İSTANBUL - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk'te Enver Aysever'in sunduğu Aykırı Sorular programında konuk oldu. Türkiye'nin 2012'de büyük sorunlar yaşadığını savunan Kılıçdaroğlu, yeni yılda Türkiye'nin sorunlarını aşmasını diledi. Kılıçdaroğlu, Suriye ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, ''Suriye'nin içişlerine niye müdahale ediyoruz. Hangi gerekçe ile?'' diye sordu.
Türkiye'nin Suriye'deki bir kanadın eline silah verdiğini öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''İlk kez Orta Doğu'ya mezhep gözüyle bakıyoruz. Yanlıştır bu. Oradaki insanları birbirine kırdırıyoruz, bundan da zevk duyuyoruz, iktidar olarak. İnsanın ölümünden zevk alan bir iktidar olmaz. Kardeşi kardeşe kırdıran bir iktidar payidar olamaz. Suriye'de sorunlar var mı- Var tabi. Suriye'deki yönetimin şu veya bu şekilde demokratikleşmesi, özgürleşmesi, ülkeye güzel bir yönetim gelmesi arzumuz mudur- Türkiye'de yaşayan 70 milyonun da ortak arzusu bu. Ama bunu daha demokratik yöntemlerle insanı ilişkilerle telkinlerle ortak toplantılarla geliştirirsiniz. Orta Doğu'nun halkları Türkiye gibi olmak istiyor ama Türkiye'nin yöneticileri Orta Doğu yöneticileri gibi olmak istiyor. Temel paradoks bu.''
Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine, ''Hangi Arap kalkmış da Türkiye Cumhuriyeti'nden birini kendi lideri olarak görmüş. İnsan biraz gerçekçi olur. Hayallerle devlet yönetimi olmaz. Biz oradaki çatışmaların bir parçası olmamalıyız'' dedi.
Bir soruya karşılık Kılıçdaroğlu, CHP'nin Orta Doğu ve dünyayla güçlü ilişkileri olduğunu söyledi. Dünyayı yakından takip ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Ayakları yere basan, sağlıklı dış politika üretilmesinden yana olduklarını'' ifade etti.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'yi Orta Doğu bataklığına sürüklediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Eğer siz dış politikalarınızı başka ülkelerin çıkarları üzerine inşa ederseniz, bu hale gelirsiniz. O rejim, bu rejim bizi ilgilendirmez, bizi Suriye halkının barış içinde yaşaması ilgilendirir. Otoriter rejimleri benimsemiyoruz, kendi ülkemizde de var. Bizim ülkemizden ne farkı var. Hangi demokratik kurum kaldı, üniversiteler mi yargı mı sendikalar mı- Tabii kuşkusuz biz Suriye'den öndeyiz ama demokratik ülkelerden gerideyiz. Her gün geriye doğru bir gidiş var. Demokrasi gelişsin diye mücadele ediyoruz biz. Biz tek partili süreçten 1950'lerden itibaren çok partili sürece geçtik. Şimdi geldiğimiz nokta nedir- AKP çok partili süreci bitirip, tek partili sürece girmek istiyor. Kimseye tahammül edemiyor. 21. yüzyılın Türkiye'sinde Başbakan kalkıyor, demokrasiden şikayet ediyor, 'güçler ayrılığı ilkesi önümüze engel olarak çıkıyor' diyor. Parlamentoda CHP'den, ayak bağı olarak da yargıdan şikayet ediyor.''
MEDYAYA İSYAN ETTİ
CHP'nin muhalefet görevini yeterince yapamadığı yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmayı anımsattı. Yaklaşık 15 dakika söz aldığını ve bütçenin gayrimeşru olduğunu söylediğine değinen Kılıçdaroğlu, ''(TBMM adına kamu harcamalarını denetleyen Sayıştay raporları parlamentoya gelmedi) diye söyledim. 15 dakikamı ayırdım, kaç gazete, televizyon yer verdi'' diye konuştu.
''SİYASETTE DÜZEYİ KORUMA GÖREVİ ÖNCE BAŞBAKAN'A AİTTİR''
Üslup konusunda yapılan eleştirilerde haklılık payı olabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ''Bir grup 'daha sessiz sakin konuşun' diyor, bir başka grup 'daha sert olun' diyor, dolayısıyla bunu dengelemeye çalışıyoruz. Ben Recep Tayyip Erdoğan'ın konuştuğu üslupla konuşmamaya hep özen gösterdim. Onun kullandığı sert ifadelerin hemen hemen hiçbirini kullanmadım ama doğrudan bana yönelik olan bir eleştiriye de onun anlayacağı dille yanıt verdim, onun anlayacağı dil o. Sakin bir üsluptan anlamıyor. Siyasette bir düzey olur, siyasette düzeyi koruma görevi önce Başbakan'a aittir.''
