Salgının merkezi durumundaki Ituri’nin yanı sıra Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uélé, Tshopo ve Bas-Uélé eyaletlerinde vakalar tespit edildi. Ülke tarihindeki 17’nci Ebola salgını olan kriz, hem vaka hem de ölüm sayısı bakımından 2018-2020 dönemindeki salgını geride bıraktı.
Bilanço birkaç günde ağırlaştı
Hükümetin 16 Ağustos tarihli verilerinde 4 bin 945 vaka ve 2 bin 325 ölüm kaydedilmişti. Yalnızca son 24 saatte 101 yeni vaka belirlenmiş, 33 kişi yaşamını yitirmişti. Aynı tarihte binden fazla hastanın iyileştiği, yaklaşık 730 kişinin ise hastanede veya karantinada tutulduğu açıklanmıştı.
Dünya Sağlık Örgütünün önceki haftaya ilişkin verilerinde de 579 vaka ve 304 ölümle haftalık rekor kırıldığı bildirilmişti. Son açıklanan rakamlar, salgının birkaç gün içinde yüzlerce yeni vaka ve ölümle büyüdüğünü ortaya koydu.
Salgının insani boyutunu gösteren olaylardan biri 18 Ağustos’ta yaşandı. Ebola nedeniyle hayatını kaybeden altı yaşındaki Baudjo Baraka Jules, koruyucu ekipman kullanan görevliler tarafından toprağa verildi.
Önceki salgının can kaybını geçti
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde 2018 ile 2020 yılları arasında yaşanan Ebola salgınında doğrulanmış ve muhtemel vakalarla birlikte 3 bin 481 kişi hastalığa yakalanmış, 2 bin 299 kişi yaşamını yitirmişti.
Bundibugyo türünün yol açtığı mevcut salgın, bu can kaybını aşarak ülke tarihinin en ölümcül Ebola krizi oldu. Dünya Sağlık Örgütü, yayılma hızı kontrol altına alınamazsa salgının 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da 11 binden fazla kişinin ölümüne neden olan felaketi geride bırakabileceği uyarısında bulundu.
Sınır Tanımayan Doktorların acil durum programı sorumlusu Trish Newport, salgınla mücadeledeki temel eksikliklerden birinin yerel halkın sürece yeterince dahil edilememesi olduğunu belirtti. Newport, insanların hastalığın belirtilerini tanıması, şüpheli vakaları zamanında bildirmesi ve alınan önlemlerin nedenlerini bilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ituri’de bazı ailelerin salgın nedeniyle 15’e kadar yakınını kaybettiği bildirildi. Yardım kuruluşları, tıbbi kapasitenin ve saha ekiplerinin vakit kaybedilmeden artırılmasını istiyor.
İlk testler virüsü tespit edemedi
Bilinen ilk kurbanın, Ituri eyaletinin başkenti Bunia’da görev yapan ve adı açıklanmayan bir sağlık çalışanı olduğu belirtildi. Ateş, kusma ve şiddetli kanama belirtileri gösteren sağlık çalışanı 24 Nisan’da yaşamını yitirdi.
Ancak salgının resmen doğrulanması ve uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan edilmesi yaklaşık üç hafta sürdü. Uzmanlar, virüsün bundan daha önce, şubat ayından itibaren Mongbwalu adlı maden kasabasında dolaşıma girmiş olabileceğini değerlendiriyor.
Dünya Sağlık Örgütünün Bunia temsilcisi Dr. Anne Ancia, ilk testlerin yalnızca önceki 17 salgının 15’inden sorumlu olan Zaire türünü belirleyebildiğini söyledi. Bu nedenle başlangıçta alınan Ebola sonuçları negatif çıktı.
Doktorlar hastalara önce sıtma ve salmonella tanısı koydu. Beş günlük tedaviye rağmen kanamaların durmaması üzerine örnekler daha gelişmiş laboratuvarlarda incelendi ve hastalığa Bundibugyo virüsünün neden olduğu belirlendi. Salgının ilk döneminde, 21 Mayıs’ta Rwampara’daki bir hasta Ebola tedavi merkezine sedyeyle taşındı.
