Gazeteler, televizyon ekranları çakma kahramanlardan geçilmiyor.

Herkes bir hesap sorma peşinde.
Kırkpınar Güreş Arenasına dönmüş ortalık.
Pehlivanlar çıkmış meydane, her biride birbirinden merdane.
Yaka-paça dalmış bir grup insan diğer bir gruba kündeye getiresiye.
Suçlamalar diz boyu.
Tabii herkes de mağdur.
Bu günün mağrurluğu içinde.
Taa 15 yıl önce vermiş kararı ünlü MGK.
O zaman herkes tırsaki.
Ne tık var kimsede ne de çıt.
'Olmaz böyle şey kardeşim ' diyen bile yok.
Vurmuşlar masaya yumruğu paşalar, aldırmışlar kararları hiç tartışmasız.
Tek tek imzalatmışlar masada çömelenlere.
' 28 Şubat Karaları' diye düşmüşler tarihe notu.
Refah-Yol'un tüm Bakanları talimatı vermişler ilgili kurumlarına.
'Bu kararlar harfiyen uygulanacak' diye salmışlar buyruklarını.
Sonra yıllar geçmiş.
Dere tepe düz geçilmiş.
Geçte olsa uyanmış basmış feryadı sağı, solu ve liberali.
Darbecilerden hesap soracaklarmış sözde.
Biz de yedik ya.
Sormazlar mı adama.
Kardeşim bu kararlar 1997 yılının 28 Şubat'ında alınmadı mı?
O zaman Başbakan milli görüşün fikir babası değişmez lideri Necmettin Erbakan değil miydi?
Başbakan Yardımcısı sağın güzel yüzlü meleği Tansu Çiller değil miydi?
Ya Cumhurbaşkanı sağ cenahın yıllarca babası olmuş Demirel değil miydi?
Bu günkü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül o dönemin Devlet Bakanı ve Hükümet sözcüsü değil miydi?
Öyleyse o kararların altına neden imzalarını attılar.
Neden hemen hemen tüm yazar ve çizerler, sendikalar, medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri, iş adamları ve de ünlü cemaat liderleri bu gün 'darbe' olarak adlandırdıkları bu kararlara alkış tutup destek oldular?
Herkesin aklı şimdimi başına geldi?
Sincan'da yürütülen tanklardan mı korktular?
Yoksa hapse atılmaktan mı tırstılar?
Şimdi ne bu sahte kabadayılık?
Cesaretiniz çoğalmanızdan mı, yoksa dönekliğinizden mi?
Hadi deyiverin bize.
Beş yıl sustunuz.
On yıl sustunuz.
On beşinci yılda mı hissetiniz acısını, hem de hepiniz birden.
Kaşarlı sağcısı, sahte solcusu, kıvırtkan liberali.
Her darbede siz sustunuz.
Ve her darbeden siz kazançlı çıktınız.
Her darbede siz seyirci, milyonlar mağdurdu.
Bu günkü varlık nedeniniz oldu darbeler.
Şimdi meydan boş.
Atın atabildiğiniz kadar palavralarınızı.
Nasılsa er meydanı sizlerin işgalinde.
Bilin ki gün gelir, bu devran döner.
Yırtılır o maskeler.
Yıkılır o kumdan kaleleriniz.
Sorulur bir gün tüm darbelerin gerçek hesabı.