Türkiye'nin Suriye'deki bir kanadın eline silah verdiğini öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''İlk kez Orta Doğu'ya mezhep gözüyle bakıyoruz. Yanlıştır bu. Oradaki insanları birbirine kırdırıyoruz, bundan da zevk duyuyoruz, iktidar olarak. İnsanın ölümünden zevk alan bir iktidar olmaz. Kardeşi kardeşe kırdıran bir iktidar payidar olamaz. Suriye'de sorunlar var mı- Var tabi. Suriye'deki yönetimin şu veya bu şekilde demokratikleşmesi, özgürleşmesi, ülkeye güzel bir yönetim gelmesi arzumuz mudur- Türkiye'de yaşayan 70 milyonun da ortak arzusu bu. Ama bunu daha demokratik yöntemlerle insanı ilişkilerle telkinlerle ortak toplantılarla geliştirirsiniz. Orta Doğu'nun halkları Türkiye gibi olmak istiyor ama Türkiye'nin yöneticileri Orta Doğu yöneticileri gibi olmak istiyor. Temel paradoks bu.''
Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine, ''Hangi Arap kalkmış da Türkiye Cumhuriyeti'nden birini kendi lideri olarak görmüş. İnsan biraz gerçekçi olur. Hayallerle devlet yönetimi olmaz. Biz oradaki çatışmaların bir parçası olmamalıyız'' dedi.
Bir soruya karşılık Kılıçdaroğlu, CHP'nin Orta Doğu ve dünyayla güçlü ilişkileri olduğunu söyledi. Dünyayı yakından takip ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Ayakları yere basan, sağlıklı dış politika üretilmesinden yana olduklarını'' ifade etti.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'yi Orta Doğu bataklığına sürüklediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Eğer siz dış politikalarınızı başka ülkelerin çıkarları üzerine inşa ederseniz, bu hale gelirsiniz. O rejim, bu rejim bizi ilgilendirmez, bizi Suriye halkının barış içinde yaşaması ilgilendirir. Otoriter rejimleri benimsemiyoruz, kendi ülkemizde de var. Bizim ülkemizden ne farkı var. Hangi demokratik kurum kaldı, üniversiteler mi yargı mı sendikalar mı- Tabii kuşkusuz biz Suriye'den öndeyiz ama demokratik ülkelerden gerideyiz. Her gün geriye doğru bir gidiş var. Demokrasi gelişsin diye mücadele ediyoruz biz. Biz tek partili süreçten 1950'lerden itibaren çok partili sürece geçtik. Şimdi geldiğimiz nokta nedir- AKP çok partili süreci bitirip, tek partili sürece girmek istiyor. Kimseye tahammül edemiyor. 21. yüzyılın Türkiye'sinde Başbakan kalkıyor, demokrasiden şikayet ediyor, 'güçler ayrılığı ilkesi önümüze engel olarak çıkıyor' diyor. Parlamentoda CHP'den, ayak bağı olarak da yargıdan şikayet ediyor.''
MEDYAYA İSYAN ETTİ
CHP'nin muhalefet görevini yeterince yapamadığı yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmayı anımsattı. Yaklaşık 15 dakika söz aldığını ve bütçenin gayrimeşru olduğunu söylediğine değinen Kılıçdaroğlu, ''(TBMM adına kamu harcamalarını denetleyen Sayıştay raporları parlamentoya gelmedi) diye söyledim. 15 dakikamı ayırdım, kaç gazete, televizyon yer verdi'' diye konuştu.
''SİYASETTE DÜZEYİ KORUMA GÖREVİ ÖNCE BAŞBAKAN'A AİTTİR''
Üslup konusunda yapılan eleştirilerde haklılık payı olabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ''Bir grup 'daha sessiz sakin konuşun' diyor, bir başka grup 'daha sert olun' diyor, dolayısıyla bunu dengelemeye çalışıyoruz. Ben Recep Tayyip Erdoğan'ın konuştuğu üslupla konuşmamaya hep özen gösterdim. Onun kullandığı sert ifadelerin hemen hemen hiçbirini kullanmadım ama doğrudan bana yönelik olan bir eleştiriye de onun anlayacağı dille yanıt verdim, onun anlayacağı dil o. Sakin bir üsluptan anlamıyor. Siyasette bir düzey olur, siyasette düzeyi koruma görevi önce Başbakan'a aittir.''
