EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları yorumladı.
Programda Çeşme Belediye Başkan Lal Denizli’nin 2,5 milyar TL değerindeki belediye arsasının belediyenin iştiraki devredilmesi sürecinde MHP’li belediye meclis üyeleri ile yaşadığı tartışma değerlendirildi.
Başkan Denizli’nin yönetiminde belediye dışından şahısların da olduğu belirtilen belediye şirketine devrin yapılmasına karşı çıkan MHP’lilere “size söz hakkı vermem bile lütuf” demesi sosyal medyada gündem olmuştu.


MUSTAFA DENİZLİ’NİN KIZI OLMASININ DIŞINDA BİR ÖZELLİĞİNİN OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Araştırmacı Ümit Yaldız konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Özel’in yapay zekadan yararlanarak bulduğu adayların performanslarını izliyoruz. Lal Denizli, çok sevdiğimiz Mustafa Denizli’nin kızı. Bunun dışında Çeşme Belediye Başkanı olmak için bir yeteneğinin olmadığını düşünüyorum. Beşiktaş Belediye Başkanı olsa anlardım. Mesaisi orada, ikamet, ekibi, orada… O ekibi getirmiş Çeşme’ye, kavganın sebebi o. 2,5 milyarlık belediye arazisini belediye şirketine devredip onun başına da İstanbul’dan birilerini koyduğunda ne oluyor burada, Çeşme’de şirketi yönetecek kimse mi yok, İstanbul’dan birileri geldi sorusunu sorduruyor. Mülkler satılıyor mu acaba diye soruluyor. AK Partili meclis üyesi Uğur İnan Atmaca’nın açıklamasının her satırına imza atarım. Açıklamadan sonra daha da aydınlandım. Başkan Denizli, YK üyesinin donanımından bahsediyor. Demek ki İstanbul’da iş bulamamış, o yetenekleri ile de Çeşme’deki şirketin yönetimine almış. Çeşmelilere de burada hakaret var. Çeşme’de yetişmiş kadrolar, gençler var. İstanbul’dan gelen kayyum gibi bir şey oluyor” dedi.
BİR YANLIŞ ÖRNEK, BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT EDİYOR
Yaldız şunları söyledi:
“CHP yıllarca seçkincilik üzerinden eleştirildi. Halka tepeden bakma, seküler kentlilerle arka mahallelerin çatışması üzerinden CHP sıkıştırıldı. Karşı mahalleyi aşağılayan, varoşları aşağılayan bir sınıfmış gibi gösterildi CHP. Böyle olduğunu sanmıyorum. CHP’yi temsil ettiğini zanneden Lal Denizli gibi birkaç siyasetçinin yaptığı tüm CHP’ye mal ediliyor. CHP’de görevini düzgünce yapan, ön mahalle ve arka mahalle ile barışık, kırsal kesimi ile barışık CHP’liler yok mu? İzmir’de düzgün örnekler var. Bir yanlış örnek, bir çuval inciri berbat ediyor. Daha aylarca konuşulur bu. Sosyal medya üzerinden konuşulur. AK Parti’nin medya biriminin özel çaba sarf etmesine gere yok. CHP’liler 90’lık pasları veriyorlar. Lal Hanım’dan ikinci bir açıklama da okumadım. Yanlış anlaşıldım, rencide olanlardan özür dilerim gibi bir açıklama da görmedim. Çok hızlı biçimde yapması lazım. Haddi aştık galiba deyip bir özür metni yayınlarsınız. Meclis üyesinin evine, dükkanına gidersiniz. Bu siyasetçiyi küçültmez, büyütür.
SEÇİLMİŞ KRALİÇE FALAN MISIN?
Bu ego, bu kibir nedir, seçilmiş kraliçe falan mı sanıyor kendisini? Hasbelkader İstanbul ilişkileri üzerinden babasının soyadı üzerinden Çeşme’ye atanmış bir isim. Gazoz kapağı bile koysan Çeşme’de seçim alıyor. Özgür Özel bunları gördükçe saçını başını yoluyordur diye düşünüyorum. Şu kadar kadın atadık, şu kadar genç atadık falan dediği İzmir’deki kadrosundan beğen beğenebildiğini”
YANINDAKİ İSİMLER ÖZGÜR ÖZEL’İN KAHROLDUĞUNU SÖYLÜYOR
Fatih Yapar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İzmir gündemini yakından takip ettiğini belirterek “Özel’in yanındaki isimler belediye başkanlarının böyle olaylarla gündeme gelmelerine kahrolduğunu söylüyorlar. Seçilenlerin yanlışlarını gördükçe seçilenlerin referansı olan kişilere kızdığını söylüyorlar. Genel olarak, özeleştiri var. Özel’in yanındaki isimler, pazar günü seçim olsa bugünkü belediye başkanlarının yüzde 80-90’ını yeniden yazmayacağını değerlendiriyorlar. Hareketlerinden, yorumlarından en yakınındakiler bunu anlatıyorlar” şeklinde konuştu.




