Ak Parti'de aday adaylarında 'tık' çıkmıyor.
CHP'de ise aday adayları son gaz çalışıyor…
Öyle ki, kimi muhtarlara kahvaltı veriyor, kimi sivil toplum örgütlerinin kapısını aşındırıyor.
Kimi pazarcı esnafına koşuyor, kimi elinde kepçe çorba dağıtıyor.
Gezmekle kalmadıkları gibi, medyaya da birbirinden ilginç demeçleri, çalışmaları ve projeleriyle ilgili de bilgi bombardımanı yapıyorlar.
Ara sıra da olsa bazı ilçelerde mevcut belediye başkanını alaşağı edebilmek için arıza çıkarma yolunu seçen kimi aday adayları da çıkıyor.
Genel merkezin pek bilir yöneticileri 'Anket yapacağız adayı öyle seçeceğiz' dedi aday adayları da ne yapsın tanınırlığını arttırmak halka sorulduğunda 'bu kim ya' denmesin diye varını yoğunu ortaya koymaya başladı.
Anlayacağınız CHP'nin aday adayları başkanlık koltuğu için sıkı çalışıyorlar.
Çalışsınlar.
Koştursunlar…
Hayal gücünü bile sollayan ilginç projeler üretsinler.
'Ben daha iyi yönetirim' desinler.
'Benden iyi belediye başkanı olur' iddiasını sürdürsünler.
Buraya kadar hepsine tamam…
Çünkü CHP Genel merkezi böyle istedi.
Peki, 10-15 gün içinde aday isimleri açıklandığında ne olacak?
Çok umutlu olmalarına rağmen aday gösterilmeyenler ciddi hayal kırıklığı yaşayacak.
Bu durumda, kimisi aday adaylığı döneminde gösterdiği yüksek performansı seçim kampanyası döneminde sergilemek istemeyecek.
Kimisi küsecek, evine çekilecek.
Hele hele belediye başkanı olduğu halde aday yapılmayan olursa, çok kızacak.
Daha ileri gidenler, karşı partiye çalışmayı seçecek.
Kimi 'benden sonra tufan olsun' diyecek.
Ne yazık ki yüksek olasılıkla CHP'de bazı ilçelerde bunlar yaşanacak.
Oysa yaşanmamalı!
Aday olamayanlar aday olanın yanına geçmeli.
Aday gösterilenler, kendi ilçesindeki tüm aday adaylarını toplayıp seçim kampanyasını onların koluna girerek başlatmalı.
Eğer içlerinde koltuk değil, parti sevgisinin biraz kırıntısı varsa böyle yaparlar.
Yapmazlarsa, çantada keklik olmayan yerel seçim zora girer bilsinler.
Umarım aday adaylarını yarıştırmayı seçen CHP Genel Merkezi bu olasılığı da düşünüp, bir plan hazırlamıştır.
Yoksa işleri gerçekten zor!
Büyükşehir'de hukuktan anlayan var!
Eski genel sekreter Ersu Hızır'ın son görevden alınışının ardından Başkan Aziz Kocaoğlu ve bazı bürokratlara soruşturma izni çıkması, 'Büyükşehir'de hukuktan anlayan yok' yorumlarına neden oldu.
Oysa o yorumlar doğru değil.
Büyükşehir Belediyesi'nde hukuktan anlayan bir ekip var.
Hukuki yolları da bilen gerek hukuk müşavirliğinde, gerek hukuk işlerinde, gerekse teftiş kurulunda bir birinden değerli isimler mevcut.
Ersu Hızır'ın yargı kararına rağmen göreve döndürülmemesi hukuk bilmezlikten değil aslında.
En baştaki ismin, kendi yargılandığı davalarda mahkeme önünde yaptığı açıklamalarda giderken inandığını söylediği 'hukukun üstünlüğüne' inanmamasından.
Eğer belediyenin 1 numarası hukukun üstünlüğüne inansaydı, bir zamanların 2 numaralı ismini mahkeme 'göreve iade ettiğinde' 'geç koltuğa' derdi.
Ama 1 numaralı isim, 'ben varken bu belediyeye giremez' sözünü hatırlayıp, hukukun üstünlüğünü unutuyor.
Ersu Hızır konusunda olan budur sadece…