Akşam oturmuş spor özetlerini takip ediyorum, takımım yenilmiş moralim bozuk birazda gerginim. Tam maçın gollerini izlerken, kanalda alt yazılar geçiyor. Gözüm takıldı ve çok ilginç bir haber okudum. Haber aynen şöyle 'İmralı'da bulunan Abdullah Öcalan, PKK'nın son zamanlardaki eylemlerinin sorumsuzca ve anlamsız olduğunu bildirdi' …..

Tamam, her akıl sahibi bu eylemlerin asla bir barışa yada başarıya hizmet etmeyeceğini bilir. Hatta Öcalan'ında böyle düşünmesi gayet normal ama normal olmayan şey şu ki, Öcalan bu düşüncelerini kime anlatmış?

Adamın avukatları aylardan beridir 'Öcalan'la görüşemiyoruz' diye yırtınıyorlar. Ailesi hakeza görüşemiyoruz diye Avrupa İnsan Hakları mahkemesine başvurmaya gidiyor, BDP deseniz, bırakın İmralı'yı, neredeyse Bursa'ya giremiyorlar. Eee Öcalan bu açıklamaları kime yapmış?

Önce, istihbarat teşkilatımızın güzide mensupları, Öcalan ile akşam Beş çayında bir araya gelip sohbet etmiş ve fikrini sormuş olabilirler diye düşündüm.

Sonra bu haberi yapan gazeteciye mektup yazıp içini döküp, düşüncelerini anlatmış olabileceği geldi aklıma.

Beklide o haberi yapanlara 'Malum' olmuştur, hani bir atasözümüz vardır ya 'aptala malum olurmuş' diye.

Nihayet en doğru tahmini yaptım. 'Öcalan bu konuda kendi kendisine düşünüp konuşurken, nöbetçi asker yada gardiyanlar duydu, sonra gidip Amirlerine anlattı, Amir Müdüre, Müdür Savcıya, o Valiye anlattı. Eee vali soluğu Taklacı Bakanın yanında aldı. Sayın bakan efendi de bu haberi kendisi açıklamaya çekinince, bir tanıdık vasıtasıyla bilindik gazetecilere sızdırdı.' Nasıl fikir ama…?
İşin espriyle karışık komplo teorileri bir yana dursun da, bu işin nasıl olduğunu gerçekten anlamış değilim.
Eğer Öcalan bu açıklamaları yaptıysa bunu kime yaptı? Eğer bu açıklamayı kendisiyle görüşen İstihbaratçılara yaptıysa, bunu ne maksatla kamuoyuyla paylaşıyorlar? Halka 'Bakın bu eylemleri Öcalan bile kabul etmiyor, sizde kabul etmeyin, onun sözünü dinleyin' gibi bir mesaj mı veriyorlar, yoksa 'Biz bu işin altından kalkamıyoruz, Öcalan'ın ağzıyla konuşup, ortalığı yatıştıralım' diye mi düşünüyorlar.

Ne düşünüyorlar bilmem ama bildiğim bir şey var ki, o da bu numaraları artık kimse yemiyor. Ucuz ajan aklıyla alabildiğimiz mesafe anca bu kadar olur zaten. Bu yöntemi kim düşündüyse ona bir tavsiyede bulunayım ki, doğru olan budur. Halka olayları olduğu gibi açıklamak gerekir. Yani biri çıkıp 'Örgütle görüşüyorsunuz' dediğinde küfretmek yerine gerçeği anlatmak gerekir. Sonra dönüp dolaşıp kendi söylemlerinizi inkar etmek durumunda kalırsınız. Ayrıca bu yaşadığımız süreçte olan olayları, yani PKK eylemlerini ne sağcı ne solcu ne Kürt ne Türk kimse benimsemiyor ve tasvip etmiyor. Hatta ister inanın ister inanmayın ama BDP seçmenleri bile bu durumdan son derece rahatsız. Hangi vicdan sahibi İnsan ölümlerinden mutlu olabilir ki? Eğer mutlu olanlar varsa onlarda insan demek biraz fazla iyimserlik olur. Vesselam…