Konu Ortadoğu olduğunda Türkiye'yi yönetenlere bir şeyler oluyor…
Kah 'bir koyup üç alma' peşine düşüyorlar, kah 'dört adam gönderip sekiz füze attırma' peşine…

Bir koyup üç alma peşinde olanların neler aldığı tarihin tozlu raflarındaki yerini aldı. Muhtemelen aynı raflarda; Suriye topraklarına gönderilecek dört adama attırılacak sekiz füze karşılığında alınacakların koyulacağı boş yerler de vardır…

Gönderilen tırlar dolusu 'insani yardım' ile coğrafyayı esnetip Suriye'de yaşanan iç savaşı, Şam'ı Ankara'ya taşımak ise maharet işiydi, yetenekli yöneticilerimiz sayesinde bunu hızlı bir şekilde başardık…

Bu aynı zamanda AKP'nin 'Komşularla sıfır sorun politikası' na örnek gösterilecek önemli bir başarısıdır.

'Arap Baharı' na teslim olmuş Mısır, Libya, Tunus gibi; Suriye'nin ve Beşşar Esad'ın da birkaç ay içinde bahara teslim olacağı öngörüsü aynı başarılı politikanın imzasını taşıyor…

Ha keza; sınırlarımızın yolgeçen hanına dönmesi, çağdaş dünyanın terörist ilan ettiği DAİŞ'e ülke içinde ve sınırlarımızda kanka muamelesi yapılması da…

'Erdoğan'ın gönüllü askeriyiz' pankartı açan ve 7 Haziran seçimlerinde AKP'nin İstanbul Milletvekili adayı olan Osmanlı Ocakları Başkanı Furkan Gök'ün DAİŞ üyesi Suruç bombacısı için Twitter hesabından yaptığı 'Canlı bombaya rahmet, yakınlarına sabır diliyorum' mesajı kankalığın boyutu hakkında sanırım yeterince fikir veriyordur…

DAİŞ sınırımıza ağır silahlar sevk ediyor, ateş açıp can alıyor, TSK karşılık veriyor, F 16'lar gece karanlığında DAİŞ mevzilerini vuruyor, polis içerdeki 'hırsıza' operasyonlar düzenliyor vs…
Yaşananlarda anlaşılamayacak veya anlaşılabilecek şeyler var ama benim baştan beri anlamaya çalışıp da anlayamadığım tek şey; ne oldu da 'Kardeşim Esad' ' Firavun Esed' oldu?
Birlikte yapılan tatilin ve mutlu pozların verildiği resimler hafızalardaki tazeliğini hala koruyor…
Benim gibi Beşşar Esad da bu sırrı çözememiş olacak ki soruyor; 'Vahiy mi geldi kendisine?'