Köşe yazarlığına burada başlamıştım. Burada ürkekliğimi atmış, burada tecrübe kazanmıştım. Aynı ilkelerle yeniden başlıyorum. Yazılacak çok şey var biliyorum. Yazalım o zaman…
BAYAN-KADIN
Son zamanlarda 'Bayan Milli Takımı' yerine 'Kadın Mili Takımı' denmeye başlandı. Hatta diğer alanlardan da bayan sözcüğü atılmaya çalışılmaktadır. Örneğin Bayan Milletvekilleri için yapılacak giyim kuşam mevzuatından bayan kelimesi çıkarılmakta yerine kadın kelimesi kullanılmaktadır.
Bu hangi aklıevvelin fikridir bilmiyorum. Neden böyle bir düzenlemeye gidildiğini hiç bilmiyorum. Kime, niye battı bu bayan kelimesi hiç anlamıyorum.
Kadın, bayanın karşılığı değildir. Bir kısmıdır. Bayan, ister çocuk olsun ister yetişkin, ister bildik anlamda kadın olsun, isterse kız olsun tamamının karşılığıdır. Yani bayan insanın dişisidir.
Doğal alemde canlının erkeğine erkek denir, dişisine de dişi denir. Yani kadın denmez. İlla da bayandan farklı bir isimle ifade edilecekse o zaman dişi denmeli. Bu durumda da dişi milli takımı demek gerekir ki ne kadar çirkin söyleyiş olduğunun sizde farkındasınızdır.
Onun için oturmuş ifadelere takılarak gereksiz çirkinlikler yaratılmamalı, dili özgür bırakmalıyız.
Dil kendi doğrusunu bulur...
KAVUNİÇİ KAZIKLAR
Kim,teklif etti, kim kabul etti bilmiyorum.
Ama bu kadar mı zevksiz olunur be kardeşim. Sizce o kazıklar İzmir'e yakışıyor mu?
Şu yolların birleştiği ya da ayrıldığı bölümlere güya trafiği düzenlemek için vidalanan kavuniçi plastik kazıklardan söz ediyorum. Özellikle fuar civarında bayağı vidalanmış kazık var. Fuar açıldığında gelecek olanlar herhalde epeyce taktirlerini sunacaklardır!.
Bakın Ankara bu işi nasıl çözmüş. Boya ile. Evet evet boya ile. Bildiğiniz yağlı boya ile düzenlenmiş yol ayrımları veya birleşmeleri. Ama daha şık olmuş, daha kibar.
Bizim aslan sosyal demokratlar İzmir'i kaptırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. AKP'ye AKP'den daha fazla hizmet.
Birileri fena kazıklanacak. Yaşayacağız, göreceğiz...
Bir İzmir şiiri
Yüreğimiz ferahlasın bari.
SMİRNA
Göçmen kuşlar gibi vakti zamanda
Terk edip sılayı göçmüşlüğüm var
Varıpta yüzünü gördüğüm anda
Uğruna kendimden geçmişliğim var
Biraz hovardadır biraz uçuktur
Bazen hercaidir bazan kaçıktır
Sever sevdalanır gönlü açıktır
Gönlümü gönlüne açmışlığım var
İçin kararırsa var kıyısına
İmbadı yudumla dal uykusuna
Alsancaktan bakıp Bostanlısına
Kordonunda rakı içmişliğim var
Her zaman fazladır onda artılar
Aydınlanıverir tüm karartılar
Körfezde yakamoz gökte martılar
Hayaline dalıp uçmuşluğum var
Eskiler simirna derler adına
Kimler yanmadı ki aşkı narına
Gavur deseler de ben inadına
Birlikte yaşamı seçmişliğim var