RÖPORTAJLAR
29 Kasım 2018 Perşembe

Ben kalp tamircisiyim

Hanzade Ünuz, 50 yıldır binlerce hastaya umut olan Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. İsa Durmaz ile konuştu.

Ben kalp tamircisiyim

Tahta bir bavul ve elinde bir lira ile yola çıktı.

Dünya çapında bir kalp cerrahı oldu.

İnsanların kalbine dokunarak…

Binlerce hayat kurtardı.

Kalp damar cerrahı Prof. Dr. İsa Durmaz ile tanıştığınızda…

Şaşırıyorsunuz.

Sözlükteki aklı selim kelimesinin karşılığı gibi adeta…

Sakin, sade, oturaklı, babacan…

Başarı var, şaşa yok.

Beceri var, kibir yok.

Hırs var, kıskançlık yok.

Dengeli, sistemli, çözüm üreten bir yapısı var.

Film gibi bir hayat öyküsünün içinden çıkmış...

Antalya’nın ıssız bir köyünde yaşarken…

Henüz 10 yaşlarındayken kafaya koymuş büyük adam olmayı.

İnadı ve azmiyle Türkiye’de ilklere imza atan bir hekim olmuş.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kalp cerrahisi bölümünü kuran isim.

Kurumsallaşmaya, insan yetiştirmeye inanıyor.

Yarım asırlık bir hekim.

Bugüne dek 20 bine yakın kalp ameliyatında bulundu.

İzmir’de neredeyse her apartmanda bir hastası var.

Kalp damar cerrahı olarak İzmir’de başlattığı kalp nakil ameliyatları ile…

Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda umutsuz hastaya şifa oldu.

Halen Özel  Tınaztepe Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahisi Koordinatörü olarak görev yapan Prof. Dr. İsa Durmaz…

“Ben cerrah olmak için gelmişim dünyaya, kalp tamir ediyorum. Ben kalp tamircisiyim” diyor.

50 yıldır hayat kurtaran İsa Hoca...

Azimle yürüdüğü yaşam yolculuğunda kendi hayatını nasıl kurtardığını anlattı.

 

TAHTA BAVUL VE BİR LİRAAntalya Serik’liyim, ikinci dünya savaşı zamanında doğmuşum. Babam dört yıl askerlik yapmış bir sene izne gelmiş, ben doğmuşum. Ne gün doğduğum da belli değil. Nüfus kağıdında Nisan 1 yazıyor, onun için bende Nisan 1 hikayeleri çoktur (gülüyor). Benim hayatımda gördüğüm ilk yönetici köydeki  öğretmenimdi. Köye o sene ilk kez ilkokul açıldı ama inşaatı daha bitmemişti biz okula başladığımızda, kahvede ders görüyorduk. 

Ben yedi yaşlarındaydım, okula giderken yolda baktım kocaman bir adam. İlkokul açılınca köyde18 yaşından küçükleri de okula gönderdiler, o çocuk da 16 yaşındaydı. Beyaz yakası siyah önlüğü var, ben köylü kıyafetiyle gidiyorum okula. Bana “Senin şapkan var öğretmen bunu istemez” dedi. Ne yapalım? Şapkayı saklayalım (gülüyor). “Mendilin var mı”, yok. “Tırnaklar kesik mi” diye soruyor bana çocuk. Köydeki o 16 yaşındaki çocuk benim ilk rehberimdi.

Sınıfa gittik, öğretmen ne diyecek diye korkuyoruz. Köy Enstitüsü mezunu bir öğretmenimiz vardı, bana tahta bavul gibi bir çanta verdi, içinde alfabe, defter, kalem, silgi vardı. “Yarın babandan 1 lira getir” dedi. İşte ben o tahta bavul ve 1 lira ile okula başladım.

BEYGİRE ATLADIM KAYIT YAPTIRDIM

Okulu sevdim, hiç şikayetim olmadı ve ilkokulu başarıyla bitirdim. O dönemde kazaya ortaokul açıldı fakat babamın da maddi durumu çok sınırlı. 3 – 4 dönüm tarlası var, ortakçılık yaparak geçiniyor. İki öküz, bir beygiri var sadece. Biz de yedi kardeşiz. Babam ilkokul bitince benim için amcasının yanına gitsin, terzi olsun diye düşünüyordu. Aslında özenirdi, okumamı asker olmamı isterdi ama imkanı yoktu. Babamla konuşamıyordum, anneme bak ben buradan kaçacağım diyordum. Bir gün tarladan geldim, öküzleri bağlayacağım. Babamın cebinden 1 lira çaldım, beygire atladım doğru kazaya gittim.  Öğretmen okullarına kayıt yaptırdım. Kafaya koydum, evden kaçacağım.

PAMUK PARA EDİNCE…

Sonra o dönem pamuk para etti, 2.5 liraya satıldı. Dedem zengin oldu. Gittim baktım dedem bahçede taş ayıklıyor. Dede dedim, “Ben okumak istiyorum. Babam paramız yetmez diye okula salmıyor. Ben okula gitmek istiyorum ama karşılayamayız diye yollamıyor. Bize yardım eder misin” dedim. Rahmetli dedem, “Peki oğlum baban gelsin konuşacağım” dedi. Ve orada bir meşe ağacının altına oturup babamın gelmesini bekledi. Babam gelir gelmez çağırdı, “Osman buraya gel” dedi. “Yarın çocuğu ortaokula götür kaydını yaptır. Yetişemediğin yerde ben varım” dedi. Ve ben öylece ortaokula kayıt oldum. Sonrası da devam etti gitti.

EGE TIP’TAN MEZUNİYETAristo’nun bir lafı vardır; “Diploma bazıları için duvarda bir süstür, belgedir. Bazıları için de geçim kaynağıdır”. Hekimlik iyi kazandıran bir meslekti gerçekten, çocukken yaşadıklarımız çevremizdekilerin sağlık sorunları nedeniyle de hekim olmak birinci tercihim oldu. Onun dışındaki tercihim siyasaldı, uluslararası sosyal problemlerin çözümünde sanki bir yerlere varacağım gibi düşünüyordum. Üçüncü tercihim de maden mühendisliği idi. Çünkü petrol bulan bir maden mühendisinin hayatını okumuştum, o beni çok etkilemişti. Ülkemize katkı sağlarız diye düşünmüştüm. İzmir’de sınava girdim, İstanbul’a gittim orada da sınava girdim. Kısmetmiş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladım ve 1969’da mezun oldum.

YATLA KATLA İŞİMİZ OLMADI

42 yıl boyunca Ege Üniversitesi’nde çalıştım. Genel cerrah olarak başladım, başasistan idim. 1977 yılında Kalp Cerrahisi’nde beni İngiltere’ye yolladılar. Kalp damar cerrahisini öğrendim, kalp cerrahisinin öncü isimleriyle çalıştım. İki yıl sonra Türkiye’ye döndüm. Şimdi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Fizik Tedavi Anabilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Berrin Durmaz ile evlendim. İlk başta hiçbir şeyimiz yoktu, hatta evlenebilmek için arabamı satmıştım. Bizim para pulla, yatla katla hiç işimiz olmadı. Eşim Prof. Dr. Berrin Durmaz yapıcı, sosyal ve çok zeki bir kadın. Felçli hastaları meslek edindirdi, bir çok felçli gencin üniversiteyi bitirmesini sağladı.

HER APARTMANDA BİR HASTA 1994’te Ege Üniversitesi Hastanesi’nin Kalp Damar Cerrahisi Bölümü kuruluşunda görev aldım. 20 yıl boyunca Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı olarak çalıştım. Kontrolümde yapılan kalp ameliyatı sayısı 20 bine yakındır. Diyebilirim ki İzmir’de her apartmandan bir hastam olmuştur. Anabilim Dalı Başkanı olduğumda dünyada ne yapılıyorsa bu klinikte yapılacak, Türkiye’de ne çözülemiyorsa bu klinikte çözülecek dedim. Bu nasıl yapılır, bilim adamı yetiştirerek, yanındaki çocukların önünü açarak yapılır. Bir kişi yetmez, bir akıl da yetmez danışmak lazım, perspektifi açmak lazım.

GÜNDE ÜÇ KALP NAKLİ

Yanımda yetişen çocuklar uzman olduktan sonra her birinin yol parasını, lojman kirasını karşılayarak değişik branşlar koydum. Siz kalp nakli, siz aort cerrahisi, siz yeni doğanla uğraşacaksınız diye timler kurdum. Bu timler Türkiye’ye dönüp geldikten sonra bir süre sonra Ege Üniversitesi’nde günde üç kalp nakli gerçekleştirir duruma geldik. Bir günlük bebeğe kalp ameliyatı yapar duruma geldik. Daha doğmadan karın içinde müdahale edebilir miyiz diye projelere başladık.

TÜRKİYE’DE ZİRVEYE ÇIKTIKAkciğer nakli gerçekleştirdik, Türkiye’de zirveye çıktık. Yapay kalbe geçelim dedim. O sırada aynı zamanda Türkiye Kalp Damar Cerrahisi Dernek Başkanıydım, iki dönem görev yaptım. Derneğin binası yoktu, bina aldım. Tüzüğünü değiştirdim, en önemlisi board sınavını koydum. Amerika’da kalp cerrahisi ihtisasını tamamlasanız bile hastaya el süremezsiniz. Uluslararası bir standart sınavı vardır, bunu geçmeniz gerekir. Türkiye’de bunu başlatalım dedim. Türkiye’de ulusal bir veri tabanı hazırlanması için girişimde bulundum, Almanlardan veri tabanı programını satın aldık ama bunu Bakanlığa kabul ettiremedim. Benden sonra Ege Tıp Fakültesi’nde öyle arkadaşlar yetişti ki Amerika standardında kalp cerrahisi yapılır duruma geldi. Fakat daha sonra ben Ege’den ayrıldım.

AKAN SU YOSUN TUTMAZ

Hedefinizde bir şeyler varsa yapabilirsiniz, yaratabilirsiniz. Yeter ki ne yapacağınızı bilin, hedefi ortaya koyun proje yavaş yavaş olur. Ben sabahın beşinden 11’ine kadar ameliyat yaparak çalıştım, bugün de hala aktif olarak çalışıyorum. Akan su yosun tutmaz derler. Ege’den ayrıldıktan sonra yapacak şeylerim olduğuna inanıyordum, Mehmet Bey (Bektur) ile buluşmak kısmetmiş, sağolsun vizyonu açık bir insan. Ben eğitime verilen her hizmet ve emek kutsaldır diye düşünüyorum, bir yerden başlamamız lazım. Kısmet oldu, şimdi de Tınaztepe Üniversitesi’nin oluşumu içine girdik. Dilerim mahcup olmayız, ileride daha iyi hizmetler yaparız inşallah.

EN İYİ SAĞLIK İÇ HUZURUYLA OLUR50 yıllık meslek hayatım insana dair bana ne öğretti? İnsanların yüreğine dokunmayı öğretti. Ben insanların yüreğine dokunuyorum. Günlük yaşamda sağlık ile ilgili sorunlar televizyonda, gazetelerde çıkıyor. Herkes farklı bir şey söylüyor, içlerinde bilgi kirliliği de var. Aslında vücut ne istediğini söyler, tuz yemek istiyorsanız o eksiktir, şeker istiyorsa şeker eksiktir.

Kalbi olumsuz etkileyen beş ana unsur ise sigara, hipertansiyon, diyabet, zararlı kan yağlarının yüksekliği ve obezitedir.Ama en önemlisi iç huzurudur, suç işlememe huzurudur. Hak yememe huzurudur. En güzel şifa iç huzurunun olmasıdır. Ne olur, başını yastığa doğru düzgün koyarsın. Uyku en büyük sağlıktır, beyni dinlendirir ve organların düzenli çalışmasını sağlar. Uykusu bozulan kişinin sağlığı bozulur, onun için uykunu kaçıracak şeylerden uzak duracaksın.

CERRAH OLMAK İÇİN GELMİŞİM DÜNYAYABen ne yapıyorum, sağlıklı kalmak için yürüyüş yapıyorum ve kilo almamaya çalışıyorum. Spor ve başarı endorfin salgılanmasını artırır, benim en mutlu günüm zor bir ameliyatı başarı ile bitirdiğim gündür. O gün rahat uyursun. Kader diye bir şey var mı? Evet sanırım var. Çalışacaksın, gayret edeceksin ama biraz da şans vardır. Tavla ile satrancın hikayesindeki gibi. Bir şeyler yaparsınız ama biraz da şans gerekir. Hasta için de şans gerekir, cerrah için de. Binlerce hasta, binlerce teşhis, binlerce operasyon. Hayat enteresan, kiminle ve ne ile nasıl karşılaşacaksın bazen hiç belli olmuyor. Bu hayatta arının da bir rolü var. Gidiyor çiçekleri döllüyor meyvelerin oluşmasını sağlıyor. Ben de cerrah olmak için gelmişim dünyaya, ben de kalp tamir ediyorum. Ben kalp tamircisiyim.

 
İki kişiden birinin oyunu alırım
 
Ben leke tutmam!
YORUMLAR
Toplam 13 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Kerim karskaya 14 Aralık 2018 Cuma 14:14

Sizi bir defa gördüm İsa hoca ama Ailenizden Hüseyin bey yakın arkadasım. Sizin bahsiniz çok geçer. Size ölüyü dirilten doktor da derler.

Yorumu oyla      0      0  
Ayfer Uysal 13 Aralık 2018 Perşembe 09:00

Tıpkı, rahmetli babam gibi...O da, çok iyi bir egitimciydi...Çocuğum küçükken ben, kendimi parçalıyorum şunu yedireceğim, bunu yedireceğim, diye...Rahmetli babam, kızım üsteleme...vücut saat gibi, neye ihtiyaç dıyarsa, insanın canı onu ister, demişti. Düşününce hak vermiştim. Gerçekten, canım bazen deli gibi ıspanak yemeği ister, o gün anlarım ki, benim demire ihtiyacım var... Babamı rahmetle anarken, hocama da saygılar sunuyorum.

Yorumu oyla      0      0  
Ali kara 13 Aralık 2018 Perşembe 01:11

Benim köylüm amcalarımı başarı ile ameliyat ettiniz.size minnettarız sizin gibi düşünceli insanlara ihtiyacımız var.tesekkurler. göcen yusufun torunu osman kara oğlu ali kara ve ailesi selam kolsuz sizlere

Yorumu oyla      0      0  
Hediye uyanıkturk 10 Aralık 2018 Pazartesi 01:48

Çok büyük bir başarı hikayesi iyiki dedeniz yardımcı olmuş sizin gibi zeki insanlara ihtiyacımız var iyiki sizin gibi Çalışkan başarılı insanlar var Bende İzmir de yaşıyorum keşke burada kalsaydınız Allahım sağlığınızı bozmasın mutlu huzur dolu yıllar sizinle olsun

Yorumu oyla      0      0  
Ali Sarı 9 Aralık 2018 Pazar 14:40

İyi ki varsın İsa Hocam Allah Size Uzun Ömürler versin Saygılarımla

Yorumu oyla      0      0  
Meltem Balaban 7 Aralık 2018 Cuma 16:28

Babamın sağlığını size borçluyuz ne sansliyiz ki size rastladik sizi yakindan tanimak hayat dersi oldu bana çalışkanlık azim ve soyadiniz gibi hiç durmadan çalışan sizi tanımak eşsiz bir ders .Tesekkur ederiz