Bu türe özgü onaylı aşı ve tedavi bulunmuyor
Bundibugyo virüsüne karşı doğrudan onaylanmış bir aşı veya özel tedavi henüz bulunmuyor. Ituri’de umut vadeden aşı ve ilaç adaylarına ilişkin klinik çalışmalar yürütülüyor. Hastalara sıvı desteği ve belirtilere yönelik bakım uygulanması, özellikle tedaviye erken başlandığında hayatta kalma ihtimalini artırıyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne salgınla mücadele kapsamında 16 bin 250 doz Ervebo aşısı ulaştırıldı. Dünya Sağlık Örgütü ve ortaklarının toplam 70 bin doz sağlaması planlanıyor. Ancak esas olarak Zaire Ebola türüne karşı ruhsatlandırılan Ervebo, Bundibugyo için özel olarak onaylanmış değil. Laboratuvar ve hayvan çalışmalarında kısmi koruma sağlayabileceğine ilişkin bulgular bulunuyor.
Planlanan dozların 20 bininin üçüncü faz araştırmalarda, 50 bininin ise sağlık çalışanları ve salgınla mücadelede ön safta görev yapan personel için kullanılması öngörülüyor.
Hastalarına bakarken virüse yakalandı
Bunia’daki bir hastanede görev yapan 49 yaşındaki, üç çocuk babası hemşire Etienne Ezo da virüse yakalanan sağlık çalışanlarından biri oldu. Ezo, Mongbwalu altın madeni bölgesinden getirilen ağır hastalara yalnızca plastik eldiven ve önlükle müdahale ettiğini anlattı.
Virüsün türü henüz belirlenmeden önce Ezo ile birlikte sekiz sağlık çalışanı izolasyona alındı. Kan örnekleri yaklaşık 3 bin 200 kilometre uzaklıktaki başkent Kinşasa’ya gönderildi. Art arda yapılan incelemelerin ardından Ezo’nun Ebola testi pozitif çıktı.
Belirtilerinin ağırlaşmadığını ve gözlerinde kanama görülmediğini söyleyen Ezo, yaklaşık bir hafta sonra iyileşmeye başladı. Kendisi ve üç meslektaşının hayatta kalmasını, 2017’de Zaire türüne karşı aşılanmış olmalarına bağlayan Ezo, aşılanmamış bazı çalışma arkadaşlarının ise yaşamını yitirdiğini belirtti. Ancak bu kişisel gözlem, aşının Bundibugyo türüne karşı kesin koruma sağladığını kanıtlayan bilimsel bir sonuç olarak değerlendirilmiyor.
İyileşti ancak tehdit edilmeye devam ediyor
Görevine dönen Ezo, hastalığı atlattıktan sonra da damgalanma ve tehditlerle karşılaştı. Bazı kişilerin salgını sahte bir plan olarak gördüğünü belirten sağlık çalışanı, sokakta tehdit edildiğini ve öfkeli mesajlar aldığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü, Bundibugyo enfeksiyonunu atlatan kişileri 18 ay boyunca düzenli testlerle takip ediyor. Ebola virüsünün gözler, merkezi sinir sistemi ve testisler gibi bağışıklık sisteminin daha sınırlı erişebildiği bölgelerde aylarca, bazı durumlarda yıllarca kalabildiği biliniyor. Bu durum nadiren hastalığın yeniden ortaya çıkmasına veya virüsün cinsel yolla aktarılmasına yol açabiliyor.
Ezo da riskin tamamen ortadan kalkmadığı düşüncesiyle önlem almayı sürdürüyor. Her gece evinin dışındaki duşta klorlu suyla yıkandığını belirten Ezo, hem ailesini hem de çevresindekileri korumaya çalıştığını ifade ediyor.




