Maliye Bakanlığı'na çağrıda bulunan Kurdoğlu, "Yasa koyuculara buradan bir önerim var. Vergilendirmeyi Hazine ve Maliye Bakanlığı yapıyor. Bu vergi kaybının önüne geçmek, kaçak kullanımı sınırlamak için telefon fiyatlarının makul rakamlara getirilmesi üzerindeki vergilendirilmenin azaltılması lazım. Bu aslında vergi kaybına sebebiyet veriyor. İnsanlar bu sefer illegal yolları öğrenmek zorunda kalıyorlar. Yapılan vergilendirme makul tutulsa böyle bir yol ve yöntem izlenmeyecek. Bu vatandaşın sorunu değil. Maalesef onlar da bu tarz yollara gitmek zorunda kalıyorlar" dedi.




