Bayraklı'da bir dernekten söz edeceğim bu yazımda.
Bu dernek sessiz sedasız 300 e yakın üyesiyle ve özellikle kadınlarının gayretiyle faaliyetlerine devam ediyor. Her perşembe kadınlar günü olarak toplanılıp kimi zaman kısırlı kekli kabul günleri, kimi zaman lokmalar ve dualarla sohbet, muhabbet ortamı yaratılıyor.
Dördüncü yıldır kesintisiz, çocuklarına bağlama kursuyla Telli Kuran'ı öğretiyorlar. Bu yıl ayrıca yetişkinler için de bir sınıf açılıyor.

Muharrem ayında aşure kazanları kaynıyor her yıl yüzlerce canla paylaşılan.
Bu yıl ilave olarak 10 gündür her gün 100-110 can birlikte oruç açtılar; sessiz sedasız, yas matem içinde o mütevazi derneklerinde. Dedelerinin sohbetine zakirleri eşlik etti. Derneğe, lokmasına ulaşamayan yaşlı, hasta ve engelli canların evlerine götürülerek lokmalar paylaşıldı.
Etsiz pişen aşlar, kimseye el açmadan sadece oradaki canların kendi yağı ve tuzuyla pişti.
* ' Dişi erkek sorulmaz muhabbetin dilinde.
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde…
Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok;
Eksiklik noksanlık senin görüşlerinde'
diyerek, binlerce yıldır olduğu gibi, kadınlı erkekli.

Bu pazar günü saat 13.00'te de yine yüzlerce can kaynattıkları aşureyi paylaşacak. Yine sahneler kurulmadan, protokol olmadan, nutuklar atılmadan. Kerbelanın yası, İmam Hüseyin'in acısı unutulmadan.

Unutulmayan sadece geçmişin acıları değil elbette.
Seçim zamanı verilen Cemevi sözleri, kendilerini kimlerin nasıl istismar etmeye çalıştığı, bölme parçalama çabaları, yandaş yaratma ve yandaşlardan alternatif oluşturma hevesleri, içlerine sokulan truva atları v.s.v.s.. ve bunları yapanların kendilerinden gözükmesi ise en acı veren tarafı işin.

Fakat Hızır Paşalara da her türlü zulme de binlerce yıldır göğüs geren bu yürekler, yine saldırmadan, kırıp dökmeden, sövmeden incitmeden ama inatla kendileri gibi kalarak varolmaya devam ediyorlar. Ülkenin tümünde olanlardan farkı yok aslında Bayraklı da olanların da.

Ceddi Yavuz, zihniyeti Muaviye, yaptıkları Yezit olanların adı Ali olsa ne yazar? Zaten her yerde varlar ve kendilerinden beklenmeyen bir şey yapmıyorlar.
'Ali çoktur, Şah-ı Merdan Bulunmaz'
Kırk metrekare bir mekana sığan yüzlerce yürek yine bildiği yoldan gidecek. Kendileri gibi kalmanın verdiği güçle direnip var olacaklar.

Bu ülkede yol önderlerine layık olarak, boyun eğmeden var olan Bayraklı Alevi Kültür Derneği ve bu çatılar altında direnen tüm canlara selam olsun.

Hizmetleri kabul, Hızır yardımcıları olsun.
*Hacı Bektaş Veli