EGEDESONSÖZ- Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, ilçede açılması planlanan kağıt fabrikasıyla ilgili karara tepki göstererek kamuoyuna açıklama yaptı.
Gazi Mustafa Kemal Mahallesi’nde açılmak istenen fabrikanın yalnızca bir sanayi yatırımı olmadığını, Torbalı’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren bir konu olduğunu belirten Başkan Demir, projenin çevre ve su kaynakları açısından ciddi riskler taşıdığını ifade etti.
Demir, "Geleceğimizi korumak için mücadelemizi hukuk çerçevesinde, kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.

Başkan Demir'in yaptığı paylaşım şöyle:
"Sevgili Torbalılı hemşehrilerim,
Ramazan Ayı'nın sonuna yaklaştığımız bu günlerde sizlerle ilçemiz geleceğini ilgilendiren çok önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum.
Gazi Mustafa Kemal Mahallemizde bir kağıt fabrikası açılmak isteniyor. Ama konu sadece bir kağıt fabrikası meselesi değil, Torbalı'mızın geleceğini ilgilendiriyor. Fabrikanın kurulmasının ilçemize bir çok zarar vereceği tespit edilmiş, üstelik bu tespitler bizlerin değil, itirazımız sonucu açtığımız davanın hakimin, yani mahkemenin atadığı, firmanın almış olduğu ÇED raporunu reddeden, 4'ü alanında uzman profesörlerden oluşan bilim insanlarının tespitleri. Kurulması planlanan fabrikanın günlük su tüketimi yaklaşık 3 bin ton olacak. Verilere baktığımızda Torbalı'da ortalama bir kişinin tükettiği su miktarı 150 litre. Yani firmanın günlük kullanacağı su miktarı yaklaşık 20 bin Torbalılı hemşehrilerimizin bir günde kullandığı suya denk geliyor. Böyle bir su tüketimi Torbalı'nın içme suyunu ve tarımsal sulama suyunu doğrudan azaltacak. Üstelik Gurgur Dağı eteklerinde bulunan 3 büyük su kuyusu, Torbalı'nın yaklaşık 50 yıllık su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede. Ancak tam da bu bölgeye kağıt fabrikası kurulursa hayati su kaynakları bir fabrikanın hizmetine verilerek yok edilmiş olacak. Bir diğer büyük risk ise atık sular. Fabrikadan çıkacak atık sular Fetrek Çayı üzerinden yeraltı sularına karışacak. Bu durum şehrin diğer içme suyu kaynaklarını ve en kötüsü yeraltı sularını yani tarımda kullanılan sulama suyunu kirletmiş olacak. Ayrıca fabrikanın çalışmasıyla birlikte her yıl 5200 ton kimyasal ve 3120 ton biyolojik atık ortaya çıkacak. Bu atıklar toprağa, suya ve yaşamımıza ne yazık ki zarar verecek. Torbalı, Türkiye'nin en verimli tarım ovalarından biridir. Ege Bölgesi'nin kışlık sebze ihtiyacının yaklaşık yüzde 70'i Torbalı'mızın büyük ovasından karşılanmaktadır. Bu nedenle suyun azalması ya da kirlenmesi yalnızca Torbalı'yı değil, Türkiye'nin gıda üretimini doğrudan etkilemiş olacaktır.
Biz bu sürece ilk günden itibaren belediye olarak karşı çıktık. Ardından 2024 yılında fabrika ÇED olumlu raporu aldı. Torbalı Belediyesi olarak biz de 7 Nisan 2025 tarihinde bu raporun iptali için dava açtık. Çünkü bu tesisin Torbalı'nın suyuna, toprağına ve doğasına ciddi zarar vereceğini düşünüyoruz. Biz bu projeye karşı çıkarken ilk günden beri siyaseti bir kenara bıraktık, siyaset üstü gördük. CHP, AK Parti gibi partilerimiz başta olmak üzere tüm siyasi partilerin ilçe başkanlıkları, Ticaret Odası gibi Oda Başkanlarımızın ve tüm STK'larımızın, siz değerli Torbalılı hemşehrilerim, hep birlikte bu fabrikanın açılmaması için, Torbalı'nın geleceği için tek vücut olduk, mücadele ettik. Mahkeme süreci devam ederken ve henüz kararı bize tebliğ edilmemişken dün gece ne yazık ki Resmi Gazete'de yayımlanan kararla ile bu alan Endüstri Bölgesi ilan edildi. Bu kararla belediyemiz devre dışı bırakılmış durumda ve fabrikanın kurulmasının önü açıldı. Yani resmi olarak süreç dışı bırakıldık. Oysa mahkemenin atadığı bilirkişi ekibinde oluşan, bilim insanlarının hazırladığı raporlar çok açık gerçekleri ortaya koyuyor. Onlar bunu reddetmişti. Şunu açıkça ifade etmek isterim: Biz Torbalı'da yatırıma ve istihdama karşı değiliz, kaldı ki bu fabrika insan gücüne çok az ihtiyaç duyan bir fabrika. Ama doğamıza, suyumuza ve tarımımıza zarar verecek yatırımlara asla sessiz kalamayız. Torbalı'nın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, havasını solumuş Övünç kardeşiniz olarak şunu bilmenizi isterim: Torbalı'mızın 50 yıllık içme su kaynağını, her gün 20 bin hemşehrimizin kullanacağı günlük suyunu ve Türkiye'nin en verimli topraklarımızı suladığımız yer altı sularımızı, yani kısaca geleceğimizi korumak için mücadelemizi hukuk çerçevesinde, kararlılıkla sürdüreceğiz.
Hepinize hayırlı ramazanlar diliyorum.
Allaha ısmarladık."