180 DERECE ÇARK EDEMEM
''CHP, Başbakanın gündemine takılıyor, kendisi gündem oluşturamıyor'' denildiğinin hatırlatılması üzerine, Kılıçdaroğlu, ''Biz Başbakan gibi gündem oluşturmayız. Eğer ben CHP Genel Başkanı olarak, elime bir gün ip alıp çıkıp 'Apo'yu idam edeceğim' desem, aradan 6 ay geçtikten sonra, 'Apo'yla gidip İmralı'da bizim görüşmemiz lazım' dersem, önce öyle sonra 180 derece çark öbür tarafa, ben bunu yapamam. Gündem belirlemek için ben onu söyleyemem. Bizim tabanımız da kabul etmez bunu. Neyine takıldık biz AKP'nin'' dedi. Ortada bir olay varsa, kendilerinin de bu konuda görüşlerini açıklayacaklarına değinen Kılıçdaroğlu, parti olarak çoğu konuda gündem belirlediklerini vurguladı.
''İKİ PARTİNİN YAN YANA GELMESİYLE BU SORUN ÇÖZÜLMEZ''
''Kürt sorunu konusunda yöntem belirleyelim'' dediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın, ''İki parti devam edelim'' dediğinin anımsatılması üzerine ise ''Niye iki parti- Niye diğer partileri davet etmedi Sayın Başbakan- Niye ertesi gün bu iki partiye karşı çok sert bir üslup kullandı- Arkasından niye Leyla Zana'yı çıkardılar- Arkadan yine önemli bir gazetede iki kez arka arkaya bir başka kişiyi manşet yaptılar- Biz bunları biliriz'' diye konuştu. Kılıçdaroğlu, ''Kürt sorununun çözümü bizim söylediğimiz yöntemle olur, iki partinin yan yana gelmesiyle bu sorun çözülmez'' değerlendirmesinde bulundu.
Yeni asgari ücreti kendilerinin dışında eleştiren olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Milyonlarca asgari ücretli var, hangi gazete, televizyon doğru dürüst yayın yapıp, asgari ücretlilerin dramını anlattı. Başbakan '3 çocuk yapın' diyor, bugün çıtayı da yükseltmiş ya bu çocukların 3'ü de 4'ü de işsiz, 5'i de işsiz'' ifadesini kullandı.
'ATATÜRK'E KARŞI ÇIKMAK VATAN HAİNLİĞİDİR
Atatürk'e karşı çıkmak vatan hainliğidir. Ben böyle biliyorum. Böyle öğrendim, böyle okudum. Her insanın eleştirilecek yönleri olur. Benim düşüncelerim çok açık ve nettir. Bu ülke için Atatürk bütün malvarlığını bu ülkeye bağışlamıştır. Bu benim yıllardır söylediğim. 'Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir' diyen kişidir.
BEN ATATÜRK'Ü EVREN GİBİ ANLAMIYORUM
Bu ülkede özgürlük ve bağımsızlığı savunmayan kişinin, bu topraklarda yeri yoktur. Atatürk'ü farklı gözlerle anlatabilirler. Ben Atatürk'ü, Kenan Evren gibi anlamıyorum altını çizeyim. Onlar bu ülkeyi Atatürk'ten soğuttular. Rahmetli Nadir Nadi, 'Ben Atatürkçü değilim' diye bir yazı yazmıştı, neden- 'Siz Atatürkçüyseniz, ben böyle Atatürkçülüğü kabul etmiyorum' demişti.'' Bazı tuzu kurular Atatürk neden demokrasiye geçmedi diyor. O zamanlarda okuma yazma oranı yüzde 3... Sandıkta oy kullanmaya gidebilecek okuma yazma bilen insan yok.
''CHP, Başbakanın gündemine takılıyor, kendisi gündem oluşturamıyor'' denildiğinin hatırlatılması üzerine, Kılıçdaroğlu, ''Biz Başbakan gibi gündem oluşturmayız. Eğer ben CHP Genel Başkanı olarak, elime bir gün ip alıp çıkıp 'Apo'yu idam edeceğim' desem, aradan 6 ay geçtikten sonra, 'Apo'yla gidip İmralı'da bizim görüşmemiz lazım' dersem, önce öyle sonra 180 derece çark öbür tarafa, ben bunu yapamam. Gündem belirlemek için ben onu söyleyemem. Bizim tabanımız da kabul etmez bunu. Neyine takıldık biz AKP'nin'' dedi. Ortada bir olay varsa, kendilerinin de bu konuda görüşlerini açıklayacaklarına değinen Kılıçdaroğlu, parti olarak çoğu konuda gündem belirlediklerini vurguladı.
