Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – İzmir’in ulaşım merkezlerinden biri olan Üçkuyular Bölgesi’nde toplu taşıma olarak birçok nokta bulunuyor. Bölgedeki vapur iskelesi, tramvay, metro, ilçe garajları tek başına yaya yoğunluğu toplu taşıma araçları başında geliyor ancak bölge her ne kadar yaya yoğunluğu olsa bile yaya öncelikli ulaşımdan uzak görünüyor.

‘BÖLGEDE BİR BÜTÜN OLARAK YAYA GÜVENLİĞİ SORUNLARI VAR’
Bölgeyle alakalı olarak Yaya Derneği Başkan Yardımcısı Erol Akcan, planlama eksikliğine dikkat çekti. Akcan, bölgedeki yaya erişim konusunda sorun olan yerleri, “Bölgede yaya güvenliği bir sorun. Engelli Merkezi’ne gitmek bir sorun. Toplu taşıma aktarma merkezlerine gidiş bir sorun. İstinye Park gibi kalabalık şekilde insanların hayatını geçirdiği yere ulaşmak konusunda yaya erişimi sorunu var. İlçe garajlarına yaya olarak girişlerde sorun var. Bunların hepsinin bütünü bir yaya güvenliği sorunu var. Kış döneminde bölgede yaya güvenliği adına ve bekleme noktası adına hiçbir şey yok. Yaz mevsiminde ise hiçbir yerde gölgelik bulunmuyor. Bu kadar hareketliliğin olduğu bir yerde dinlenme noktaları ve tuvalet ihtiyacı için noktalar da ayrıca bulunmuyor. Biz bölgede böyle bir sorun olduğunu dernek olarak tespit ettik, ilgili kurumlarla paylaştık ve güncel olarak hatırlatmayı görev biliyoruz” ifadeleriyle anlattı.

Bornova'nın Kent Fırını'na Oda'dan tepki: Ekmeğimizle oynatmayız!
Bornova'nın Kent Fırını'na Oda'dan tepki: Ekmeğimizle oynatmayız!
İçeriği Görüntüle

‘HERKES PROJE ÜRETEYİM DERKEN KAOTİK BİR PLAN OLUŞTU’
Bölgede yaya yoğunluğu oluşturan Üçkuyular Vapur İskelesi 1993, İnciraltı Kent Ormanı 2006, Fahrettin Altay Metro Durağı 2014, Konak Tramvay hattına bağlı Üçkuyular Tramvay Durağı 2018, İstinyePark İzmir 2021 yıllarında yapıldı. Bölgede direkt araç trafiğini arttıran ve yaya yollarına karşıt olan İzmir-Çeşme Otoyolu ise 1996 yılında yapıldı. Farklı yıllarda yapılan projelerin bütünsüzlüğünün altını çizen Akcan, “Herkesin proje üreteyim dediği bir yerde kaotik bir plana erişmiş oluyoruz, burası bu anlamıyla yaya açısından sorunlu. Buranın acil olarak planlanmasının bütüncül bir şekilde konuşulup yapılması gerekiyor. Bölgenin yeniden bütüncül bir plana ihtiyacı var” dedi.

‘ULAŞIM PLANSIZLIĞININ CEREMESİNİ YAYALAR ÇEKİYOR’
Bölgenin sorunlarına değinen Akcan, “Üçkuyular Bölgesi birbiri ile çok yakın olan vapur, iki otobüs aktarma bölgesi, metro ve tramvayın olduğu bir bölge. Aynı zamanda bisiklet ulaşımının olduğu bir bölge. Tek başına ana sorunlardan bir tanesi tramvaydan vapur iskelesine veya engelli parkına erişilebilirlikle ilgili çok ciddi stres ve sıkıntılar var. Işık süresinin uzun olması, birkaç noktada ışıkların olması ve kaotik bir meydan olması sorunları var. Bunun ana sorunlarından biri ulaşım planının doğru kaynaklanmaması var. Bunun ceremesini yaya olanlar çekiyor. Ulaşımla ilgili otoban girişine yakın olan bir yer, İnciraltı Narlıdere Bölgesi’ne giden araçların geldiği nokta. Bunların hepsinin tamamının Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ile birleşip İzmir’e akan ve araçların çok yoğun olduğu bir bölge” diye konuştu.

‘KISA MESAFEYİ YÜRÜMEK YERİNE TOPLU ULAŞIMA MECBUR BIRAKILIYOR’
İskeleden çıkıp kısa bir mesafe olan ancak yaya erişimi konusunda imkansız hale gelen Fahrettin Altay bölgesine geçişi anlatan Akcan, “İstinye Park’ın hemen yanında ilçe garajları mevcut. Vapurdan inen kişinin oraya erişebilmesi için mecburen kısa mesafeyi yürümek yerine yaya rotasının olmamasından kaynaklı başka bir toplu taşımaya binmek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

‘ENGELLİ PARKI’NA GİDİŞ BAŞLI BAŞINA ‘ENGELLİ’ DURUMDA’
İnciraltı Kent Ormanı içerisinde bulunan Engelli Parkı’na ulaşım zorluklarından bahseden Akcan, “Engelli Parkı’na giden rotanın başlı başına yürüyüş için ‘engelli’ olması büyük bir sorun. Kaldırımlardan özellikle hem vapur iskelesinin tamamına geçmekte otoparktan dolayı araçları aşmak gerekiyor ayrıca engelli parkına giderken kaldırımlarda tekerlekli sandalyeli veya görme engelli vatandaşların sorun yaşadığı açık” dedi.

‘BİSİKLET ROTASI ARAÇLARIN İÇİNE KARIŞIYOR’
Bölgede yer alan bisiklet rotasının bitiş noktasına dair sorunların altını çizen Akcan, “Bisiklet yolu Üçkuyular Vapur İskelesi’nden sonra bitiyor fakat bisiklet yolu araçların olduğu paylaşımlı yola bırakılıyor. Bu da risk bisikletliler için risk oluşturuyor. Kent içinde bisiklet rotasının çoğaltılması gerekirken orada bisiklet için tanımlı bir yolun olmadığını da gösteriyor” diye konuştu.

TRAMVAY VE YAYA ÇIKIŞ ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ
Bölgedeki toplu ulaşım yapılarından en genç olanı tramvay durağının yaya önceliği olmayan plansızlığına değinen Akcan, “Burada bir çözümsüzlük var, planlamanın yapılmadığını görüyoruz. Durakları yerleştirirken doğru bir planlama yapılmamıştır. Bu planlama bütüncül yaklaşımla yapılsaydı bu sorunlar olmazdı” dedi.

Whatsapp Image 2026 01 08 At 16.15.52-1

‘RAHAT ÇÖZÜLEBİLECEK KONULAR’
Bölgedeki problemlerin çözümü noktasında büyük inşaatlar veya yıkımlara gerek olmadığını belirten Akcan, “Aslında bunlar rahat çözülebilecek konular. O bölgenin karşı tarafında özellikle vapur iskelesinin karşısındaki İstinye Park paralelindeki yaya rotasının halen daha dizaynının yapılmadığı ve o şekilde bekletildiğini de görmek gerekir. Hemzemine yapılmış bir planlama yapılmış burada. Burada battı-çıktı yapın demiyorum ama kavşak yönetimini daha düzenli halde yapılabilirdi ve bunun üzerine çalışılması gerekiyordu. İZUM’un araç akışını kolaylaştıran bir meydan olarak görmesinden ziyade yaya öncelikli bir rota ve ihtiyacın olduğunu değerlendirerek oradaki sürenin kısıtlanması konusunda çalışma yapılması gerekiyor. Bu da planla alakalı bir durum” diye konuştu.

‘SORUNLARI TESPİT EDİP ÇALIŞMAYI SUNDUK AMA…’
Bölgedeki sorunları pandemi öncesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdiklerini ve raporlar hazırladıklarını belirten Akcan, “Pandemi öncesi Üçkuyular’daki o bölgenin tamamı, Kent Ormanı, Engelli Parkı, İstinye Park, Fahrettin Altay Meydanı olan kısmı değerlendirip gezdik. Eksiklikleri görüp durumla alakalı bir çalışma yaptık. Bu çalışmayı dönemin belediyesine sunduk. Komisyonlarla beraber sorunları tespit ettik, Ulaşım Daire Başkanlığı ile görüşmeler yaptık. Fen İşleri’ni ilgilendiren noktaları belirledik. O zamandan bu zamana hiçbir şey değişmedi” dedi.