EGEDESONSÖZ - İzmir kent merkezinin en tartışmalı alanlarından biri olan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen Eski Dünya Ticaret Merkezi arazisiyle ilgili yeni gelişmelere TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nden sert tepki geldi. Oda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni “kamusal varlıkları korumaya ve süreçleri şeffaf yürütmeye” çağırdı.
Yazılı açıklamada, belediyenin süren davalardan feragat ederek arazinin yüzde 70’ini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devretmeyi kabul etmesinin kamu yararıyla bağdaşmadığı savunuldu. Bilirkişi değerlendirmelerine işaret edilen açıklamada, yaklaşık 80 milyon dolar değerindeki taşınmazın 4-5 milyon dolar düzeyinde bir tazminatla tamamen belediye mülkiyetine geçebilme ihtimalinin bulunduğu öne sürüldü. Bu koşullarda davalardan vazgeçilmesinin “çözüm değil, kamusal hakkın geri dönüşsüz biçimde zayıflatılması” olduğu ifade edildi ve bu adım “kent suçu” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, Belediye Meclisi’ne sunulan yeni plan notu değişikliği de eleştirildi. Düzenlemeyle bölgede 84 metre, yani yaklaşık 28 katlık yükseklik sınırı getirilmesinin bir iyileştirme gibi sunulduğu belirtilirken, Kültürpark’ın hemen yanında yükselecek bir yapının kent siluetini bozacağı, trafik yükünü artıracağı ve bölgenin çevresel-mekânsal dengesine zarar vereceği savunuldu. Kamusal alanların “inşaat pazarlıklarının konusu yapılamayacağı” vurgulandı.
9 Şubat 2026 tarihli İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında Kültürpark Platformu üyeleri ve bazı demokratik kitle örgütü temsilcilerine yönelik müdahale de açıklamada yer aldı. Söz konusu müdahalenin “İzmir’in katılımcı yerel yönetim geleneğine kara bir leke” olduğu ifade edilerek, meclisin halkın meşru taleplerine kapatılamayacağı kaydedildi.
Mimarlar Odası İzmir Şubesi, belediyeye çağrıda bulunarak rant odaklı olduğu ileri sürülen protokollerin iptal edilmesini, devam eden mülkiyet davalarının sürdürülerek alanın yüzde 100 kamusal kazanıma dönüştürülmesini ve söz konusu arazinin yeşil alan ile kültürel-kamusal işlevlerle kente kazandırılmasını istedi.
Oda, sürecin takipçisi olacaklarını ve “kent hakkını zedeleyen her türlü adımın karşısında duracaklarını” kamuoyuna ilan etti.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
İzmir kent merkezinin en değerli kamusal varlıklarından biri olan “Basmane Çukuru” (Eski Dünya Ticaret Merkezi alanı) ile ilgili son günlerde yaşanan gelişmeler, yalnızca şehircilik ilkelerini değil, hukuk devleti ilkesini de zedeleyen bir tablo yaratmaktadır. TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi olarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni kentin kamusal varlıklarını korumaya; karar ve süreçlerini kamu yararı doğrultusunda, şeffaflıkla yürütmeye davet ediyoruz.
Belediye Lehine Süren Davalardan Vazgeçmek “Kent Suçudur”
Hukuki süreçte gelinen aşamada, bilirkişi değerlendirmeleri; 80 milyon dolar değerindeki bu taşınmazın, 4-5 milyon dolar düzeyinde bir tazminatla tamamen belediye mülkiyetine geçebilmesine ilişkin güçlü bir olasılığın bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu koşullarda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin davalardan feragat ederek arazinin %70’ini TMSF’ye devretmeyi kabul etmesi, kamu yararıyla açıklanamaz. Bu bir “çözüm” değil; kamusal hakkın geri dönüşsüz biçimde zayıflatılmasıdır.
“84 Metre” Bir Lütuf Değil, Gökdelen Dayatmasıdır!
Belediye Meclisi’ne sunulan yeni plan notu değişikliğiyle bölgede 84 metre (yaklaşık 28 kat) yükseklik sınırı getirilmesi, bir “iyileştirme” gibi sunulmaktadır. Oysa Kültürpark’ın hemen yanı başında, tarihi aksın göbeğinde yükselecek bu dev kütle; kentin siluetini bozacak, trafik yükünü artıracak, çevresel ve mekânsal etkileriyle bölgenin dengesine ciddi zararlar verecektir. Kamusal alanlar, niyet protokolleri üzerinden yürütülen inşaat pazarlıklarının konusu yapılamaz.
Meclisteki Müdahale Kabul Edilemez
9 Şubat 2026 tarihli Belediye Meclisi’nde kentine sahip çıkan Kültürpark Platformu üyelerine ve demokratik kitle örgütlerine yönelik gerçekleştirilen müdahale, İzmir’in katılımcı yerel yönetim geleneğine kara bir leke sürmüştür. Halkın kürsüsü olması gereken meclis, halkın meşru ve haklı taleplerine kapatılamaz.
Şeffaflık ve Toplumcu Belediyecilik Çağrısı
Kamunun olan, kamu yararı doğrultusunda korunmalı ve yönetilmelidir. İmar düzenlemeleri; siyasi pazarlıkların, “iyi niyet” adı altındaki hukuki haklardan vazgeçişin veya rant odaklı protokollerin aracı olamaz. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni;
- Rant odaklı protokolleri derhal iptal etmeye,
- Devam eden mülkiyet davalarını kararlılıkla sürdürerek alanı %100 kamusal kazanıma taşımaya,
- Bu alanı kentin ihtiyaç duyduğu yeşil alan ve kültürel-kamusal işlevlerle İzmir’e kazandırmaya çağırıyoruz.
TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi olarak; kentsel, hukuksal ve kamusal sorumluluğumuz gereği bu sürecin takipçisi olacağımızı, kent hakkını zedeleyen her türlü adımın karşısında duracağımızı İzmir kamuoyuna ilan ederiz.



