EGEDESONSÖZ- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde dün sabah saatlerinde 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Buca Belediyesi eski Başkanı Erhan Kılıç ve CHP Buca eski İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

AK Partili İnan'ın hedefinde yerel yönetim: İzmir'i kazanacağız, belediye binasını da biz yapacağız!
AK Partili İnan'ın hedefinde yerel yönetim: İzmir'i kazanacağız, belediye binasını da biz yapacağız!
İçeriği Görüntüle

Gözaltına alınan isimlerin emniyetteki işlemleri sürerken, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de emniyet binası önünde açıklamalarda bulundu.

İfadelerin henüz alınmaya başlanmadığını belirten Güç, belediyeden gözaltı sürecinde de evrak istendiğini öne sürerek yapılan operasyonun ciddiyetten uzak olduğunu ifade etti.

Güç, konuşmasında şunları söyledi:

"İfadeleri almamışlar maalesef. İnsanlara eziyet çektiriyorlar burada. Zaten küçücük odalarda üst üste kalmak zorunda kalıyor insanlar. Bir an önce ifadelerin alınıp adliyeye gönderilmesi lazım. Süreç ek süre, ek süre şeklinde gidiyor. Süreci uzattıkça insanlara eziyet çektirdikçe, insanları yılgınlaştırmaya çalışıyorlar bu doğru bir yaklaşım değil. Bu süreçlerin adli suçlar gibi arkadaşların bu kadar zorlandığı, ailelerin dört gün boyunca burada eziyet çektirilmesi doğru bir süreç değil. İki gündür belediyeden sürekli evrak istiyorlar, bu işin ciddiyetinin sorgulandığı bir süreç esasında. İş ciddiyetle hazırlansaydı belediyeden sürekli evrak istemezlerdi belediyeden niye şimdi evrak istiyorsun? Zamanında isteyebileceğin evraklar varken şimdi neden istiyorsun, ciddiyetsizlikle hazırlanmış acaba bir şeyler daha bulabilir miyiz? Diye hareket edilen adli süreçten bahsediyoruz. Bunlar vatandaşı kırıyor, toplumu bölüyor, birbirinden ayrıştırıyor. Dikkat edilmesi gereken konular var, devlet yapısı bozluyor, devlet yapısı bozuldukça halkın devlete olan güveni azalıyor. Biz devletimize güvenen bir arada olan onunla birlikte var olan insanlarız. Devlete olan güvenimiz kaybolursa toplumsal anlamda kırıma olur. Süreç öyle bir hale geldi ki cumhuriyet halk partisine kayyum atanacak duruma kadar geldi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu asla kabul etmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin alt yapısı Atatürk ile beraber kurumsallaşmış ve köklenmiştir. Bu yapı asla ve asla bozulmayacaktır. Biz bu devlet yapısıyla alakalı bozulmanın ilk seçimlerde AKP hükümetine halkımız tarafından bu cezanın kesileceğini düşünüyoruz. Bunu ilk seçimlerde göreceğimizi buradan tekrar söylüyorum.

İçerikle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Güzelbahçe’de Mustafa başkanın durumunda da aynı şeyi yaşadık. Gizlilik kararı aldılar hiçbir şey söylemediler. En son ifadelerde öğrendik. Bomboş bir dosya bomboş. Burada da ne olduğu belli olmayan örgüt adı altında toplanılmış bir süreç işletiliyor. İşin içeriği nedir? Burası bir belediyedir, kamu kurumudur. Önceden Sayıştay burayı denetlemiş midir? Denetlenmiş bir işle alakalı mı arkadaşlar içeri alınmıştır? Koskoca Buca Belediyesi’nin bütün bürokratları, üst yöneticilerinin tamamı toplandı, buraya getirildi. Belediyede durumlar, işler ilerliyor mu? Hizmetler sürüyor mu? İşçilerle ilgili problem yaşanıyor mu? Maaşlar ödenebilecek mi? Şirketlerle alakalı, vergi borçlarıyla, ödemeleriyle alakalı sıkıntılar yaşanacak mı? Bunları düşünen yok. Halkı, vatandaşı, milleti düşünen hiçbir sistem yok. Topladılar 62 kişiyi, bütün belediyeyi topladılar, arkadaşlar içeride kalsın diye bir sistem yürütüyorlar. Bu yaklaşım zaten rahatsız eden yaklaşım. Güzelbahçe’de de arkadaşlarımızı içeriye aldılar. Gizlilik kararı var dediler. Adliyede ne olduğunu öğrendik. Hiçbir şey yok. Bomboş bir dosyadan Mustafa Başkanımız içeri alındı bir tane müteahhidin suçlamasıyla beraber. Herhangi bir insan, bir insanı suçladıktan sonra içeri alınabiliyorsa, bu ülke bu hale geldiyse, bu ülke devlete olan güvenini, hukuka olan güvenini kaybetmiştir. Bizim rahatsızlığımız bundan. Biz devletimize, hukuk sistemine güvenemeyeceksek, Adalet Bakanlığı’na güvenemeyeceksek, hakim, savcıya güvenemeyeceksek, bu ülkeye bağlılığımızı nasıl sağlayacağız? Bu ülke için çalışmayı, vergi ödemeyi, hayatımızı, ömrümüzü, çocuklarımızın geleceğini bu ülkeye adamayı nasıl sürdüreceğiz? Bu bizi toplumsal olarak yıpratıyor, milletimizi yıpratıyor. Bu sürecin bu şekilde yürütülmesi, gizli kapaklı yürütülmesi, kapalı kapılar ardında yürütülmesi hepimizi rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığın sonucu farklı sonuçlara neden olabilir. Buna dikkat etmek gerekiyor”