İkiz kuleler saldırısından beri Afganistan-Hindistan-Pakistan üçgeni şiddet sarmalında inim inim inliyor. Yine Irak işgali ve iç karışıklığı meşru kılmak için 'Arap baharı' diye adlandırılan… …ancak bir süredir 'kışa' dönen iç isyanlarla da Arap halkı ölüyor ya da göç ediyor.

Bütün bunların sorumlusu hiç şüphe götürmeyecek şekilde emperyalist güçler dersem yanılmam herhalde.

Ne Sovyet etkisinden Afganistan'ı kurtarmak, ne de Orta Doğu'ya demokrasi getirmek emperyalistlerin umurlarında. Düşündükleri sadece ve sadece enerji kaynak ve yollarına hakim olmak. Öyle olmasaydı, önce Suudilere, Arap emirliklerine demokrasi getirmek için müdahele ederlerdi. Ama bu ülkeler emperyalistlerin tam kucağında.

Halbuki örneğin Kaddafi ülkesindeki doğal kaynakları onlara peşkeş çekmiyorlardı. Saddam ve Kaddafi gitti Esad ise direniyor.

Suriye ve Irak'ta IŞİD gibi cihatçı güçler palazlanınca Esad çözümün parçası olarak görülmeye başlandı. Bunu da bizzat BM özel temsilcisi Staffan de Mistura söyledi. Ne kadar garip değil mi? O zaman ölen binlerce Suriyelinin hesabını kim verecek?

Tüm İslam ülkelerini kapsayan tek bir şeriat devleti kurmak üzere kurgulanan IŞİD…

…Irak, Suriye ve Libya'da önemli kazanımlar elde ettikten sonra artık tüm dünya için özellikle de Güney Avrupa için büyük bir tehdit olarak görülüyor. Zaten IŞİD bunu da gizlemiyor ve hedeflerinin Roma olduğunu söylüyor.

Düşünsenize, Güney ve Doğu Akdeniz sularının IŞİD'in eline geçtiğini. Bu tehlike ABD ve Avrupa için Esad'ı…

... Esed olmaktan çıkarıyor ve tekrar Esad yapıyor.

Bir yandan bu coğrafyada bunlar olurken…

…diğer yandan Boko Haram, El-Şebab gibi İslami cihatçı örgütler de Afrika'nın altını üstüne getiriyorlar.

Bu arada tabii ki Avrupa ülkeleri de şiddet sarmalından nasibini alıyorlar. Ukrayna'daki iç savaş ile geçen ay Fransa'daki Charlie hebdo ve geçenlerdeki Kopenhag baskınları bunun örnekleri.

ABD ve Avrupa şimdi kendi yarattığı Frankeştayn'ı nasıl bertaraf edeceğini düşünüyor. Ülkelerindeki yabancıları küçümsemeselerdi ve entegrasyonu yeterince önemseselerdi bütün bunlar olmazdı.

Terör AB'de gelecekte daha sert güvenlik önlem ve yasaları beraberinde getirecek gibi görünüyor. Örneğin bizdeki gibi bir iç güvenlik yasası İspanya'da da getirilmek isteniyor. Halk 'tıkaç yasası' diye adlandırdığı bu yasaya karşı sokaklarda. Bunu bir ölçüde SYRİZA gibi bir örgütlenme olan solcu Podemos partisinin seçimleri kazanacak olmasına da bağlayanlar bulunuyor.

Umut İspanya'da da Podemos'un seçimi kazanarak…

…SYRİZA gibi özgürlükleri genişletmesi ve bu iki hareketin domino etkisi yaparak tüm Avrupa'yı etkisi altına alması.