EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV programında ülke ve kent gündeminde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Programda İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Tunç Soyer’in tutuklu yargılandığı ikinci kooperatif davası değerlendirildi.

Savcılıktan flaş karar: İZBETON eski yönetimi ifadeye çağrıldı!
Savcılıktan flaş karar: İZBETON eski yönetimi ifadeye çağrıldı!
İçeriği Görüntüle

Yaldiz Yapar-2

YENİ BİR SÜREÇ VAR
Gazeteci Fatih Yapar, dava ile ilgili son olarak İZBETON yönetiminin ifadeye çağrılması noktasında savcılık talimatı olduğunu hatırlattı. Yapar, “İZBETON’un Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın ‘Genel Müdür olsam da yönetim kurulu yetkili ve sorumludur’ ifadesi sebebiyle yönetim kurullarının tekrar ifadeye çağrılması ve ifadelerin alınması talimatı geldi. Burada Tunç Soyer, yönetim kurulu başkanıydı. Yeni bir süreç var” dedi.

BİR KOYUNDAN İKİ POST ÇIKMAZ
Ümit Yaldız ise “Bir koyundan iki post çıkmaz. Eşyanın tabiatına aykırı. Yönetim kurulu dediğin isimler arasında dönemin Genel Sekreteri Barış Karcı’nın, İZSU Genel Müdürü, ESHOT Genel Müdürü dahil pek çok bürokrat var. 4 gün gözaltında tutuldular. Barış Karcı 6 aya yakın tutuklu yargılandı. Sonuç itibariyle bu yönetim kurulu nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla yargılandı. Bu kurulun bir de zimmete yardımdan yargılanması ikinci post arayışıdır. Geçmişte zaten bu adamlar ifade vermişler. MASAK raporlarında kimin/kaç para trafiği olduğu, nerede sigortalı olduğu gibi son 25 yıllık zaman dilimde herkesi A’dan Z’ye didik didik ederek ortaya koymuşlar. Bürokratlarla ilgili tertemiz bir sayfa. Keşke tüm belediye bürokratları sağlıklı ve temiz bir MASAK raporuna sahip olsa. Genel sekreterin 1 evi var ve bir evin yarısı üzerine görünüyor. Diğer üst düzey bürokratlarda da böyle” dedi.

YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLARAK İÇERİDE TUTMA GİRİŞİMİ
İZBETON Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde o dönem Tunç Soyer olduğunu kaydeden Yaldız, “Tunç Soyer nitelikli dolandırıcılık davasından tahliye edildi. 4 aydır da kooperatiflere yönelik davalardan tutuluyor. Buradan tutulamayacak ve Soyer’i içerde tutmaya yönelik bir siyasi ya da adli irade var. MASAK raporu da temiz. Bu irade muhtemelen başkan olarak değil yönetim kurulu başkanı olarak bir işlem yaparsak ancak içerde kalır diye düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.

YARIN DİĞER KOOPERATİFLER İÇİN DE DOSYA AYRILABİLİR
Savcılığın talimatında “sadece Örnekköy kooperatifi açısından MASAK raporunda değerlendirin” cümlesinin olduğunu kaydeden Fatih Yapar “Yarın Gaziemir ile ilgili ayrı dosya yapılabilir. Uzundere ve Çiğli ile ilgili ayrı dosya yapılabilir. Bu gelinen sistemde Tunç Soyer her bir kooperatif için ayrı ayrı yargılanabilir. Her bir etap için de ayrı ayrı yargılanabilir” derken Ümit Yaldız ise “Yargılamak istedikten sonra yargılanabilir. MASAM raporu çok önemli bir belge ise Tunç Soyer açısında tertemiz bir MASAM raporu var” şeklinde konuştu.

KAYA’NIN AÇIKLAMALARININ ÖNCESİ VE SONRASI VAR
Fatih Yapar, savcılığın gözaltı talimatının İZBETON eski genel müdürü Heval Savaş Kaya’nın ifadesine dayandığını belirterek “Heval Savaş Kaya, Aralık’ın 29’unda bir ifadesinde ‘Ben Genel Müdür olarak İZBETON A.Ş’de görev yapmış olsam da asıl icra heyeti İZBETON A.Ş Yönetim Kuruludur, onların sorumlu tutulması esastır’ şeklinde beyanı var. Savcılığın talimatının ardından dosyalarda etkin pişmanlıktan yararlananlar, itirafçı olanları gördük. Yeni talimatın ardından sanki Heval Savaş Kaya, etkin pişmanlıktan yararlanmış yada avukatıyla beraber bir çalışma yapmış ve ‘ben Genel Müdür olarak cezaevindeyim ama sorumluluk yönetim kuruludur, Soyer’den talimat aldım’ gibi bir duruma evrilen bir işleme dönüşüyor. Bu ifade uzun bir ifade. O ifadede 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin istediği bir bilirkişi raporu var. O rapor geldikten sonra yaptığı savunma bu. Orada öncesi ve sonrası cümleler var. Heval Savaş Kaya, ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kooperatif sistemi, İzmir Ticaret Odası, iş dünyası ve çeşitli STK’lardan oluşan bir anlayışla ortaya koyuldu’ diyor. Burada sadece İZBETON ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ yok, iş dünyası da var diyor. Kooperatif açılışlarında Mahmut Özgener’in, Ender Yorgancılar’ın, İZİSAD başkanlarının ve İzmir’de yönetim kurulu üyeleri ve başkanlarının konuşmaları oldu. Orayı kast ederek, ‘bu İzmir’in ortak çalışması, sadece beni ya da İZBETON’u sorumlu tutmanız doğru değil’ diyor. Bu İzmir’in ortak fikri ve burada görev yapan insanların teklifiyle yapılan bir işlem. Biz bunu kooperatif yönetim kuruluna gönderdiğimizde o saatten sonra taşeronlar ve kooperatifler yüklendi. Bu saatten sonra tüm sorumluluk kooperatiflerin ve taşeronlardır’ diyor. Uzun bir açıklamadan sadece o cümleyi çekip de etkin pişmanlıktan yararlanan bir isimmiş gibi ardından Tunç Soyer’i hedefleme işi aleni görünen bir şey. Bugün belki yarın hepsini ifadeye çağırabilirler. Cumartesi hepsi evlerinden de alınabilir. Ancak evlerinden alınacak bir durumları yok. MASAK raporu dahil olmak üzere tüm ifadeyi veren insanları evden de alabilirsiniz, artık hukuk buraya da geldi. Kaya’nın açıklamalarının öncesi ve sonrası var. Bu ifade önceki sene verilen bir ifade, yeni bir şey değil” değerlendirmesini yaptı.

MESELEYİ TUNÇ SOYER İLE İLİŞKİLENDİRMEK ÜZERE YAPILAN BİR HAMLE GİBİ GÖRÜNÜYOR

Ümit Yaldız ise şunları söyledi:

“Heval Savaş Kaya’nın ifadesinin bir bölümü cımbızlanmış. Türkiye’de hukuk sistemi, yargı sistemi yönetim kurulu sorumluluğunu Heval Savaş Kaya’dan mı öğrenecek? Kaya böyle bir ifade vermeseydi, savcılar yönetim kurulu sorumluluğu ile ilgili adım atmayacaklar mıydı? Neden bunu Kaya’nın ifadesine dayanarak atıyorsunuz? Tunç Soyer ile ilişkilendirmek üzere yapılan bir hamle gibi görünüyor. Oysa ki kamuoyunun beklediği hamle bu muydu? Yönetim Kurulu üyesi yapılanlar arasında Eşrefpaşa’daki bir doktor, Şehir tiyatrolarının yönetmeni, daire başkanlarının, genel müdürlerin huzur hakkı alabilmeleri için düşünülen bir yönetim kurulu. Sistem tartışılabilir. Bu yönetim kurullarının misyonu ve o insanların bulunduğu biliyor.

CHP’li belediye başkanları Ankara’da toplanıyor
CHP’li belediye başkanları Ankara’da toplanıyor
İçeriği Görüntüle

HESAP SORULMASI GEREKENLER VARKEN, HESABINDA 1 KURUŞ ÇIKMAYAN TUNÇ SOYER 10 AYDIR TEK KİŞİLİK HÜCRESİNDE YATIYOR
MASAK raporlarında bu insanların hiçbirinin hiçbir kooperatif ile ilişkisi bulunamamış. Levent İşler yönetim kurulunda yer aldığı için 4-5 ay içerde yattı. Barış Karcı 6 ay yattı. Hiçbirinin dairesi yok, para akışı yok. Kooperatiflerle ilişkisi yok Bu kadar berrak iken neden yönetim kurulu deniyor? MASAK raporunda 90 milyon TL’yi nakit çeken ve parayı ne yaptığı bilinmeyen insanlar var. Hesabında 300-400 milyon TL dolaşan insanlar var. Daire alanlar, araba satanlar var. Kooperatifle iş yaptığı düşünülen insanlar var. En başından beri MASAK raporu çıkması gerekiyordu. Biz bu kooperatifleri sağlıklı yönetememişiz diye hesap sorulması gerekenler varken, hesabında 1 kuruş çıkmayan Tunç Soyer 10 aydır tek kişilik hücresinde yatıyor.

CHP’LİLERİN BU İŞE BU KADAR BULAŞMIŞ OLMASI YARATILMAK İSTENEN ALGIYI GÜÇLENDİRİYOR
Heval Savaş Kaya’nın da MASAK raporuna göre kooperatiflerle alışverişi gözükmüyor. Şenol Aslanoğlu’nun gözüküyor. Aslanoğlu zaten kooperatifçilikten sonra il başkanı oldu. İl Başkanı olduğu için kooperatifçi değil, kooperatifçi olduğu için il başkanı. Ümit Erol da kooperatifçi olduktan sonra il başkanı yapıldı. CHP’lilerin bu işe bu kadar bulaşmış olması, Deniz Yücel’inden, Polat Şaroğlu’na kadar herkesin adının geçmesi yaratılmak istenen algıyı güçlendiriyor. Mahir Polat’a kadar bir sürü ismin adı geçti. Bu kadar CHP’linin anılması CHP için bir handikap. Somut delile dayanmıyorsa bunlar dedikodu demektir. Yasal açıdan bir delil yoksa insanlar bedel ödememeli. Olayları en başından beri somut veriler üzerinden para trafiklerini izleyerek yürüselerdi, dışarıda olanlar içerde, içerde olanların dışarıda olması gerekirdi. Hala kooperatif sisteminde dokunulmayan insanlar var. İfade verip çıkan bir sürü kooperatif başkanı var. Giren var ama hiç girmeyenler var. Adliye önüne uğramayanlar var.