Kendilerine 'Sola çek kampanya ekibi' diyen bir grup, CHP'ye 'sola çek' uyarısında bulundukları bir deklarasyon yayımlamış. Sanat ve medya dünyasından birçok ismin imzası var metinde.
Kampanya CHP'de dümeni sola kırma isteği uyandırır mı bilemem ama 'sokağın sesi' bu tespitlere kesinlikle kulak verilmeli.
'Tarihsel mirasın bize gösterdiği yegane gerçek; sokağın güçlendiği dönemlerin etkili/belirleyici sol politika üretmeye zemin oluşturduğudur. Vedat Dalokay ve Ahmet İsvan'a iki büyük anakentin kapılarının %60′ın üzerinde yüksek oyla açılması, esasında Gezi ruhunun asla sapmaması gereken yolundan izler taşımaktadır.' Bu tespite CHP tabanı karşı çıkabilir mi?
Veya bu tespite? 'Toplumun tüm dinamiklerini; kadınları, çocukları, yaşlıları ve engellileri; öğrencileri, taşeron işçileri, doğanın ve emeğin değerini öncelleyen bir belediyecilik anlayışını sol politika ve adaylarla taçlandırma beklentisinin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde CHP'nin sokağın beklentisini göremediğini düşünüyoruz. Kaldı ki; mevcut ekonomi-rant merkezli bir anlayışın toplumun aklında ve vicdanında gömüldüğü bir süreçte, paylaşımcı bir belediyeciliği ve bunun da öznesinin doğa ve insan olması gerçeğini düşünenlerin çoğunluk olduğunun görülmesi gerekir.'
CHP Genel Merkezi genel seçimlerde yaptığı sağdan aday transferinin bir benzerini yerel seçimler için yaptı. Üstelik bu 'hastalıklı' anlayışı biraz daha ileri götürdü! 'Mehmet Haberal mı, Sinan Aygün mü beni temsil ediyor?' diye soran tabanının sesine dahi kulak vermeyen CHP'nin sokağın sesine kulak vermesi elbette beklenemez/beklenmemelidir. Metni yayımlayan aydınların da böyle bir beklentisi olduğunu sanmıyorum. Buna sadece toplumsal sorumluluğun yerine getirilmesi denebilir…
Lakin metinde yer alan Gezi eylemleri, internete sansür süreci, Emek Sineması direnişi, Beyoğlu'ndaki yaşam alanı ve ODTÜ'deki ağaç katliamında verilen mücadele gibi kavramların bugünkü CHP'ye oldukça uzak olduğunun bilinciyle, geçmişten çarpıcı bir örnek verilerek hatırlatmada bulunulmuş. '…DİSK grevinde greyder anahtarını işçilere veren ve üst sınıfın golf sahasını kent insanına park olarak açan Vedat Dalokay'ın ve sosyalist kimliğini saklayarak değil, öne çıkartarak 'seçim kazanan' Ahmet İsvan'ın olduğunu, 1989'da sol belediyecilik politikaları ile zafer kazandığını hatırlatmak isteriz.'
Hadi onları da geçelim Dikili'den el sallayan Osman Özgüven gerçeğini de mi göremiyorlar?