''İKİ PARTİNİN YAN YANA GELMESİYLE BU SORUN ÇÖZÜLMEZ''
''Kürt sorunu konusunda yöntem belirleyelim'' dediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın, ''İki parti devam edelim'' dediğinin anımsatılması üzerine ise ''Niye iki parti- Niye diğer partileri davet etmedi Sayın Başbakan- Niye ertesi gün bu iki partiye karşı çok sert bir üslup kullandı- Arkasından niye Leyla Zana'yı çıkardılar- Arkadan yine önemli bir gazetede iki kez arka arkaya bir başka kişiyi manşet yaptılar- Biz bunları biliriz'' diye konuştu. Kılıçdaroğlu, ''Kürt sorununun çözümü bizim söylediğimiz yöntemle olur, iki partinin yan yana gelmesiyle bu sorun çözülmez'' değerlendirmesinde bulundu.
Yeni asgari ücreti kendilerinin dışında eleştiren olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Milyonlarca asgari ücretli var, hangi gazete, televizyon doğru dürüst yayın yapıp, asgari ücretlilerin dramını anlattı. Başbakan '3 çocuk yapın' diyor, bugün çıtayı da yükseltmiş ya bu çocukların 3'ü de 4'ü de işsiz, 5'i de işsiz'' ifadesini kullandı.
'ATATÜRK'E KARŞI ÇIKMAK VATAN HAİNLİĞİDİR
Atatürk'e karşı çıkmak vatan hainliğidir. Ben böyle biliyorum. Böyle öğrendim, böyle okudum. Her insanın eleştirilecek yönleri olur. Benim düşüncelerim çok açık ve nettir. Bu ülke için Atatürk bütün malvarlığını bu ülkeye bağışlamıştır. Bu benim yıllardır söylediğim. 'Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir' diyen kişidir.
BEN ATATÜRK'Ü EVREN GİBİ ANLAMIYORUM
Bu ülkede özgürlük ve bağımsızlığı savunmayan kişinin, bu topraklarda yeri yoktur. Atatürk'ü farklı gözlerle anlatabilirler. Ben Atatürk'ü, Kenan Evren gibi anlamıyorum altını çizeyim. Onlar bu ülkeyi Atatürk'ten soğuttular. Rahmetli Nadir Nadi, 'Ben Atatürkçü değilim' diye bir yazı yazmıştı, neden- 'Siz Atatürkçüyseniz, ben böyle Atatürkçülüğü kabul etmiyorum' demişti.'' Bazı tuzu kurular Atatürk neden demokrasiye geçmedi diyor. O zamanlarda okuma yazma oranı yüzde 3... Sandıkta oy kullanmaya gidebilecek okuma yazma bilen insan yok.
CHP'NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI ÖNCELİKLE KADIN ADAY OLACAK
Cumhurbaşkanlığı için adayları olup olmadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, adaylarının olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, bu adayları kimsenin bilip bilmediğinin sorulmasına karşılık ise kafasında bazı isimler olduğunu ifade etti. Adayın kadın mı erkek mi olacağı sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, aklında kadın adayın da erkek adayın da olduğunu bildirdi. Kılıçdaroğlu, ''Gönlünüz kadından yana mı-'' sorusunu ise ''Kabul ederse kadın aday çıkarmayı uygun görüyorum'' diye yanıtladı.
Önceliğin kadın adayda bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylarının saygınlığı olan, iyi eğitimli, çağdaş Türkiye'yi temsil edecek, birikimli, toplumun bildiği, kendisini tanıtınca güven veren bir insan olacağını ifade etti.
SARIGÜL'E YANIT
Mustafa Sarıgül'ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olup olmayacağı sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, buna kendilerinden önce Sarıgül'ün karar vereceğini bildirdi.Sunucunun, Sarıgül ile görüştüğünü belirterek, Kılıçdaroğlu'nun, kendisiyle 7-8 bin kişiyi davet etmesi halinde gidebileceklerini söylediğini ifade etmesi üzerine Kılıçdaroğlu, 'Mustafa Sarıgül 8 bin kişi değil, 50 bin kişi ile gelsin partiye üye olsun. Üyelik, dilekçe verilir, biz de üyeliği alır kabul ederiz' dedi.Aysever'in ''Sarıgül'le ben İstanbul'u alırım diyor musunuz-'' yönündeki soruya Kılıçdaroğlu, ''Niye olmasın'' yanıtını verdi.
FATİH GÖRSE AĞLARDI
Fatih Sultan Mehmet bugünkü İstanbul'u görse gözyaşlarını tutamazdı. Tarih ranta teslim edilemez. İstanbul bir kültür mirasıdır. Ya çağdaş, uygar bir tent ya da 'ben buna layığım böyle olsun' diyeceğiz. İstanbul adayları ve diğerleri için kamuoyu yoklaması yapacağız, örgüte soracağız.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in, ''Ben aday olacağım'' demesi halinde ona İstanbul'u teslim edip etmeyeceğinin sorulmasına karşılık Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Kim olursa olsun, belediye başkanlarımıza şu açıklamayı yaptım, adayları iki yöntemle belirleyeceğiz. Bir, kamuoyu yoklaması yapacağız, iki örgüte soracağız ve eğilim yoklaması yapacağız. İkisini birleştireceğiz. Bütün üyelerin katılımıyla, delegelerin değil. İstanbul'da 20 bin üyemiz varsa 20 bin üyemiz gelecek, listeleri göndereceğiz. Oyunu kullanacak. İki, kamuoyu yoklamaları yapacağız. Şu anda görevde olan belediye başkanlarımız için de geçerli bir kuralımız bu. Biz bu kuralı geçen Mayıs'ta belirledik ve buna göre yol yöntem izliyoruz.''
''(Bu benim yakınım, şu benim akrabam, şu dayımın oğlu, bunu biz belediye başkan adayı yapalım) yok. O dönemi kapattık, o dönem bitti'' diyen Kılıçdaroğlu, halkın sevdiği, güven duyduğu, örgütün benimsediği kişilerle yola çıkacaklarını vurguladı
AKP- ÖCALAN GÖRÜŞMESİ
Kılıçdaroğlu, ''Başbakan olsanız, iktidarın ortağı olsanız ve önünüzde bu tablo olsa siz Abdullah Öcalan'la görüşür müydünüz devlet olarak-'' yönündeki soruyu, ''Biz TBMM'de bir uzlaşma komisyonu oluştururduk. Onun dışında parlamentoda bir akil adamlar heyeti oluştururduk. Devleti doğrudan, terör örgütünün ister yandaşı, ister lideri, ister herhangi birisi, doğrudan muhatap etmezdik'' diye yanıtladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini sürecin dışında tuttuğunu, ''Biz görüşmüyoruz'' dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Kim görüşüyormuş- Devlet görüşüyormuş. O zaman Sayın Başbakan çıkıp televizyonlara 'biz duble yol yaptık' demesin. Onu devlet yapıyor'' diye konuştu.İktidarı samimi bulmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Bir bürokrat, siyasi otoritenin talimatını almadan buradan öbür tarafa adım bile atmaz'' ifadesini kullandı.
CHP'nin oy oranının son yapılan anketlerde yüzde 27-28, AKP'nin ise yüzde 47-50 civarında görüldüğü belirtilerek, ''Bu sonuçlar eğer böyleyse en son seçimlere benzer bir hal, belki birazcık bir oynama var. Kendinizi başarılı sayıyor musunuz, yoksa (bu hal böyle devam ederse bana da yol göründü, genel başkanlığı bırakırım) diyor musunuz-'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, bu konuda yorum yapmak için çok erken olduğunu, seçimlere yakın değerlendirme yapmak gerektiğini söyledi.AKP'nin kan kaybettiğini bildiklerine değinen Kılıçdaroğlu, yüzde 50'lik bir oranın söz konusu olmadığını dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, kendilerini başarılı bulup bulmadıkları konusunda ise ''Çalışıyorsak başarıyı yakalamamız lazım. Çalışıyor muyuz- Evet çalışıyoruz. Yeterli mi- Eksik bulunabilir ama 'hiç çalışmıyoruz' dersek yanlış olur'' dedi.
Cumhurbaşkanlığı için adayları olup olmadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, adaylarının olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, bu adayları kimsenin bilip bilmediğinin sorulmasına karşılık ise kafasında bazı isimler olduğunu ifade etti. Adayın kadın mı erkek mi olacağı sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, aklında kadın adayın da erkek adayın da olduğunu bildirdi. Kılıçdaroğlu, ''Gönlünüz kadından yana mı-'' sorusunu ise ''Kabul ederse kadın aday çıkarmayı uygun görüyorum'' diye yanıtladı.
Önceliğin kadın adayda bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylarının saygınlığı olan, iyi eğitimli, çağdaş Türkiye'yi temsil edecek, birikimli, toplumun bildiği, kendisini tanıtınca güven veren bir insan olacağını ifade etti.
SARIGÜL'E YANIT
Mustafa Sarıgül'ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olup olmayacağı sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, buna kendilerinden önce Sarıgül'ün karar vereceğini bildirdi.Sunucunun, Sarıgül ile görüştüğünü belirterek, Kılıçdaroğlu'nun, kendisiyle 7-8 bin kişiyi davet etmesi halinde gidebileceklerini söylediğini ifade etmesi üzerine Kılıçdaroğlu, 'Mustafa Sarıgül 8 bin kişi değil, 50 bin kişi ile gelsin partiye üye olsun. Üyelik, dilekçe verilir, biz de üyeliği alır kabul ederiz' dedi.Aysever'in ''Sarıgül'le ben İstanbul'u alırım diyor musunuz-'' yönündeki soruya Kılıçdaroğlu, ''Niye olmasın'' yanıtını verdi.
HALKIN SEVDİĞİ VE ÖRGÜTÜN ONAY VERDİĞİ İSİMLERİ ADAY GÖSTERECĞİZ
Kılıçdaroğlu, Enver Aysever'in yerel seçimlerde adayları nasıl belirleyeceksiniz sorusuna şöyle yanıt verdi: 'Belediye başkan adaylarımızı iki yöntemle belirleyeceğiz. Bir kamuoyu yoklaması yapacağız. İki üyelere soracağız. Bu kuralı biz mayıs ayında belediye başkanlarının önünde açıkladık. Belediye başkanlarımızın koltuğu, üyelerimiz ve halkımız istiyorsa garanti olacak. Yani CHP üyeliği olan herkes bir önseçim gibi oy kullanacak ve birden fazla kamuoyu şirketi başkanlarımızı halka soracak. Kim olursa olsun deyip başkan dahi de olsa ilk sırada olmayan isme teşekkür edeceğiz. Parti içi adaleti getireceğiz. Şu benim yakınım, bu benim dayımın oğlu bunu belediye başkan adayı yapalım gibi durumlar artık CHP'de olmayacak. Biz halkın sevdiği, güvendiği ve örgütümüzün onayladığı isimlerle yerel seçim için yola çıkacağız. Parti dışından da isimlere de yer verebiliriz' dedi.
Kılıçdaroğlu, Enver Aysever'in yerel seçimlerde adayları nasıl belirleyeceksiniz sorusuna şöyle yanıt verdi: 'Belediye başkan adaylarımızı iki yöntemle belirleyeceğiz. Bir kamuoyu yoklaması yapacağız. İki üyelere soracağız. Bu kuralı biz mayıs ayında belediye başkanlarının önünde açıkladık. Belediye başkanlarımızın koltuğu, üyelerimiz ve halkımız istiyorsa garanti olacak. Yani CHP üyeliği olan herkes bir önseçim gibi oy kullanacak ve birden fazla kamuoyu şirketi başkanlarımızı halka soracak. Kim olursa olsun deyip başkan dahi de olsa ilk sırada olmayan isme teşekkür edeceğiz. Parti içi adaleti getireceğiz. Şu benim yakınım, bu benim dayımın oğlu bunu belediye başkan adayı yapalım gibi durumlar artık CHP'de olmayacak. Biz halkın sevdiği, güvendiği ve örgütümüzün onayladığı isimlerle yerel seçim için yola çıkacağız. Parti dışından da isimlere de yer verebiliriz' dedi.
FATİH GÖRSE AĞLARDI
Fatih Sultan Mehmet bugünkü İstanbul'u görse gözyaşlarını tutamazdı. Tarih ranta teslim edilemez. İstanbul bir kültür mirasıdır. Ya çağdaş, uygar bir tent ya da 'ben buna layığım böyle olsun' diyeceğiz. İstanbul adayları ve diğerleri için kamuoyu yoklaması yapacağız, örgüte soracağız.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in, ''Ben aday olacağım'' demesi halinde ona İstanbul'u teslim edip etmeyeceğinin sorulmasına karşılık Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Kim olursa olsun, belediye başkanlarımıza şu açıklamayı yaptım, adayları iki yöntemle belirleyeceğiz. Bir, kamuoyu yoklaması yapacağız, iki örgüte soracağız ve eğilim yoklaması yapacağız. İkisini birleştireceğiz. Bütün üyelerin katılımıyla, delegelerin değil. İstanbul'da 20 bin üyemiz varsa 20 bin üyemiz gelecek, listeleri göndereceğiz. Oyunu kullanacak. İki, kamuoyu yoklamaları yapacağız. Şu anda görevde olan belediye başkanlarımız için de geçerli bir kuralımız bu. Biz bu kuralı geçen Mayıs'ta belirledik ve buna göre yol yöntem izliyoruz.''
