İzmir'in siyasi fotoğrafına bu hafta CHP ile devam edecektik ancak bir araştırmanın sonucunu sizlerle paylaşmak için haftaya erteliyorum. Geçtiğimiz günlerde sonuçlanan GENAR'ın son araştırmasının sonuçlarını değerlendirmek istiyorum bu hafta. Bu araştırma; Türkiye'de sosyal, ekonomik ve politik konular ile ilgili seçmenin algısını değerlendirmek ve kamuoyu ile paylaşmak amacıyla 28 Aralık – 15 Ocak 2013 tarihleri arasında yapılmış. Demografik özellikler bakımından Türkiye genelini temsil edebilecek bir örneklem seçilmiş. Basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 2.166 kişi ile görüşülmüş. Araştırma Türkiye genelini temsil edebilecek 17 il ve bu illere bağlı 47 ilçede yapılmış.
Kısaca araştırma ile ilgili bu bilgileri verdikten sonra araştırma sonuçlarını değerlendirmek istiyorum. Araştırmadan ilgimi çeken konu başlıklarını seçip birlikte yorumlamak istiyorum.
Araştırma bulgularına baktığımızda şu tabloyu görüyoruz: muhtemel bir milletvekili seçimi olsa AK Parti: 52.4, CHP:25.6, MHP: 11.7, BDP: 6.9, SP: 1.1 Diğer:2.3. oranında oy alacak.
12 Haziran 2011 de yapılan seçimlerle karşılaştırıldığında AK Parti'nin 49.8'den 52.4 puana yükseldiğini, CHP'nin 26.0'dan 25.6 ya gerilediğini, MHP'nin, 13.0'dan 11.7'ye gerilediğini görüyoruz.
Muhtemel bir yerel seçimde partilerin oy dağılımı ise araştırma sonuçlarına göre şöyle: AK Parti: 52.3, CHP: 26.6 MHP: 11.6 BDP:6.8, SP: 1.1 Diğer: 1.6
Araştırmanın diğer sonuçlarına baktığımızda şunları görüyoruz;
- Hükümetin yapmış olduğu çalışmalardan memnunum: 52.6, memnun değilim: 47.4
- Sizce Türkiye'nin en büyük sorunu nedir? Sorusuna verilen cevaplar: Terör: 35.9, işsizlik 25.6, ekonomik sorunlar:11.1, eğitim:10.7, doğu ve güneydoğu sorunu: 5.6, demokratikleşme: 4.0, yolsuzluklar: 4.0,diğer: 3.1
- Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeli mi? sorusuna ise yüzde 61.5 evet derken, yüzde 38.5 hayır diye cevaplamıştır. Aynı soruya 2011 yılının Ekim ayında ise yüzde 52.5 evet, yüzde 47.5 oranında hayır cevabı verilmiş.
- Önümüzdeki aylarda Türkiye ekonomisinde kriz bekliyor musunuz? Sorusuna yüzde 35.5 evet, yüzde 47.2 hayır, yüzde 17.3 oranında ise fikrim yok cevabı verilmiş.
- 5 yıl sonra ekonomik durumunuzun bugüne göre nasıl olacağını düşünüyorsunuz? Sorusuna yüzde 27 daha iyi olacak, yüzde 47.1 aynı kalacak, yüzde 25.9 daha kötü olacak cevabı vermiştir.
- Önümüzdeki 6 ay içerisinde yeni bir iş kurmayı düşünüyor musunuz? Sorusuna ise yüzde 8.9 evet, yüzde 91.1 hayır cevabı verilmiştir. Aynı soruya 2011 yılının Ekim ayında yüzde 11.4 evet, yüzde 88.6 hayır cevabı verilmişti.
- Herhangi bir bankaya kredi borcunuz var mı? Sorusuna ise yüzde 37.2 evet, yüzde 62.8 ise hayır cevabı vermiş. Aynı soruya 2011 yılının ekim ayında ise yüzde 28.7 evet, yüzde 71.3 oranında hayır cevabı verilmiş.
- Sizce Türkiye de hayat pahalılığı var mı? Sorusuna ise yüzde 82.7 evet, yüzde 17.3 hayır cevabı vermiş.
Çok sayıda sorudan bazılarını örnek olsun diye aldım. Genel olarak araştırma sonuçlarına baktığımızda halkın gelecekle ilgili kaygılarının ve ekonomik şikayetlerinin artmasına rağmen AK Parti'nin oyunu artırdığını görüyoruz. Ekonomide kriz bekleyenlerin oranının yüzde 35.5, beş yıl sonra ekonomik durumunun daha kötü olacağına inananların oranının 25.9 olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Özellikle önümüzdeki altı ay içinde iş kurmayı düşünenlerin oranının 2011 yılında 11.4 iken, bugün 8.9 a düştüğünü, bankaya kredi borcu olanların 2011 de 28.7 iken bugün 37.2 ye çıktığını tespit ediyoruz. Türkiye'de hayat pahalılığının olduğuna inananların sayısının yüzde 82.7 olduğu belirlenen araştırma sonuçlarına göre pek çok ekonomik gösterge olumsuz seyrediyor.
Tüm bunlara rağmen muhalefet partilerinin bu olumsuz ekonomik tabloyu yeterince değerlendiremedikleri ve halkı bu sorunları çözecekleri konusunda ikna edemedikleri görülüyor. Ekonomik dengelerin siyasi tercihleri birebir etkilediği bilinirken, Türkiye'nin en büyük sorunlarından ikincisinin yüzde 25.6 ile işsizlik olarak çıktığı bir araştırmada, iktidar partisinin oy oranı yüzde 52.4 çıkıyorsa muhalefet partisi liderlerinin şapkayı önlerine koyup nerede yanlış yaptıklarını düşünmeleri gerekir. Araştırma sonuçlarına göre vatandaşların ekonomi ve dış politika konusunda kaygıları giderek artıyor. Bir taraftan ekonomik durumları daha da kötüleşirken örneğin kredi borcunun artması gibi, diğer taraftan gelecekle ilgili beklentileri de azalıyor. Bu ekonomideki yapısal sorunların hala çözülemediği ve hayat pahalılığı nedeniyle vatandaşların refah düzeyinin artmadığını, mevcut durumlarını korumak için çaba göstermek zorunda kaldıkları gerçeğini ortaya koyuyor.
Türkiye'nin önde gelen araştırma kuruluşlarından birisi olan GENAR'ın bu araştırmasının ülkeyi yönetenlere ve yönetme iddiasında olanlara ışık tutacağına inanıyorum.