Yorumu oyla      0      0  
Elif Dinçeroğlu 5 Aralık 2018 Çarşamba 14:54

Eşimin hayatını size borçluyuz, sağolun, varolun hocam. Yaşattığı binlerce hasta, yetiştirdiği binlerce doktor, ona hep dua eden binlerce hasta yakını Hanzade Hanımın bu güzel sayfasından ötürü çok mutlu oldu, teşekkür ederiz.

Yorumu oyla      0      0  
Hüseyin KAHYA 4 Aralık 2018 Salı 08:59

Hocam, Sizin gibi mütevazi, çalışkan, dürüst doktorlarımızla hastalarımız şifa bulacak ve Sizin yetiştirdiğiniz öğrencilerle hastalarımız iyileşecektir. Allah sizlere sağlıklı, uzun ömürler versin Sayın Hocam. Saygılar...

Yorumu oyla      0      0  
Uğur ayşe 30 Kasım 2018 Cuma 16:26

Doktor beyin adını çok duymuştum ama nasıl bir kişiliği olduğunu hayatını hiç bilmiyordum çok etkilendim gerçekten onun çalışma azmini başarılarını ailesinden yardım almadan bu günlerine gelmesini çok çok tebrik ederim. Yazar kızımız Hanzade Ünuz'un da böyle güzel insanları bize tanıt masının devamını rica ediyoruz

Yorumu oyla      0      0  
Aysun Coşkun 30 Kasım 2018 Cuma 10:18

Sayın Hocam; Eşiniz değerlli arkadaşım benim gururla bahsettiğim harika insan Berrin Türkiye için kazançtır diye düşünürüm,sizin yaşam hikayenizi okuduktan sonra sizler ülkemiz için birer kazançsınız diye düşündüm. Elleri öpülesi kişileğiniz ve başarılarınızla size saygılar sunuyorum.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İki kişiden birinin oyunu alırım
Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina Ege’de Sonsöz’den Fatih Yapar, ...
AK Parti’yi katlar geçeriz
Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan Ege’de Sonsöz’den Fatih Yapar, Mehmet ...
Engelleri kaldır, sağlığına kavuş
Hanzade Ünuz, Enerji Tıbbı ve Uygulamaları Derneği Başkanı Op. Dr. Mustafa ...
 
Görev verilirse tereddütsüz yaparım
Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, Ege’de Sonsöz’den Fatih Yapar, ...
Aslında Ercan Kesal da bir İdris
Hanzade Ünuz, Çukur dizisindeki İdris Baba rolüyle kalplerde taht kuran ...
Her türlü varım, adayım
Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, Ege’de SonSöz’den Fatih Yapar, Mehmet ...
 
Bu şarkı burada bitmez
Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Egedesonsöz'den Fatih Yapar, Mehmet ...
İzmir çok kıymetli ama kıymeti bilinmiyor
Hanzade Ünuz, Medical Park İzmir Hastanesi Genel Müdürü Veysi Kubba ile ...
Gözlem 28. yaşını kutlarken...
Hanzade Ünuz Türk basınının köşe taşlarından duayen gazeteci Çetin Gürel ...
 
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Tarihe geçmek istiyorlar ise…
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Ölümden korksaydık trene binmezdik!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Bizim Fırat
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Ben… Ben var ya ben!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
İktidar da kalmak
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Harem zarurettir!
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Futbolun geldiği nokta
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Servet temiz olur mu?
Işıl Öztürk BULUT
Işıl Öztürk BULUT
Grev mi, Görev mi?
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Bach çiçekleri 2
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
Suavi YARDIMOĞLU
Suavi YARDIMOĞLU
Sportif izdüşümler (3)
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva