Bu ülkede her şey dört dörtlük.Her şey güllük gülistanlık.Sorun yok, problem yok; öyle değil mi?’¶
11 Şubat 2010 Vatan Gazetesindeki yazısında Okay GÖNENSİN ’‘Yasama Organımız’’ olan TBMM’’ deki dalaşmaları özetlemiş. Bu ülkenin çok önemli sorunları varken, mecliste ’‘seviye meselesi’’ dibe vurmuştur. Siyasi tartışma seviyesini düşürme eylemi içine girilmiştir
’“Siyasi tartışma değil ; laf oturtma ,tehdit,hakaret sınıfına giren öfkeli konuşmalar mecliste kavgaya dönüşmüştür. Başbakanın eşinin türban meselesini meclis gündeminde konuşmak ve tartışmak, AKP Aydın eski il başkanının Başbakan’’a peygamber benzetmesi yapması ve bu konuları gündeme oturtmak, toplumsal sorunlarımızın çözümü için değil , siyaset üretebilmenin yoksunluğundan kaynaklanmaktadır’” diyor.
Türk toplumu, kendisini her bakımdan yoran, siyaset ve çözüm üretmeyen siyasilerin, hepsini zamanı gelince evlerine göndermiştir. Seviyeyi düşürmek, siyasi partilerin ve liderlerinin bugününü, birkaç gününü kurtarabilir, ama siyasiler bugün çözüm arayan meselelere dar açıdan, öfkeyle ve kavgayla bakarlarsa, bu millet o partilere ve liderlerine hiçbir zaman prim vermez, yarın da vermeyecektir.
Bir okurumuzun bana gönderdiği yazıyı aynen siz okurlarımıza aktarıyorum. Ben beğendim. Siz okurlarımızın da yorumlarına bırakıyorum.

Yazı aynen şöyle;
’“Tarım politikamız o kadar mükemmel ki; çiftçimiz, köylümüz huzur içinde. Artık köyden şehre göç de durdu. Üretim de kota yok, sorun yok. Üretebildiğin kadar üret. Hayvancılık mükemmel. Üretimimiz giderek artıyor. Et fiyatları o kadar ucuz ki; kişi başına yılda 6-7 kilo et tüketiyoruz. Maşallah; biz tarım ülkesiyiz, be kardeşim!
Mazot fiyatları dünyada en ucuz bizim ülkemizde ’‘köylü milletin efendisi’’ be kardeşim, daha ne istiyorsun?Buğday rekoltemiz çok yüksek, bu yüzden ekmek fiyatlarımız Avrupa’’dan bile daha ucuz. Her şey güllük gülistanlık, sen daha ne istersin be kardeşim?

Şeker pancarı üretimi, tütün üretimi kotasız. Şekeri dışarıdan, her türlü sigarayı da dışarıdan, döviz ödeyerek ithal ediyoruz. Her şey var, sorun yok.
Eğitim anlayışımız ve eğitim politikamız Avrupa ile yarışıyor. Kalkınmışlığımızdan anlaşılmıyor mu?Devletimiz, eğitime ayırdığı mali kaynak sonucu, Avrupa’’nın en başarılı eğitim sistemleri ile yarışıyor. Refah düzeyinin yüksek olduğunu,teknolojinin tüm nimetleri eğitime yönlendirilmiş ve eğitimimizin nitelikli kadrolarla donatılmış olduğunu görmüyor musun be kardeşim?
YÖK gibi dünyada hiç icat edilmemiş bir kurulumuz var. Üniversiteleri özerkleştirmiş. Öğretim üyelerinin çoğunluğu ile seçilen rektörleri değil, azınlıkta kalan adayları rektör seçtirmiş. Her birkaç yılda bir, sınav sistemini değiştirerek, eğitimde önemli reformlar yapmış. İcat ettiği katsayı ile eşitliği sağlamış. Sen daha ne istersin, be kardeşim?
Meslek lisesi öğrencileri, mesleklerini teknolojinin en üst düzeydeki nimetleriyle yerine getiriyorlar. Hem de genel liselerle eşit koşullarda yarıştırıyorlar. Bundan daha iyi mantık olabilir mi?Sen daha ne istersin, be kardeşim?
Üniversiteyi bitiren gençlerimizin iş sorunu o kadar az ki; bu yüzden Üniversite kapılarına milyonlarca öğrenci hücum ediyor. İşsiz üniversite mezunlarımızın oranı Avrupa’’nın en iyi sıralamasında yer alıyor. Sen daha ne istersin be kardeşim?

Bu ülkede her vatandaş sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanıyor. Sağlıkta sosyal güvencemiz mükemmel. Medyamız, özgürce görevini yapıyor. Basın mensuplarımız yanlı davranmıyor. Gerçek ne ise hiç abartmadan, kalemlerini hür basının iradesini vicdanlarıyla yerine getiriyorlar. Sen daha ne istersin, be kardeşim?

Sorun yok, değil mi?
Sorunlarımız olmadığı için; Parlamentomuz da vekillerimiz kavgasız ve gürültüsüz yasama görevlerini yerine getiriyorlar. Türkiye’’nin değişimi için, dönüşümü için, durmadan ve yorulmadan çalışıyorlar. Sen daha ne istersin, be kardeşim?’”
SONUÇ;
Okurumuzun yazısı gerçekten anlamlı. Türkiye’’de o kadar acil, birikmiş sorunlar var ki’…Ekonomik sorunlar en başta geliyor. İşsizlik, yoksulluk, yoksunluk, terör, eğitimimizdeki karmaşa, kişi hak ve özgürlüklerinin korunması, 1980 yılında askeri diktanın yarattığı anayasamız, Avrupa Birliğine entegre olmamız, ABD’’nin genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesinde (GOP) Türkiye’’nin konumu ve stratejisi gibi daha çok sayabileceğimiz meselelerimiz, parlamentodan çözüm bekleyen önemli toplumsal sorunlarımızdır.
Siyaset üretme, çözüm üretme, çözüm arama kabiliyetini yerine getirememiş olan siyasilerin ve partililerinin zamana oynamak için yapabilecekleri de sadece bugün yaptıklarıdır.