HABERLER>MAGAZİN
14 Şubat 2016 Pazar - 09:37

'Hiçbir zaman prenses olmadım'

Şeref Meselesi'nden sonra ekranlara kısa bir ara veren Burcu Biricik, ilk bölümü geçen hafta yayınlanan Hayat Şarkısı ile geri döndü. Hiçbir zaman ünlü olmanın hayalini kurmadığını söyleyen Biricik, hem eski dizilerindeki deneyimleri hem de hayatındaki yeni heyecanları anlattı.

 Hiçbir zaman prenses olmadım

Kanal D'nin yeni dizisi Hayat Şarkısı ile ekranlara dönen Burcu Biricik ile Hürriyet'ten Hakan Gence bir araya geldi. Son dönemin yükselen yıldızlarından olan Biricik'in çocukluğundan başlayıp bugününe uzanan bu keyifli sohbeti paylaşıyoruz;

Kafanızdaki oyuncu klişelerini rafa kaldırın. Onun süslü püslü cümleleri, havalı tavırları yok. Hayatı taktiklerle yaşamıyor. Geldiği noktayı; “Bırakın böyle bir planım olmasını hayalim bile yoktu” diye özetliyor. Ekranın yeni kadın starı Burcu Biricik’le başrolünde oynadığı ‘Hayat Şarkısı’ için buluştuk. Naif görüntüsünün altında yatan hayat hikâyesini konuştuk.

Fotoğraf: Muhsin Akgün

 

Bir röportajınızda “Özel hayatımda agresifim” demişsiniz. O zaman hafızamıza kazanan naif Burcu’yu bir kenara bırakıp gerçekleri konuşalım…

- Bazen yakın çevrenize karşı bazı tavırları yapmak daha kolaydır, sizi affederler. Bende onlara karşı daha dominant, biraz daha cadıyım.

Nedir bunun sebebi?

- Antalyalıyım. Çocukluktan beri çalışıp kendi paramı kazandım. Hiç prenses ve naif bir kız olmadım. Ayaklarım hep yere bastı. Hayatta söz sahibi oldum. Bu da benim için bir artı oldu. Annem, dedem, anneannem, dayım ve abimle büyüdüm. Onların yanında ben de biraz evde baba misyonunu yüklendim. Daha maskülen biri haline geldim. Mesela öğrencilik dönemimde... Çok cadı bir kızdım. Okulda etek yerine pantolon giyip kafama bir topuz yapar, mahallenin erkek çocuklarıyla oynardım.

Anne-babanız siz kaç yaşındayken ayrıldı?

- Çok küçüktüm. Annem geçici işlerde çalıştı. Biz babamla hiç görüşmedik. Bu da benim tercihim.

Artık tanınıyorsunuz. Bir süre sonra babanız karşınıza çıkarsa...

- Hayatta ne olacağını kimse bilemez. Ama karşılaşırsam büyük tepkilerim olmaz. Çünkü benimki nefret değil. Sadece böyle tercih ettim. Kimseyi suçlayamam.

Peki bir yandan çalışıp bir yandan kırmızı halıda yürüme hayalleri kuran kızlardan mıydınız?

- Samimiyetle söylüyorum hiç öyle bir niyetim olmadı.

Ama özgeçmişiniz sizden farklı konuşuyor... Önce ‘güzellik kraliçesi’ seçiliyor, ardından ‘Artiz Mektebi’ isimli oyunculuk yarışmasına katılıyorsunuz...

Hiçbirinde yola ünlü olma hayaliyle çıkmadım. Lise zamanında bir ajansta çalışırken güzellik yarışmasından bahsettiler. Antalya çapında küçük bir yarışmaydı. Annem ve abim ısrar etti. Katıldım ve birinci oldum. Sonra Ege Üniversitesi’nde arkeolojiyi kazandım. Zaten çok çalışkan bir öğrenci değildim. Okulun İzmir’de olması cezbetti. Puanı tuttu, yazdım. Ama İzmir’e gidince okuldan önce tiyatroya yazıldım. Bütün vaktim orada geçiyordu. Tiyatro eğitimi alırken ‘Artiz Mektebi’ yarışmasının tanıtımlarına denk geldim. Arkadaşlarım katılıyordu, ben de başvurdum ve girdim.

