Dr. Berna BRIDGE
Fikriye
13 Kasım 2022 Pazar

Fikriye Hanım ya da Zeynep Fikriye Özdinçer (1887-1922), Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın ikinci eşi Ragıp Bey'in kardeşi Memduh Hayrettin Bey ile Vasfiye Hanım'ın kızı. Atamızın yaşamını bilen herkes tanır Fikriye’yi. Yaşamı ve ölümü ucu Atamıza da dokunan hayli hazin, birçok iz, yargı ve yorum bırakmıştır. Kısaca şunları biliriz. Çankaya Köşküne kendi istek ve seçimiyle yerleşmiş olan Fikriye, 1922 sonbaharına değin Atamızla Çankaya Köşkü'nde yaşar.

Atamıza âşık olan Fikriye Hanım, sağlık sorunları nedeniyle sanatoryumda tedavi görmesi için 1922 sonbaharında Münih'e gönderildikten bir süre sonra Ata’mızın Latife Hanım'la evlendiğini öğrenir. 1923 ilkbaharında tedavisini yarım bırakıp Türkiye'ye geri döner ve Ankara'ya, Çankaya Köşkü'ne gelir. Latife çiçeği burnunda bir gelin, Fikriye’den hayli küçük gencecik bir kızdır. Fikriye Hanım burada yaşanan gerilimli günlerden birinde faytonla Çankaya Köşkü'nden ayrılırken tabancayla intihar etmeye kalkışır ve kaldırıldığı hastanede ölür. Kılıç Ali bu olay hakkında "Fayton köşkten ayrılarak yakında bulunan Fuat Bulca'nın köşkü hizasına geldiğinde, Fikriye Hanım, belki de Gazi'ye yahut Latife Hanım'a yöneltmek için çantasında taşıdığı tabancasını çekerek kalbi hizasına ateş eder" der. 

Bu olayın Atatürk ile Latife Hanım'ın evliliğini etkilediği ve boşanmada önemli payı olduğu da düşünülmektedir. Buna katılıyorum. Latife hanım için empati yaptığımda çiçeği burnunda ve olaya hiçbir katkısı olmayan genç bir gelinin kapıya dayanan eski sevgiliyle nasıl iletişim kurmakta zorlandığını, hırpalandığını anlamak zor değildir. Hangi genç kız olsa hırpalanır, ne yapacağını, nasıl baş edeceğini şaşırır.

Olayın ayrıntılarını hiçbirimizin tam bilmesi olanaksız, bunlar duygu durumları, aşk, sevgi, evlilik ancak Latife hanım kadar Atamızı da yıpratmak isteyenler bu konuyu olumsuz kullanır, Fikriye’yi mağdur gösterir. Doğru, Fikriye mağdurdur ama sosyal bir analizini yaparsak bu hayatta terkedilmiş tek kadın, tek erkek, tek mağdur Fikriye değildir. Birçok kadın ve erkek aşık olsalar bile sevdikleri tarafından terk edilir, ihanete uğrar veya evlilik hayalleri kurarken aşık olduğu erkekle, erkekse kadınla evlenemez. Fikriye’nin başına gelenler çok insanın başına gelir…

Böyle bir şeyle karşılaşan insanların çoğu üzüntüsünü yaşar, terk edilmenin, kaybın yasını tutar, kalbine gömer ve yaşamına devam eder. Kapıya dayanmaz, patırtı çıkarmaz, intihar etmez. Aklıma empatik şu sorular geliyor: Sevdiği tarafından evlilik için tercih edilmeyen kaç kişi eski sevgilinin kapısına dayanır? Bu onurlu bir davranış mıdır? Kapıya dayanmanın nedeni yeni evlilerin dengesini bozmak, huzursuzluk yaratmak mıdır? Nasıl bir karakter bile isteye huzursuzluk yaratır? Bu saldırganca bir davranış mıdır? Eğer, Atamıza gerçekten aşıktıysa, insan çok sevdiği birine bunu nasıl yapar, onu nasıl bile isteye mutsuz etmeye çalışır? Gerçek sevgi sevdiğinin mutlu huzurlu olmasını istemek değil midir?

Tarihimizde acı bir iz, bir leke bırakan, nahoş yorumlara neden olan, muhtemel Latife ve Atamızda da ağır bir vicdan azabı ve derin üzüntü bırakan intihar neden? Türk Psikiyatri Derneği 51. Ulusal Basın Toplantısında intihar girişimi olan veyaintihar eden tüm hastaların yaklaşık %95’inde ruhsal bozukluk tanısı olduğunu belirtir. Derneğin basın duyurusuna göre duygudurum bozuklukları (depresyon ve bipolar bozukluk) intiharla en ilişkili olanlardır. İntihar kurbanlarının yaklaşık yüzde 60 ile 70 kadarı ölümleri sırasında önemli derecede depresyondadırlar.

Koca bir ülkeye liderlik yapan, çağın en başarılı lideri olarak tanımlanan, Kurtuluş Savaşı ve Devrimlerle büyük bir sorumluluk altında olan Atamız hem duygudurumu hem fizik sağlığı bozuk bir eşle ülkemize liderlik yapabilir miydi? Öyle bir eş böyle büyük bir lidere ayak uydurabilir miydi? Atamızı her zamankinden daha çok andığımız, özlediğimiz, gereksindiğimiz bu günlerde aklımdan geçen sorulardan bazıları…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Despina ve ötesi…
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Çeşme ve Bodrum neden daha pahalı?
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
İZBAN kullananlara kötü bir haberim var!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Dönemi biterken Ekrem Bulgun…
Tayfun MARO
Tayfun MARO
İnsanlığın kendisi mesele iken…
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Sanatımızın çok büyük ustasını kaybettik
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Bu dünyadan Çetin Yetkin Hoca geçti
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Keşke bir kedi sevmiş olsaydınız…
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Hepiniz oradaydınız!
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
100 yıl sonra bile korkutuyor
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva