EGEDESONSÖZ –Balçova’da 1970’li yıllarda başlatılan ancak 1980 yılı sonrasında tamamlanmadığı belirtilen arsa tahsisi sürecinden kaynaklanan mağduriyet tartışması yeniden alevlendi. Balçova Belediye Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısında AK Partili meclis üyelerinin gündeme getirdiği önergenin ardından, kendilerini “tapusuz arsa mağdurları” olarak tanımlayan vatandaşlar ve Balçova Arsa Mağdurlarının Sesi Derneği (BAMSES), belediye yönetimine bu kez 31 taşınmaz üzerinden kritik sorular yöneltti.

Mecliste gündeme gelen önergeye göre, geçmişte arsa tahsisine konu olduğu belirtilen 1187 ve 1188 numaralı parsellerin sonraki yıllarda belediye mülkiyetine geçen bölümlerinden farklı parseller oluşturulduğu, bazı bölümlerin ise çeşitli kurumlara veya belediye şirketine ayni sermaye olarak devredildiği belirtildi.

Önergede ayrıca, 2025 yılında askıya çıkarılan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Açıklama Raporu’nda, 1187 ve 1188 numaralı parsellerden üretildiği belirtilen 31 parselin Balçova Belediyesi mülkiyetinde olduğuna ilişkin tespitlerin yer aldığı ifade edildi.

Aralarında 5541 ada 2665 parsel ile 540 ada 2666 parselin de bulunduğu belirtilen 31 taşınmazın toplam yaklaşık 122 bin metrekarelik alan oluşturduğu ve mevcut imar planında konut ile ticaret alanlarında kaldığı kaydedildi.

MECLİSTE “31 PARSEL” TARTIŞMASI
AK Partili meclis üyeleri, geçmiş arsa tahsisi işlemlerinden doğabilecek hakların korunması amacıyla belediye yönetiminden üç temel konuda adım atılmasını istedi.

Önergede, 1187 ve 1188 numaralı parseller ile bunlardan oluşturulduğu belirtilen 31 parselin mevcut durumlarının tespit edilmesi talep edildi. Hak sahipliği ve tahsis süreci kesin olarak sonuçlandırılıncaya kadar taşınmazların satılmaması, devredilmemesi, ayni sermaye olarak konulmaması, inşaat projelerine konu edilmemesi ve üçüncü kişiler lehine herhangi bir tasarrufta bulunulmaması istendi.

Bunun yanında geçmiş tahsis dosyalarının ve vatandaşlara ait kayıtların incelenmesi, belediye arşivlerinde çalışma yapılması ve elde edilecek sonuçların ayrıntılı bir rapor halinde meclise sunulması talep edildi.

Ancak söz konusu önerge mecliste kabul edilmedi.

ŞİMDİ GÖZLER BELEDİYEDE
Meclisteki tartışmanın ardından BAMSES, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve önergeye ret oyu veren meclis üyelerine açık çağrıda bulundu.

Dernek, geçmiş arsa tahsisiyle bağlantılı olduğu belirtilen 31 taşınmazın hak sahiplerinin hukuki durumu kesin olarak belirleninceye kadar korunup korunmayacağını sordu.

BAMSES’in açıklamasında, belediyenin bu taşınmazları hak sahipliği meselesini sonuçlandırmadan gelir getirici projelerde değerlendirip değerlendirmeyeceği de gündeme getirildi.

“ÖNCE TAHSİS DOSYALARI İNCELENSİN”
Yaklaşık 50 yıldır çözülemeyen dosyada vatandaşların ödeme yaptığını ve kendilerine tahsis belgeleri verildiğini savunan BAMSES, belediyenin önceliğinin taşınmazların gelecekteki kullanımından önce geçmişteki tahsis sürecini aydınlatmak olması gerektiğini belirtti.

Dernek; belediye arşivlerinin incelenmesini, ödeme yapan vatandaşların kayıtlarının araştırılmasını, tahsis belgeleri ve kura kayıtlarının ortaya çıkarılmasını istedi.

Daha önce tapu verilen vatandaşların hangi kriterlerle tapu sahibi olduğunun belirlenmesini de talep eden BAMSES, geçmişte yargı mercilerine sunulduğu belirtilen 2 bin 907 kişilik listenin belediyenin resmi kayıtlarıyla karşılaştırılması çağrısında bulundu.

“31 PARSEL KORUNACAK MI?”
BAMSES’in belediye yönetimine yönelttiği en kritik soru ise meclis önergesinin de merkezinde yer alan 31 taşınmazın geleceğine ilişkin oldu.

Dernek, hak sahiplerinin durumu kesinleşinceye kadar bu taşınmazlar üzerinde satış, devir, ayni sermaye, proje veya üçüncü kişiler lehine herhangi bir tasarruf yapılıp yapılmayacağını sordu.

Bir başka ifadeyle, yaklaşık 122 bin metrekarelik 31 taşınmazın geleceğinin, geçmiş arsa tahsisi nedeniyle ortaya çıkabilecek hak iddiaları sonuçlandırılmadan belirlenip belirlenmeyeceği tartışmanın odağına yerleşti.

“KAMU MALI MI, HAK SAHİPLERİNİN TALEBİ Mİ?”
BAMSES, belediyeden siyasi değerlendirme değil, somut yanıt beklediğini belirterek, geçmiş tahsis sürecine ilişkin kayıtların neden kapsamlı biçimde incelenmediğini sorguladı.

Dernek ayrıca, 31 taşınmazın belediyenin gelir ve proje kaynağı olarak mı değerlendirileceği, yoksa önceliğin geçmiş arsa tahsislerinden kaynaklandığı ileri sürülen hak sahipliği iddialarının araştırılması ve mağduriyetlerin giderilmesine mi verileceği sorusunu gündeme taşıdı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

TAPUSUZ ARSA MAĞDURLARI SORUYOR ,

KAMUOYUNA AÇIK BALÇOVA BELEDİYESİ BAŞKANI VE MECLİSÜYELERİNE ;

Balçova Belediyesi yönetimine ve 5 Ekim'de önergeye ret oyu veren Belediye Meclisi üyelerine açıkça soruyoruz:

Geçmiş arsa tahsisiyle bağlantılı olduğu belirtilen 31 adet taşınmazı, hak sahiplerinin hukuki durumu kesin olarak belirleninceye kadar koruyacak mısınız?

Yoksa bu taşınmazları, hak sahipliği meselesini sonuçlandırmadan belediyeye gelir sağlayacak projelerde değerlendirmeyi veya başka amaçlarla tasarruf etmeyi mi düşünüyorsunuz?
Eğer gerçekten “tapusuzların sorununu çözmek için çalışıyoruz” diyorsanız, neden bu taşınmazların hak sahipliği araştırması tamamlanıncaya kadar korunmasını isteyen önergeyi reddettiniz?

Neden önce taşınmazların geçmişini ve hak sahiplerini kesin olarak belirlemek yerine, bu taşınmazların gelecekteki kullanımına ilişkin planlamaların önü açık bırakılmaktadır?

Bir kamu kurumu olarak Balçova Belediyesi'nin görevi, geçmişte başlatılmış ve tamamlanmamış bir kamu işleminden kaynaklandığı ileri sürülen hak iddialarını araştırmak ve hukuka uygun şekilde sonuçlandırmaktır.

Yaklaşık 50 yıldır çözülemeyen bu dosyada, vatandaşın ödediği bedeller ve kendisine verilen tahsis belgeleri ortadayken, kamu mülkiyetindeki ve tahsisle bağlantılı olduğu belirtilen taşınmazların önceliği gelir getirici projeler mi olacaktır, yoksa hak sahiplerinin mağduriyetinin giderilmesi mi?

Kamuoyunun bilmek istediği budur.

Biz Belediye Başkanından ve Meclis üyelerinden siyasi değerlendirme değil, açık ve somut bir cevap bekliyoruz:

“HAK SAHİPLİĞİNİ ARAŞTIRMAKTAN VE TAŞINMAZLARI KORUMAKTAN NEDEN KAÇINIYORSUNUZ?”

Belediye arşivlerinin incelenmesinden neden çekiniyorsunuz?

Ödeme yapan vatandaşların kayıtlarının araştırılmasına neden karşı çıkıyorsunuz?

Tahsis belgelerinin ve kura kayıtlarının incelenmesinde ne sakınca görüyorsunuz?

İnciraltı için kritik SİT kararı: EXPO 2027’yi etkileyecek mi?
İnciraltı için kritik SİT kararı: EXPO 2027’yi etkileyecek mi?
İçeriği Görüntüle

Daha önce tapu verilen vatandaşların hangi kriterlerle tapu aldığının belirlenmesini neden istemiyorsunuz?

Geçmişte yargı mercilerine sunulduğu belirtilen 2.907 kişilik listenin resmi kayıtlarla karşılaştırılmasına neden karşı çıkıyorsunuz?

Ve en önemlisi:

Geçmiş arsa tahsisiyle bağlantılı olduğu belirtilen 31 adet taşınmazın hak sahipliği araştırması sonuçlanıncaya kadar korunmasını neden reddettiniz?

31 ADET PARSEL KORUNACAK MI?

Hak sahiplerinin durumu kesinleşinceye kadar bu taşınmazlar üzerinde herhangi bir satış, devir, ayni sermaye, proje veya üçüncü kişiler lehine tasarruf yapılmayacak mı?

Yoksa 50 yıldır çözülemeyen arsa tahsisi dosyasına rağmen bu taşınmazlar belediyenin gelir ve proje kaynağı olarak mı değerlendirilecek?

Bu soruların cevabını kamuoyu bilmek istemektedir.

Bu soruların cevabı yalnızca hak sahipleri açısından değil, kamu malının nasıl yönetildiğini bilmek isteyen bütün Balçova kamuoyu açısından önem taşımaktadır. Saygılarımızla.

BAMSES-BALÇOVA ARSA MAĞDURLARININ SESİ DERNEĞİ