 

Fotoğraf: Muhsin Akgün

 

BEREN SAAT'LE KIYASLANMAK BENİM İÇİN NE ARTI NE DE EKSİ

Sizin portrenizde fırtınalı ilişkiler, kavgalar ya da sansasyon yok… Ünlü olmak için fazla sıkıcı bir tip değil misiniz?

- Evet sıkıcı ve monoton olabilirim. Merak edilecek bir tarafım ve malzemem yok. Geçen gün bir röportajda “Boş gününüzde ne yaparsınız, bizi şaşırtacak bir şey söyleyin” dediler. Verecek bir cevabım yoktu. Çünkü gerçekten hayatımda her şey aynı.

‘Hayat Şarkısı’yla başrole terfi ettiniz. Artık büyük isimlerle anılıyor adınız... Piyasada bir sürü yeni isim varken sizin farkınız neydi? 

- Takındığım bir maske yok. “Başkalarının maskesi var” anlamında söylemiyorum ama ben hep Burcu’yum. Oyuncu olarak süslü püslü cümlelerim, ona göre havam, tavrım yok. Kamera arkasında nasılsam bugün de öyleyim. Mesela bazı arkadaşlarım “Tanınmaya başladın, aldığın paraları biraz giyimine kuşamına harca” diyor ama ben kimse için çaba sarfedip, olmadığım birine dönüşemem. 

Ama star olmanın gereklilik ve taktikleri vardır… Bu söyledikleriniz de sizin taktikleriniz mi?

- Keşke bunu bilinçli olarak yapacak kadar zeki olabilseydim. Ayrıca o gerekliliklere inanmıyorum. Zaten kamera önünde bir karakteri canlandırırken olmadığım birine dönüşüyorum, kamera arkasında da sırf getirileri var böyle davranamam, bu beni yorar. Bırak kendim gibi olayım!

İkiniz de yarışmadan çıktığınız için Beren Saat’le kıyaslanıyorsunuz… Bu, sizi nasıl etkiliyor?

- Bunu artı ya da eksi olarak görmüyorum. Benim için olumlu ya da olumsuz bir şey değil. Fikrimi soracak olursan da Beren Saat’in oyunculuğunu ve duruluğunu beğeniyorum. Bu konuda nötrüm.

BURCU OLARAK BAKINCA ÖPÜŞTÜĞÜNE AŞIK OLURSUN YANİ

Fotoğraf: Muhsin Akgün

Şeref Meselesi’nde ve yeni diziniz ‘Hayat Şarkısı’nda ilk aşkını yaşayan kadınları oynadınız… Siz ilk aşkınızı hatırlıyor musunuz?

- Evet. Orta ikinci sınıftaydım. Platonik başladı. Sonra karşılık buldu. Çocukluğun verdiği etkiyle aşktan öte hastalık gibi bir şeydi. Aşırı kızarmalar, terlemeler... Sonra büyüdükçe insanların hissettikleri tabii değişiyor.

Hülya karakteri kendini istemeyen bir adamla allem edip kallem edip evleniyor. Kadınlar kafaya koyduklarını her şekilde elde eder mi?

- Kafaya koyduklarını yapan ablalarımız var. Küçük küçük yolunu yapıp hedefe ulaşabiliyor. Ama benim için zorla güzellik olmaz.  Zaten ‘Hülya’ gibi hırslı biri değilim.

Dizide kendi sesinizi kullanmak için ameliyat olduğunuz yazıldı. Doğru mu?

- Hayır zaten hep kendi sesimi kullandım. Ama iki nodülüm vardı. Bunlar son zamanlarda beni rahatsız ediyordu. Nodüllerimi diziden çok önce aldırdım.

Peki o gazla mikrofon başına geçip bir de dizinin şarkısını mı söylediniz?

- Aslında bu Mithat Can’ın fikriydi. Yıllarca ne kadar bed sesli olduğumu konuşurken birden şarkı söyledim. İnsanlar da beğendi.

Türkiye’nin jönleri; Birkan Sokullu, Kerem Bürsin, Şükrü Özyıldız… Hepsiyle karşılıklı oynadınız. Hayranlarından çok çektiniz mi?

- Özellikle Kerem’in fanlarının başka oyunculara gazabı vardır ama beni entresan şekilde sevdiler. Herhalde beni tehlike olarak görmüyorlar. Özel hayatımızda aramızda bir şey olamayacağını anlıyorlar.

İlk öpüşme sahneniz de Kerem Bürsin’leydi… Ve çok konuşuldu. Öpüşme sahneleri sizi geriyor mu?

- Tabii ilk defa kamera karşısında öpüştüm ve nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum. Burcu olarak bakınca öpüşmek önemli bir şey. Öpüştüğüne âşık olursun yani… O yüzden hep ne yapacağım diye düşünüyordum. Neyse ki karakterim de ürkek bir kızdı, o yüzden zorlanmadım. Sonra ilk sahnede bunun replik atmak gibi bir şey olduğunu anladım. 

Hiçbir şey hissetmiyor musunuz?

Hayır. Böyle bir şey olsa zaten çok zor olurdu. Büyük sıkıntı yaşardık.

Fotoğraf: Muhsin Akgün

BU YAZ EVLENİYORUM

Bugün sevgililer günü. Reklamcı Emre Yetkin’le iki senedir birliktesiniz. İlişkiniz nasıl başladı?

- Aslında ilişkimiz başlamadan iki yıl önce tanışmıştık. Arkadaşımın kuzeniydi ve sadece selamlaşırdık. İki yıl sonra yine bir yerde karşılaştık. O gün bugündür birlikteyiz.

Neyine vuruldunuz?

- Kendine olan güvenine. Ne istediğini o kadar iyi biliyordu ki.

Evlilik teklif etti mi?

- Evet. Geçen yaz Bali’ye gidecektik. Bütün tatil planımızı yaptı. Ama volkan patladı ve bütün planlarımız değişti. Bir gece içinde Sri Lanka’ya gitmeye karar verdik. Plansız programsız yola çıktık. Sürekli tepelere tırmandık. Sonunda bir dağın tepesinde video kurdu. Önce ayağa kalktı. Sonra çömeldi. Anlam veremedim. Kırmızı kutuyu görünce inanamadım. O sırada bir cevap verememişim. Sonradan “Evet” dedim. Bu yaz inşallah evleniyoruz.

Öpüşme, sevişme sahnelerine karışır mı?

- Bizim piyasadan değil ama piyasayı çok iyi biliyor. Sıkıntı yaşamıyoruz. Benden yedi yaş büyük. 34 yaşında. Çoğu zaman işimle ilgili de akıl verir.

Aşk sizi nasıl yapıyor?

- Aşkla birlikte çok aptal olmam. Hiç strateji kurmam. İçimden ne gelirse öyle davranırım.

HAYAT SANA POLİTİK OLMA ŞANSI VERMİYOR

Siyasetle aranız nasıl?

- Buradaki hayat sana politik olma şansı vermiyor.

Neden?

- Tabii hayata, Türkiye’ye ve olanlara karşı fikrim var. Bu korkaklık değil ama bunlarla uğraşıyor olmak can sıktığı için artık bıraktım. Ne zaman fikrimi söylemeye çalışsam “Sen oyuncusun, örnek olmak zorundasın” gibi laflar duyuyorum. O kadar entresan ki hem oyuncu olarak senden çok şey bekliyorlar hem de özgür fikrimi söylediğimde “Topluma mal olmuş bir insansın, böyle konuşma” diyorlar. Cevap verirsen daha da dallanıp budaklanacağı için susuyorsun. “İşimi yapayım” diyorsun.

