Ayda ÖZEREN
Bukalemun renkli geçidi
21 Mayıs 2022 Cumartesi

Müzik Önerisi: Chameleon – Herbie Hancock

Artık iyi olanların değil iyi oynayanların dünyasındayız.

Ahlaki değerlerin yozlaştığı, toplumun tartıp biçmeden servis edilen ilk bilgiye inanmaları, akıl süzgecinin kalmadığı, bulunduğu ortama göre sürekli renk değiştirenlerin arasında insanın ne akıl ne de psikolojik sağlığını koruyacağı bir ortam bu.

Bukalemun, sürüngenler sınıfının Chamaeleonidae familyasından “belli etmek istedikleri duygulara” göre renk değiştirebilen, omurgalı hayvanlara verilen ortak ad. Bu hayvanları diğer sürüngen ve kertenkelelerden ayıran en büyük özelliği dilin ve gözlerinin alışılmadık biçimleri ve renk değiştirme yetenekleri. Dilleri kendi boylarından bir buçuk kat daha fazla uzunlukta, oldukça yapışkan ve bir jet uçağından beş kat daha hızlı hareket edebilir.

Gözleri bağımsız hareket eder; biri aşağı bakarken bir diğeri yukarı bakabilir.

Bukalemunun derisi pigmentler içeren bir yüzeysel tabakaya sahiptir. Derilerini sarı, yeşil, kırmızı, kestane rengi ve siyaha çevirebilirler benekler çizgiler oluşturabilirler. Bu renk değişimi kamuflaj işlevine yarasa da en yaygın olanı “sosyal sinyalizasyondur

Sosyal sinyalizasyon bukalemunun fizyolojik durumunu ve niyetini diğer hemcinslerine belli etmek için kullanılır. Saldırgan bir tutumdalarsa daha parlak, vazgeçtiklerinde veya itaat ettiklerinde daha koyu renkler gösterme eğilimindedirler.

Aslında kamuflaj olarak kendisini doğada saklayabilecekken niyetini tavrını açık açık belli edebilmeyi seçiyor doğanın bu en renkli sürüngeni.

Doğadan öğreneceklerimiz ne çok değil mi? Ya da örnek almamız gereken Allah vergisi durumlar…

Sosyal sinyalizasyondan nasibini almayan, niyetini açıkça ortaya koymayan, sahalara oynayan, kendi çıkarlarına göre doğruları manipüle eden veya yalan söylemekten kaçınmayan ne çok insan var etrafımızda…

Hayretler içerisinde kaldığımız omurgasız tavırlar, söylediklerimizi kendi lehine çarpıtanlar, bu yanardöner tutumlara karşı koruduğumuz sükûneti eziklik veya kabulleniş sayanlar…

Yorulmadınız mı bu prototiplerden?

Ahlaki değerlerini çevresine göre değiştirenler.

Prensiplerinden kolaylıkla vazgeçenler.

Maneviyattan dem vurup, menfaatten beslenenler.

Sana sadık olduğunu sandığın aslında sana değil de sana olan ihtiyaçları doğrultusunda sadık rolü oynayanlar.

Özgür iradesini çıkarlarına teslim edenler.

Kazananın ya da güçlünün yanında alkış tutanlar.

Maddi manevi dostluğunuzu sömürenler.

Kendi çıkarları doğrultusunda ortalığı karıştıranlar.

Aslında bukalemun karakteri gereği renk değiştiriyor. Oysa insanlar karaktersizlikleri gereği bulundukları ortamın rengini alıyor.

Bu yüzden bu tip insanlar için “bukalemun gibi” ifadesini kullanmak hiç doğru gelmiyor bana. Hayvana haksızlık. O sürüngen de olsa “omurgalı” ve rengini “özgür iradesine göre” belirleyen bir hayvan.

Bu insanlara prim veren bir ekosistem oldukça işimiz zor. Çünkü sözcükler tek başına kırmıyor insanı, o sözcüklerin arkasına saklanan ikiyüzlülük daha derin yaralıyor. Kendini korumaya almak güven duygusundan vazgeçmek gibi.

Kalbi düşman kendi dost, dışı hoş özü boş insanları fark edemiyoruz bazen. Gerçekleri görebilmek çok zorluyor bizi. Hangi yüzüyle karşı karşıya kaldığımızı bilemiyoruz çünkü.

Mış gibi yapanlar: dostmuş gibi, yakınmış gibi, vazgeçmeyecekmiş gibi, seviyormuş gibi, değer veriyormuş gibi, yanındaymış gibi, destek veriyormuş gibi sahte yüzleri birbiri arkasına saklı…

Sosyal sinyalizasyon “error” veriyor. İçinin dışının her şeyinin rengini değiştiriyor.

Toplum içinde itibar kazanayım, beğenileyim, sevileyim, onaylanayım, seçileyim, tercih edileyim gayretleri kişileri özünden uzaklaştırıp, bukalemun gibi bambaşka siluetlere dönüştürüyor. Kimse göründüğü gibi olamıyor ya da olduğu gibi görünemiyor. Sosyal medyayı bile tuhaf filtrelerle kandırmaya çalışıyor. Kasını şişiriyor, gözünü büyütüyor omurgasından da gerçekliğinden de gittikçe kopuyor. Kendi kurguladığı yalanla sanal gerçekle zaman içinde takındığı diğer yüzlerle yaşamayı doğru sanıyor.

Tutumlar girdiği topluluğa göre değişiyor. Bir kapıdan “kendini bilerek” girdiğini düşündüğün kişi diğer kapıdan bambaşka bir kafayla, vurdumduymaz ve kendini bilmez haliyle karşına dikiliveriyor. Özü sözü bir sandığının beğenilme ve takdir edilme duygularının esareti ile bir dansöz kıvraklığıyla sahnede yer aldığını görebiliyorsun.

“Allah iyilerle karşılaştırsın” duasına şimdilerde daha büyük bir iştahla âmin diyorum ben.

İyilerle karşılaşmak ne büyük bir lütuf.

İyilerle bir gelecek ne müthiş bir temenni.

İyilerle iyiliklerde kalabilmek ne şahane bir rastlantı.

Bukalemun gibi niyeti belli omurgası tek kendi özgür iradesiyle iyiyi doğruyu tercih eden, kendini bilen, özü sözü içi dışı bir rengârenk insanlar girsin hep hayatınıza…

“Allah hepimizi iyilerle karşılaştırsın, iyiliklerle donatsın, iyiliklerde çoğaltsın”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
jülide Aytekin 23 Mayıs 2022 Pazartesi 17:38

En çok korktuğum bukalemun tipi insandır.Hiç güvenilmez.Sevgiler Aydam.

Yorumu oyla      0      0  
Melisa 23 Mayıs 2022 Pazartesi 13:06

Süper süper ??

Yorumu oyla      0      0  
22 Mayıs 2022 Pazar 17:09

Son zamanda çevrenizde bukalemunlar gördünüz mü Aida Hanım. Bence var.

Yorumu oyla      0      0  
Bingül Özkan 22 Mayıs 2022 Pazar 06:46

Sağlıklı hissedebilen insanların duygu ve düşüncelerini ifade ettiği niyeti, görüşü ve dilekleri sağlam kadın gibi kadın kalpli bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık ??????????bukalemun kardeşe selam ????

Yorumu oyla      1      0  
Ömer özütemiz 21 Mayıs 2022 Cumartesi 12:09

Günümüzde “bağzı” sosyal medya bukalemunluğun habitatı oldu. Garip hayvancağız bunlara girse” dilini” yutar

Yorumu oyla      1      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Karşıyaka'da İzmir'in gülü
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Köylerin kültürel zenginliğini korumak için
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
İzmir'e sevdalıydı çünkü....
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
Ekvador… Yangın… İthalat…
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Düşüncelerin kıymet-i harbiyesi
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Yine yeniden: Kavuşma mevsimi
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Üye mi? Delege mi?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Yabancının yürüyüşü
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Ben de yazdım...
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
Elvis'e benziyor mu?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva