Geçen hafta liderlikten konuştuk. Bana göre liderlik her hafta konuşulsa az gelecek bir konu. Her konuda değişimin en önemli kısmı sanırım insanda olan değişim. İnsanda olan değişim ister istemez liderlik yeteneklerinin de farklılaşmasını gerektiriyor. Başlığı o nedenle 'Ahenk Yaratan Lider' olarak yazdım.
Önceki yazımda da belirttiğim gibi 'liderlik' konusunda en değer verdiğim görüşlerden biri, Daniel Goleman, Richard Boyatzis, Annie McKee tarafından hazırlanan Yeni Liderler (Primal Leadership) kitabındakilerdir. Bu kitapta yazarlar şöyle bir ifade kullanmışlardır. 'Biz, liderin başlıca görevinin, önderlik ettiği kişilerde iyi duygular uyandırmak olduğunu ileri sürüyoruz.' Duyguların bulaşıcılığı kuralından hareket edersek bence 'iyi duygular uyandırabilmek, duygularının farkında olmayı ve iyi duygular içinde olmayı gerektirir.'
'Duyguların bulaşıcılığı' kuralı : Yapılan araştırmalara göre; bir birini tanımayan üç kişi 2 ya da 3 dakika sessizce karşı karşıya oturduklarında, duygularını en kolay dışa vuran kişi (tek kelime bile söylemeden) ruh halini ötekilere aktarır. (Dışavurumculuk ruh hallerini iletir – H. Friedman, R. Riggio) bir başka araştırma da ise; eylem halindeki çalışma grupları üzerinde yapılan dikkatli gözlemler, liderin ortak duyguları belirlemekte oynadığı rolü ortaya çıkarmıştır.
Ahenk yaratan liderliğin 4 önemli adımı vardır ve bunlar hiyerarşik bir sıra takip ederler. Bu adımların her biri ayrı ayrı çok önemlidir ama birinde, ikisinde iyi olmak yeterli değildir. Duyguların bulaşıcılığının dikkate alınarak 'Ahenk Yaratan Liderlik' konusunda atılacak ilk adım 'Duygularla Dost Olmak' konusuna odaklanılmasıdır. Duyguların farkında olan, duyguların denetimini elinde tutan (duygularını bastırmayı asla kastetmiyorum), duygularını ifade edebilen (doğru yer ve zamanda, doğru kişiye, doğru şekilde, doğru ölçüde ifade etmek), olayların ve insanların iyi tarafını görebilen lider, duygularıyla dost olabilmiş demektir.
İkinci adım ise 'Kendini Tanıma' konusudur. Buradaki ilkemiz ise 'kendini tanımayan liderlik edemez' dir. Kendini tanıyan yani isabetli bir öz-değerlendirme yapan lider, zayıf, gelişime açık ve güçlü yanlarının farkındadır. Bu farkındalık, doğru konulara odaklanmasına, doğru hedefler koymasına yardımcı olur. Güçlü yanlarına odaklanarak hedeflerini belirler ve kendini motive eder.
Ahenk yaratma konusundaki ilk iki adım liderin kendisi ile ilgili adımlardır. Sonraki iki adım ise ahenk yaratacağı ekibi ve onlar ile ilişkilerini kapsar. Üçüncü adım 'sosyal farkındalık' konusunda güçlü olmaktır. Yani karşısındaki kişi ya da kişilerin duygu ve düşüncelerin farkında olmak, ekibindeki kişiler arasındaki ilişkilerin farkında olmak, bunları ekibin başarısına etkilerini göz önünde bulundurmak önemlidir.
Bu konudaki son ve bir diğer önemli adım ise; liderin 'ilişkilerde ustalık' becerisidir. Bu adımdaki konulardan birincisi liderin esinleyici özelliğidir. Yani ekibin vizyonu, misyonu ve değerleri konusunda bilgilendirmek, onları harekete geçirme becerisidir. Çeşitli konularda ekibini etkileme becerisi, personelini geliştirme, değişim konusunda öncülük, çatışmaya engel olmak, çatışma kaçınılmaz ise süreci doğru yönetebilmek diğer önemli ve geliştirilmesi gereken becerilerdir. Bu adımın bir başka konusu ise liderin ekibi için işbirliği ortamını yaratması ve onları motive etmesidir.
'Lider olunur mu? Lider doğulur mu?' diye başlamıştık geçen hafta. İşte lider olmanın, öğrenilebilecek bölümü ile ilgili temel konular bu aşamaları içermektedir.
Ahenkli ortamlarda, ahenk yaratan liderlerle...