''(Bu benim yakınım, şu benim akrabam, şu dayımın oğlu, bunu biz belediye başkan adayı yapalım) yok. O dönemi kapattık, o dönem bitti'' diyen Kılıçdaroğlu, halkın sevdiği, güven duyduğu, örgütün benimsediği kişilerle yola çıkacaklarını vurguladı
AKP- ÖCALAN GÖRÜŞMESİ
Kılıçdaroğlu, ''Başbakan olsanız, iktidarın ortağı olsanız ve önünüzde bu tablo olsa siz Abdullah Öcalan'la görüşür müydünüz devlet olarak-'' yönündeki soruyu, ''Biz TBMM'de bir uzlaşma komisyonu oluştururduk. Onun dışında parlamentoda bir akil adamlar heyeti oluştururduk. Devleti doğrudan, terör örgütünün ister yandaşı, ister lideri, ister herhangi birisi, doğrudan muhatap etmezdik'' diye yanıtladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini sürecin dışında tuttuğunu, ''Biz görüşmüyoruz'' dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Kim görüşüyormuş- Devlet görüşüyormuş. O zaman Sayın Başbakan çıkıp televizyonlara 'biz duble yol yaptık' demesin. Onu devlet yapıyor'' diye konuştu.İktidarı samimi bulmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Bir bürokrat, siyasi otoritenin talimatını almadan buradan öbür tarafa adım bile atmaz'' ifadesini kullandı.
CHP'nin oy oranının son yapılan anketlerde yüzde 27-28, AKP'nin ise yüzde 47-50 civarında görüldüğü belirtilerek, ''Bu sonuçlar eğer böyleyse en son seçimlere benzer bir hal, belki birazcık bir oynama var. Kendinizi başarılı sayıyor musunuz, yoksa (bu hal böyle devam ederse bana da yol göründü, genel başkanlığı bırakırım) diyor musunuz-'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, bu konuda yorum yapmak için çok erken olduğunu, seçimlere yakın değerlendirme yapmak gerektiğini söyledi.AKP'nin kan kaybettiğini bildiklerine değinen Kılıçdaroğlu, yüzde 50'lik bir oranın söz konusu olmadığını dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, kendilerini başarılı bulup bulmadıkları konusunda ise ''Çalışıyorsak başarıyı yakalamamız lazım. Çalışıyor muyuz- Evet çalışıyoruz. Yeterli mi- Eksik bulunabilir ama 'hiç çalışmıyoruz' dersek yanlış olur'' dedi.
Kılıçdaroğlu, ''(Benim adım Kemal kardeşim, ben bu ülkede başbakanlığı göreceğim)... Gerçekten inanıyor musunuz-'' sorusuna, ''Niye inanmayayım'' karşılığını verdi.
Bazı algıların değişmesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, örneğin ''CHP gelirse acaba ülkeyi yönetebilir mi-'' yönünde bir kaygı olduğunu belirterek, ''En deneyimli, en birikimli insanlar bizim partide. Merkez yönetiminde. İşçisi de var, işvereni de var, eski bürokratı da var, krizden ekonomiyi çıkarmış kişiler de var'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, bu kaygıları ve algıları değiştirmek için program yaptıklarına değinerek, çeşitli illerde toplantılar yaptıklarını ve yapacaklarını dile getirdi.
SOSYAL DEMOKRAT PARTİYİZ
CHP tabanından, ''Kemal Bey yüzünü sağa dönüyor, fakat soldaki birikimi, CHP'nin tarihsel birikimini bir türlü görmüyor'' yönünde bir eleştiri olduğu vurgulanarak, ''Sosyal demokrat parti olma gereğini önümüzdeki dönemde görecek miyiz, yoksa yine bir tür liberal tavır olacak mı-'' sorusu üzerine, ''Hayır, hayır. Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Aynı zamanda bir kitle partisiyiz biz'' dedi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''Biz mazlumun partisiyiz, yoksulun partisiyiz, emekçinin partisiyiz, alın terinin partisiyiz, kul hakkı yemeyenlerin partisiyiz. Biz, böyle bir partiyiz. Dolayısıyla sosyal demokrat bir partiyiz. Hem sosyaliz, insanı düşünüyoruz hem demokratız, demokrasiyi, özgürlüğü savunuyoruz. Dolayısıyla bu düşüncedeki bütün insanları kucaklamak istiyoruz. Geçmişte şu algı vardı; bunlar CHP'li olamaz. Niye olamasın. (Efendim merkez sağdan CHP'ye gelemez) Niye gelmesin.''