Herkes sizin gibi düşünüp susarsa ne olacak?

- Bunun vicdan azabını o kadar yaşıyorum ki. Ne olacağımızı çok merak ediyorum. Zamanla ve bunları konuşamadıkça bunlar için hiçbir şey yapmadıkça zaten hissizleşmeye başladık. Yaşadığımız her şey çok normal gelmeye başladı. Entresan.

Ayağınızın frende olması sizi üzüyor mu?

- Tabii. Hepimizin fikri var. Keşke bunu yeri geldiğinde beyan edebilsek.

E şimdi edin…

- Ben zaten buna göre yaşıyorum. Fikrim bendeyse ben kalır. Buna göre hareket eder ve yürürüm. Birine de fikrimi sesli olarak söylemek zorunda değilim.

BURCU'NUN DÖRTLÜSÜ

  • Martin Scorsese filmlerini izlemekten keyif alıyorum
  • Fight Club’ı defalarca izlesem de sıkılmıyorum. Çünkü her izlediğimde başka ayrıntılar yakalıyorum.
  • Son dönemde yarım bıraktığım kitapların sayısı neredeyse 20. Çünkü çok unutkanım. Kitaba kaldığım yerden başlayınca geçmişe dönüp eski sayfaları karıştırmaktan bir noktada sıkılıyorum. Neyse ki bu unutkanlık oyunculukta replikleri ezberlerken kendini göstermiyor.
  • Tarkan şarkıları dinlemekten bıkmıyorum. Coldplay dinlemek beni rahatlatıyor. (Radikal)

 
Turgutlu'da operasyonlara karşı eylem: 11 gözaltı
 
İstanbul'da bu kez de bar kurşunlandı: 3 yaralı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Serdar Ortaç denize uçuyordu!
Doktorunun tavsiyesiyle yürüyüş ve egzersiz yapan Serdar Ortaç, önceki ...
'Başrolü hiç hayal etmemiştim'
Kırgın Çiçekler'deki performansıyla adından söz ettiren Hazar Motan, yönetmen ...
Hüsnü Şenlendirici'den Deniz Seki açıklaması
Uyuşturucu ticareti yapmaktan 16 aydır Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz ...
 
Bergüzar Korel : Dünyanın en saçma günü
Tüketim günü olduğu için Sevgililer Günü'nü sevmediğini söyleyen Bergüzar ...
Cem Yılmaz'ın son filmi davalık oldu!
Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren başrolünde Cem Yılmaz'ın oynadığı ...
Berrak Tüzünataç'ın kotla sevişme bilmecesi!
Berrak Tüzünataç, ünlü oyuncu Til Schweiger ile oynadığı Nick off Duty ...
 
Survivor 2016 ne kadar izlendi?
Geçen sezon All Star'la ekrana gelen Survivor bu sezonki yeni bölümüyle ...
IF Wedding ‘Aşk Misali’yle final yaptı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen ...
Canan Karatay fena yakalandı!
"Ekmek yemeyin" önerisiyle çok tartışılan Prof. Dr. Canan Karatay'ın ekmek ...
 
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Tarımı yeniden canlandırmak/3
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Törenler
Hüseyin ASLAN
Hüseyin ASLAN
Bankaların masraf ve sigorta dayatması
Kemal ARI
Kemal ARI
Türkiye’nin ihtiyacı olan şeyler!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Şarlatan doktorların 10 özelliği
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Aşk derin uykuya dalmaktır!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Bir konuşma
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
Güre’nin önümüzdeki günlerde büyük sürprizleri var
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Ölümün grevi
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Altay'ın varlığı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva