EGEDESONSÖZ – İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZTARIM A.Ş. ile Konak Belediyesi’ni kapsayan iki ayrı ihalede usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan İZTARIM eski Genel Müdürü Murat Onkardeşler hakkında geçtiğimiz günlerde tahliye kararı verildi.
69 gün tutuklu kalan Onkardeşler, tahliyesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada hem soruşturma sürecine hem de hakkında hazırlanan raporlara sert ifadelerle tepki gösterdi. Onkardeşler, kendisi hakkında düzenlenen raporlar ve yürütülen süreçle ilgili olarak, “O raporu hazırlayanlar, hazırlatanlar, buna çanak tutanlar ve bunun üzerinden siyaset devşirenler için hesap günü elbette gelecek” dedi.
Sürecin, İzmir Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu’nca hazırlanan rapor ve ardından yapılan suç duyurusuyla başladığını belirten Onkardeşler, teknik bilirkişi incelemesi yapılmadan gözaltı ve tutuklama kararı verilmesini eleştirdi. İlk kez yetkili bir merci önüne çıktığında tahliye kararı verildiğini vurguladı.
Bayındır Süt İşleme Fabrikası’na ilişkin iddialara da değinen Onkardeşler, fabrikanın tamamlanmış ve üretim yapar halde olduğunun mahkeme tutanaklarına yansıdığını ifade ederek, raporlarda yer alan “yüzde 82 tamamlanma” tespitinin gerçeği yansıtmadığını savundu. “Edimin ifasına fesat” suçlamasını sert sözlerle eleştiren Onkardeşler, Sayıştay raporlarının da bu iddiaları desteklemediğini kaydetti.
İZTARIM bünyesinde yürütülen projelerde kamu zararı oluşmadığını dile getiren Onkardeşler, “4 yılda 2 milyar liranın üzerinde bütçe kullandık. Sayıştay bir kuruş uygunsuzluk bulmadı. Bu bizim gururumuzdur” ifadelerini kullandı.
Tunç Soyer döneminde pandemi, depremler ve ekonomik krizlere rağmen önemli projelere imza attıklarını belirten Onkardeşler, yaşananların hem kendisi hem de Soyer için ağır bedeller doğurduğunu söyledi. Tutukluluk sürecinin ailesi üzerindeki etkisine de değinen Onkardeşler, hâlen tutuklu yargılanan çok sayıda kişinin olduğunu hatırlatarak, “Hiçbir kötülük sonsuza kadar sürmez. Özgürlüklerine kavuşacakları gün yakındır” dedi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
69 GÜN SONRA GELEN ÖZGÜRLÜK
Hakkımızda İZBB Teftiş Kurulu'nca hazırlanan rapor ve devamında İZBB Başkanı tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulmasıyla birlikte başlayan süreç.... Savcılığın teknik bilirkişi talebinde bulunmadan doğrudan gözaltı ve tutuklama talebi.. Elbette seni dinlemeyen Nöbetçi Hakim ve Şakran.... Kendimizi yetkili birisinin önüne çıkardığımız ilk gün gelen tahliye...
İçerikle ilgili konuşulacak çok şey var elbette.. Fakat mahkeme devam ediyor... Ama size sadece şunu söyleyebilirim ki, o raporu hazırlayanlar, hazırlatanlar, buna çanak tutanlar, bunun üzerinden siyaset devşirenler için hesap günü elbette gelecek.
Mahkeme Hakiminin; rapora teknik bilirkişi olarak katkı veren mühendise söylediği gibi; "GİTTİĞİMİZDE FABRİKA BİTMİŞTİ ÜRETİM YAPILIYORDU" diyorsun, rapora ise "%82'si TAMAMLANMIŞ" diye imza atıyorsun".
Evet tamda öyle!!!
Ortada bir kabul yokken, firmanın teminatı dururken, firmanın cari alacağı dururken, geçici kabul kesintileri iade edilmemişken, Edimin İfasına Fesat suçlamasının rezilliği ise bambaşka bir boyut!!!
"FABRİKANIN %18'İNİ BAŞKASINA YAPTIRMIŞLAR, AMA YÜKLENİCİYE YAPMIŞ GİBİ PARA ÖDEMİŞLER" tespitinin haysiyet cellatlığı olduğunu gösteren bir belge paylaşacağım.
Sayıştay Müfettişleri bu suçlamaya ilişkin cevabı Sayıştay raporunda vermişler.. İZBB raporunda 14.000.000TL (ON DÖRT MİLYON) olan bu rakam, Sayıştay Raporunda 237.511 TL... Evet 237 bin..... (Ki bu rakam zaten Yükleniciye bildirildi, kesin kabul hakkedişinde ve mukayeseli keşifte düşülecek rakamlar arasında idi)
Bayındır Süt İşleme Fabrikası benim gurur duyacağım işlerden biridir. Keza Ödemiş Et Entegre Tesisi, Menemen Lojistik Merkezi, Halkın Kasabı, İzmirli Kahve, Küçük Baş Süt Toplama Organizasyonu, İzmirli Süt ve Et Ürünleri olduğu gibi....
4 yılda 2 milyar liranın üzerinde bütçe kullandığımız bu işlerden Sayıştay bir kuruş uygunsuzluk bulmadı. Buda bizim gururumuzdur..
Biz Tunç Soyer Başkanımın önderliğinde mucizeler yarattık, bu mucizeleri yaratırken de Türkiye'nin en korkunç dönemini yaşadık. Pandemi, İzmir Depremi, Hatay Depremi, Seller, Ekonomik Kriz.. Şimdi O'da bende bedel ödüyoruz. Onunki elbette çok daha ağır.
Beni evladımdan ayıran, kokusundan mahrum bırakan kim varsa hem siyaseten, hem hukuken hem de vicdanen hesap soracağım... Ama beddua etmiyorum. Allah kimseye bunu yaşatmasın.. İçeride 1 gün bir ay gibi geçiyor. Şunuda söylemeliyim ki, aylardır iddaname bekleyen ve tutuklu yargılanan yüzlerce yoldaşım benim kadar erken aiesine kavuşamadı. Hiç bir kötülük sonsuza kadar sürmez..
Özgürlüklerine kavuşacakları gün yakındır.
69 gün boyunca oğlumla tek başına bu süreci yöneten, özlem duyan, hasret çeken eşime sonsuz teşekkür ediyorum... Beni hiç yalnız bırakmayan, daima her koşulda destek olan aileme minnettarım.. Gözaltına alındığım andan itibaren yanımda olan CHP Şehzadeler İlçe Başkanım Av. Mert ÖZKÖSEMEN ve ayrıca davama destek olan Av. Ufuk ÖZBEY'e teşekkür ederim. Merak eden, kaygılanan, eşimi yalnız bırakmayan tüm dostlara teşekkür ederim..




