İzmir’’de ’“metro’” tartışmaları bitmek bilmiyor.’¶ Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, son dönemlerde AKP İl Başkanı Ömür Kabak’’ın metro temelli ağır eleştiri oklarına hedef oluyor. Özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’’ın geçtiğimiz hafta İzmir’’e yaptığı ziyaret sonrasında gündeme gelen, ’“Metroyu biz tamamlayalım’’ teklifi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
AKP İl Başkanı Kabak, Kocaoğlu’’nu sıkıştırıyor, ’“Biz bu işi beceremedik desinler, hükümetimiz halletsin’” derken, Başkan Kocaoğlu da defansta, ’“İzmirliye söz verdik, biz tamamlarız’” yanıtını veriyor.
İzmir’’deki metro çalışmalarına yakından baktığımızda sorunun yüklenici firmalardan kaynaklandığı ortada. Önce Bayındır aldı, battı. Ardından Bozoğlu girdi o da metro çukurunda kaldı.
Şimdilerde yeni bir ihale hazırlığı söz konusu’…
Büyük talihsizlik! Hem başkan hem yüklenici firma açısından’… En büyük talihsizlik de o bölgede yaşayan İzmirliler cephesinde yaşanıyor. Özellikle de bölge esnafı ciddi bir mağduriyet altında.
Elini vicdanına koyan bir İzmirli olarak ben bu konuda ’‘Suçlu şudur’’ diyemiyorum. Çünkü, başladığı işi bitirmeyi kim istemez ki.
Başkan Aziz Kocaoğlu, metroyu özellikle bitirmemek, İzmir’’e işkence çektirmek ya da muhalefetin ağzına sakız gibi sürekli çiğneyeceği bir malzeme vermek ister mi?
Ya da müteahhit firma’… ’‘Şu ihaleye gireyim de batayım, işi yarım bırakıp kaçayım’’ der mi?Ama metro gibi ağır işlerde bu ve benzeri sıkıntılar hep yaşanıyor. İzmir’’de yaşanan şanssızlık biraz daha fazla oldu sadece.
Zemin çürük ve de zor çıktı mesela. Onlarca yer altı gölü, nehri, fay kırıkları ne ararsan var zeminde. Üstüne müteahhit firmaların ekonomik zorlukları, ihale kanunun bağlayıcılığını eklediğinizde ne yazık ki bir dizi şanssızlık yaşanabiliyor.
***
Her ne kadar AKP cephesinde metro ile ilgili ’‘Beceriksizlik, iş bilmezlik ve başarısızlık’’ eleştirileri yapılıyor olsa da, Bornova Merkez-EVKA3 dışındaki metro projelerinin yüklenici firmalardan kaynaklı geciktiği biliniyor. Başkan Kocaoğlu ise konu ile ilgili eleştirilerin insafsızca olduğunu yineleyerek, ’“İzmir’’de 80 kilometrelik metro çalışması yürütüyoruz. Bu nedenle daha önce belirtilen takvimler değişebiliyor. İzmir halkına sözümüz var. Büyükşehir belediyesi olarak bu metroyu bitireceğiz.’” Diyerek hükümet cephesine bilinen nezaketi ile yanıt vermeye çalışıyor.
Sonuçta biz de İzmirli olarak şunu merak ediyoruz. Ne olacak bu metroların hali, bitecek mi yoksa muhalefetin iddiası gibi bitirilemeyecek mi?
Bu konuda yaptığım küçük bir araştırmadan sonra konuya ilişkin daha net tespitler yapma şansım oldu. Yürürlükteki kamu ihale yasasından ağzı yanan Büyükşehir, artık yeni bir müteahhit kazası yaşamamak için işi sıkı tutuyor.
İhale yasasına bağlı kalıp en iyi teklifi veren firmaya işi vermek yerine aynı yasanın özel maddelerinden yola çıkarak işi bir an önce sonuca götürebilecek yeterliliğe sahip firmalar ile çalışma kararı alındı. İhale yasasındaki 21 B maddesi üzerinden hareket eden
Büyükşehir, bir yandan kangrene dönen metrolardan bir an önce kurtulmak, diğer yandan olası tehlikelere karşı hızlı hareket etmek istiyor.
’‘Keşke iki yıl önce bu yolu izleselerdi’’ diyoruz ama zararın neresinden dönülse kardır diyerek anlamaya çalışıyoruz süreci.
Özellikle Üçyol-Üçkuyular arasındaki 5 kilometrelik alana ilişkin ’‘tehlike’’ sinyalleri Büyükşehir’’i böyle bir yola itmiş olabilir. Yoksa Aziz Kocaoğlu şu ana kadar böyle bir ihale yolu izlemedi.
***
Kamu İhale Yasası’’ndaki açık ihalenin sonuçlanması için 6 ay beklemeyi göze alamayan Büyükşehir, aynı yasanın özel maddelerine dayanarak bir an önce ihale sürecini tamamlayıp işe koyulmayı planlıyor. Öngörülen tarih 1 yıl. Bahar aylarında Hatay güzergahında yaşamın normale dönmesi, yolların açılması bekleniyor. Metroya İzmirli’’nin binmesi ise yıl sonunu bulacak. Ama Aliağa-Menderes Hattı’’nda haberler güzel. Altı aya kadar bu hattın yolcu taşımaya başlayacağı belirtiliyor.
AKP cephesinden bu kez de ’‘Neden 21 B’’ye göre ihale yapıyorsunuz?’” eleştirisi yükseliyor. Birkaç yetkili ile konuştum.
Kentin kaybedecek zamanı kalmadığını, bu konuda halkın da kendilerinin de sabırlarının dolduğunu ve de olası tehlikelere karşı inşaatı bir an önce tamamlamayı hedeflediklerini söylüyorlar. Bence de haklılar.
Artık İzmirli bir an önce çağdaş ulaşım aracı metrodan yararlanmalı. İhale yasasının açık ihale sistemine göre yapılan ihaleleri de gördük. Batmak üzere olan bir müteahhit son çare olarak metroları görüyor. Belgelerini tamamlayıp en düşük teklifi verince de belediyenin bu firmayı tercih etmekten başka yola kalmıyor. Kısa süre sonra ekonomik krize girip metroyu bir kez daha çıkmaza sokuyor. Çünkü yüklenici firmanın derdi İzmirliyi modern ulaşım imkanına kavuşturmak değil. Ekonomik badireyi atlatıp, kasasını doldurmak’…
***
Sonuç olarak diyorum ki; metro konusunda AKP cephesinden yapılan eleştirilere saygı duyuyorum. Çünkü muhalefet görevlerini yapıyorlar. Ama kendi adıma Büyükşehir Belediyesi’’nin bu zor virajı başarıyla dönüp, metro projelerini tamamlayacağına da inanıyorum.
Konuyu iç siyaset malzemesi yaparken aşırıya kaçılmaması gerektiğine inanıyorum. Evet AKP’’den gelen eleştiriler Büyükşehir Belediyesi’’nin işe daha iyi sarılmasını sağlayacaktır. Ama eleştirilerde insaf sınırlarını zorlayan, eleştiriden çok harekete varan noktalar olmamalı. Çok değil 1 yıl sonra trenler hareket edecek. 80 kilometrelik Aliağa-Menderes ve de Üçyol-Üçkuyular’… Trenler hareket ettiğinde bugün yapılan eleştiriler buhar olup uçacak. O nedenle itidalli davranıp, kalp kırmadan, hakaret etmeden yola devam edilmeli. İzmir’’e yakışan olgunlukta ve kent yararına’…