SONER YALÇIN'A SAHİP ÇIKTI
Ben Soner Yalçın'dan adım gibi emindim. Soner Yalçın'ı seviyorum saygı duyuyorum.
AHMET ALTAN'IN İSTİFASI
Ahmet Altan'ın son zamanlardaki demokrasi adına yazdıkları ve yaptıkları son derece önemli.
SOSYAL DEMOKRAT PARTİYİZ
CHP tabanından, ''Kemal Bey yüzünü sağa dönüyor, fakat soldaki birikimi, CHP'nin tarihsel birikimini bir türlü görmüyor'' yönünde bir eleştiri olduğu vurgulanarak, ''Sosyal demokrat parti olma gereğini önümüzdeki dönemde görecek miyiz, yoksa yine bir tür liberal tavır olacak mı-'' sorusu üzerine, ''Hayır, hayır. Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Aynı zamanda bir kitle partisiyiz biz'' dedi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''Biz mazlumun partisiyiz, yoksulun partisiyiz, emekçinin partisiyiz, alın terinin partisiyiz, kul hakkı yemeyenlerin partisiyiz. Biz, böyle bir partiyiz. Dolayısıyla sosyal demokrat bir partiyiz. Hem sosyaliz, insanı düşünüyoruz hem demokratız, demokrasiyi, özgürlüğü savunuyoruz. Dolayısıyla bu düşüncedeki bütün insanları kucaklamak istiyoruz. Geçmişte şu algı vardı; bunlar CHP'li olamaz. Niye olamasın. (Efendim merkez sağdan CHP'ye gelemez) Niye gelmesin.''
SONER YALÇIN'A SAHİP ÇIKTI
Ben Soner Yalçın'dan adım gibi emindim. Soner Yalçın'ı seviyorum saygı duyuyorum.
AHMET ALTAN'IN İSTİFASI
Ahmet Altan'ın son zamanlardaki demokrasi adına yazdıkları ve yaptıkları son derece önemli.
Altan'ın son yazıları mükemmeldi.
LEVENT KIRCA'NIN SÖZLERİ
Sanatçıların sözleri sert olabilir. Saygı duyuyorum. Levent Kırca saygı duyduğum bir sanatçıdır.
BÖCEK SKANDALI
''Böcek olayına inanıyor musunuz- Yoksa gündem yaratmak için kurgu olduğunu mu düşünüyorsunuz-'' sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın gündem yaratmak için bunu söylediğini sanmadığını belirtti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir ülkenin başbakanının dinlenmesinin başlı başına bir skandal olduğunu dile getirerek, bir ülkenin başbakanının anamuhalefet partisinin liderine dönüp, ''Ey Kılıçdaroğlu, senin nefes alışını bile biz takip ediyoruz, izliyoruz'' demesinin de bir skandal olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Nedir, etme bulma dünyasıdır bu. Siz demokratsanız dinlemeyeceksiniz, dinleyene izin vermeyeceksiniz. dinleyen adamı derhal yargının önüne çıkaracaksınız'' ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, sözlerini ''2013 daha iyi bir yıl olacak. Daha umutlu olacağız'' diyerek tamamladı.
LEVENT KIRCA'NIN SÖZLERİ
Sanatçıların sözleri sert olabilir. Saygı duyuyorum. Levent Kırca saygı duyduğum bir sanatçıdır.
BÖCEK SKANDALI
''Böcek olayına inanıyor musunuz- Yoksa gündem yaratmak için kurgu olduğunu mu düşünüyorsunuz-'' sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın gündem yaratmak için bunu söylediğini sanmadığını belirtti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir ülkenin başbakanının dinlenmesinin başlı başına bir skandal olduğunu dile getirerek, bir ülkenin başbakanının anamuhalefet partisinin liderine dönüp, ''Ey Kılıçdaroğlu, senin nefes alışını bile biz takip ediyoruz, izliyoruz'' demesinin de bir skandal olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Nedir, etme bulma dünyasıdır bu. Siz demokratsanız dinlemeyeceksiniz, dinleyene izin vermeyeceksiniz. dinleyen adamı derhal yargının önüne çıkaracaksınız'' ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, sözlerini ''2013 daha iyi bir yıl olacak. Daha umutlu olacağız'' diyerek tamamladı.



